Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Bir iyilik yapmak ister misiniz?

27 Aralık 2017

Hacettepe Üniversitesi'nde görev yaptığı dönemde, Mehmet Haberal'ın hayali organ naklini gerçekleştirmekti. Anne, 12 yaşındaki çocuğuna böbreğini verdi. Kısıtlı olanaklara rağmen Prof. Dr. Mehmet Haberal ve ekibi 3 Kasım 1975 tarihinde ilk organ naklini gerçekleştirdi. Bugün organ nakli gerçekleştiren 97 merkez bulunuyor ve o merkezlerin ameliyat masalarında “Yeniden Yaşama Yolculuk” başlatılıyor.

Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü tarafından 6'ncısı gerçekleştirilen “İnsana Değer” temalı projenin bu yılki konusu organ bağışı olarak belirlenmiş, organ bağışında farkındalık yaratmak amacıyla 26 bin 626 kişi üzerinde araştırma yapılmıştı.

İLKLERE İMZA ATTI

Ülkemizde organ naklini ilk başlatan Mehmet Haberal, her konuşmasında Büyük Önder Atatürk'ü ve şehitlerimizi rahmetle anar. Kurucusu olduğu Başkent Üniversitesi'nin bir özelliği de ulusal konularda gösterdiği duyarlılıktır.

Kürsüye çıktığında “Ne mutlu ülkemiz var. Bu ülkemizi kuran Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehitlerimizi rahmetle anmak durumundayız. Hacettepe Üniversitesi olmasaydı, Mehmet Haberal Anadolu'nun bir ilçesinde doktordu” diyor. Sesi boğuklaşıyor, duygulanıyor ve 42 yıl öncesine dönüyor:

“ABD'den döndüm, böbrek nakli yapmak istiyorum ama ortada yasa yok. Eğer yasayı bekleseydik 100 yıl daha beklerdik. İlk nakli gerçekleştirdiğimizde Hacettepe'nin kurucusu Prof. Dr. İhsan Doğramacı alnımdan öptü. Çok anlattık, yasa çıkarıldı. Birinci derecedeki yakınları, böbrek verebilecekti.”

DİYANET'İN FETVASI

Neyse ki o dönemde bilim adamlarını anlayan Diyanet İşleri Başkanı, bugün birbirinden garip fetvalarla gündemde olan değil olayları dini açıdan daha geniş ve toplum yararına gören Din İşleri Yüksek Kurulu vardı. Tayyar Altıkulaç'ın başkanlığı döneminde, kişilerin sağlığına kavuşması için organ bağışının yapılmasını belli koşullarda uygun buldu.

İşte bu karar, Haberal ve ekibinin yolunu açtı. Gazeteci ablamız Selma Tükel, Haberal'ın her organ naklini haberleştirdi. Mete Akyol, Halit Kıvanç, Emin Çölaşan, İsmet Solak yazılarında böbrek naklini gündeme getirdi. Bağışları artırmak için gazeteci arkadaşımız Erdal İpekeşen'in yaptıkları da unutulmaz. Birçok ünlü sanatçıyı organ bağışına o ikna etti. Sanatçıların bağış haberleri bağışçıların sayısının artmasında da etkili oldu.

Başkent Üniversitesi'nde en büyük toplantı salonuna, vefa, kadirşinaslık örneği olarak Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın adı verilmişti. Doğramacı'nın vefatından sonra değil sağlığında da o isim vardı. Yaptıklarıyla, Türkiye'nin adını dünyaya duyurmuş olan bilim adamı Haberal'ın, Dünya Organ Nakli Derneği'nin de seçilmiş başkanı olduğunu, dünyanın değişik ülkelerinden en seçkin ödüllerle taçlandırıldığını da hatırlatalım.

BİZ NE YAPTIK?

Çok iyi biliyorum, Cumhurbaşkanı adayı gösterilmek istendiğinde “teşekkür” etmiş, bilimi seçmişti. Peki ülkemizin yüz akı Haberal'a Türkiye ne yaptı? Sahte bir terör örgütünün üyesi gibi gösterilip cezaevine atıldı. Hastalarından, bilimsel çalışmalarından uzak kaldı.

Gelişmeleri yakından izleyen gazeteci olarak şunu gördüm: Türkiye'dekilerden çok yabancı bilim adamları ilk günden bu yana hep Haberal'ın yanında oldu, onun terör örgütüyle ilgisinin olmadığını anlattı. Toplantılarda onun adı hep anıldı, Türk makamlarına mektuplar gönderildi, “hata yapıyorsunuz” denildi. Hatanın yapıldığı da, olayın kumpas olduğu da ortaya çıktı.

ARAŞTIRMANIN SONU

Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Haberal'dan ülkemizde halen 25 bin 132 kişinin böbrek nakli beklediğini öğrendik. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şahin Kavuncubaşı, organ bağışıyla ilgili projenin sorumlusu Prof. Dr. Simten Malhan'dan araştırmaya katılan 26 bin 625 kişiden yüzde 96,8'i iyilik yapmayı sevdiğini, yüzde 92,8'i organ bağışının bir iyilik olduğunu öğreniyoruz. Yasal olduğu bilinmesine rağmen katılımcıların ancak yüzde 38'i organ bağışına olumlu yanıt verdi. Katılımcıların yüzde 85,6'sı ölmüş birinin organlarını kabul edeceğini belirtti.

Araştırma sonucu eğitim düzeyi arttıkça bağış konusunda bilinç düzeyinin arttığını gösterdi. Bir iyilik yapmak isterseniz buyurun organ bağışına…

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more