Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Şark kurnazlığı

26 Aralık 2017

– Utanmaz sıkılmaz…
– Zavallı…
– Haddini bilmez…
– Terbiyesiz…
Erdoğan bu ağır sözle­ri Abdullah bin Zayed için söyledi!
Niye bu derece kızgın sözler sarf etti Erdoğan?
Birleşik Arap Emirlikle­ri (BAE) Dışişleri Bakanı ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Zayed, Birinci Dünya Sava­şı'nda “Medine Müdafaası Kahramanı” olarak bilinen Osmanlı Paşası Fahreddin Türkkan'ı “hırsız” olarak niteleyip “işte Erdoğan'ın atası” diye bir tweet paylaştı!
Bu tweet geçen hafta Türki­ye'nin gündemi oldu.
Zayed hakkında ne haka­retler edildi.
Konu “zaten bu Araplar bizi arkamızdan vurdu” sözüne kadar getirildi.
Peki… Türkleri çıldırtan bu Zayed kim?
1972 doğumlu.
Ağabeyi BAE'nin devlet baş­kanı olan Halife bin Zayed. (İki erkek kardeşleri Nasır ve Ahmet -biri helikopter diğeri özel uçak- “kazasında” can verdi.)
Gerek Abdullah gerek Halife Zayed, ABD Başkanı Donald Trump'ın Yahudi dama­dı Jared Kushner ile yakın dost. Öyle ki Halife'nin oğlu Muhammet Zayed, geçtiğimiz Mart ayında Suudi Arabistan Kralı Selman'ın oğlu Muham­med bin Selman'ı Washing­ton'da görüştürdü.
Abdullah bin Zayed 12 yıldır Dışişleri Bakanlığı'nı yürütüyor. Yani, tecrübeli sayılır. Ne söyleyeceğini hangi tweeti paylaşacağını bilecek biri.
Diplomaside “başarılı” adım­lar atıyor. Örneğin…
– Arap Dünyası, Latin Ame­rika ve Karayipler arasındaki ilişkiler üzerine küresel “Sir Bani Yas Forumu” başlattı.
– Sadece BM kadınlar proje­sini değil, İngiltere'nin başlat­tığı Cinsel Şiddeti Önleme Girişimi'ne de destek veriyor.
Karşınızda bir ca­hil yok; zeki bir kur­naz var…

Maalesef başardı

Abdullah bin Zayed…
Trump'ın Kudüs çıkarması­nın önünü kesmek için zeki­ce bir hamle yaptı: Türkiye'yi kışkırttı!
Amacı; Kudüs direnişinin öncülüğü sebebiyle Araplar arasında büyüyecek “Türk sevgisinin” önüne geçmekti.
Amacı; Suriye'de Esad'a yak­laşması ve PYD'ye sert çıkışlar yapması nedeniyle Araplar arasında büyüyecek “Türkiye sevgisinin” önüne set çek­mekti.
Maalesef başardı!
Konu, Zayed'in densizli­ğinden çıkarılıp tarihi Arap düşmanlığına kadar getirildi!
Niye çabuk celalleniyoruz?
Niye soğukkanlı değiliz?
Hep böyleyiz, tuzağa geli­veriyoruz!
Hadi kişileri anlayabiliriz. Ama…
Devleti yönetenler de böyle tavır içinde olunca işler daha karışıyor.
Kaç kez yazdım, AKP psiko­lojik harbi bilmiyor.
Plan, taktik, strateji hak getire…
Her yerde subliminal mesaj arıyor fakat Zayed'in tweet tuzağına düşüveriyor.
Yahu… Cin fikirli Za­yed'in safsatası üzerinde bu kadar durulur mu?
Bu ne alınganlık?
Bu ne savunmacılık?
Bu ne sinir? Bu ne sözler?
Koca Türkiye Cumhuriyeti kimlerle karşı karşıya getiriliyor, yazık.
Devlet idaresini bilen bir tek “rical-i devlet” yok mu?
Devlette tek bir diplomat kalmadı mı?
Kimse neden, “1500 yıllık Türk-Arap kardeşliğini kim­se yıkamaz” deyip geçmiyor?
Mesele yine gelip küçültü­lüp-aşağılanan “monşerler”/ diplomatlar konusuna daya­nıyor. AKP, bin yıllık devlet geleneğini yıktı.
Bu sebeple Zayed bile Türki­ye'yi parmağında oynatıyor!
Aslında…
Sadece Zayed hin/açık­göz değil…
AKP iktidarı da Zayed'den “besleniyor!”
Şöyle…

İç politika malzemesi

Zayed meselesinin başka acı yönü var:
Türkiye dış politikası, salt iç politika hamaseti için yapılır oldu.
Amaç, sandık galibiyeti!
Her konuya sadece oy ka­zanma hedefiyle yaklaşmak.
Devletin böyle dış politikası olur mu?
Böyle akılla devlet işleri görülür mü?
Ne yazık ki, AKP böyle yönetiyor ülkeyi. Sürekli seç­men duygusuna yönelik efele­nen çıkışlar yapıyor.
Ve “van minüt” gösterişi her seferinde AKP'ye oy kazandı­rıyor.
Görülüyor ki:
Bu artık kısır döngüye dönüştü. Oy şehvetine kapı­lan AKP iktidarı sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuyor! Bu sebeple…
Çok sevmek ya da nefret etmek gibi duygusal çıkışlar­la dış politika yürütüyor.
Sözlü saldırganlık devlet politikası haline getirildi!
Diplomasi unutuldu. Çünkü, AKP seviyor oya tahvil edilen şovları.
Yoksa…
Uyduruk bir tweet payla­şımı üzerinde niye bu kadar dursun?
Geçen perşembe günü…
Töreni TV'de seyreder­ken “keşke” dedim içim­den; İlber Ortaylı'ya Cum­hurbaşkanlığı Kültür, Sanat Büyük Ödülü verecekleri­ne, zahmet edip yazdıklarına göz atsalardı! Örneğin doktora tezi olan kamu idaresi çalış­masını kitaplaştırdığı Türkiye Teşkilat ve İdare Tarihi ese­rini okusalardı. Kamu yönetimi konusunda -Osmanlı'nın nasıl çöktüğü gibi- tarihsel bilgiler bulurlardı. Ama nerede…
Sonuçta…
Zayed'in kurnazlığını anlıyo­rum.
Anlayamadığım… Sandık başarısı için diplomasiyi iç siyasete alet etmek.
Evet…
Oy avcılığıyla devlet idare edilemez.
Sürekli ona buna laf sokuşturarak devlet adamlığı yapılamaz.
Devlet adamlığı ile politi­kacı arasındaki fark vardır.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp