Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Napolyon Dayım

4 Ocak 2018

Iraj Pezeshkzad…
Tahran'da 1928'de doğdu.
Hakimlik yaptı… Diplomat­lık yaptı…
1973'te yazdığı kitapla dün­ya çapında üne kavuştu:
“Napolyon Dayım.”
Fars edebiyatının başya­pıtları arasına giren kitap İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça gibi dillere çevrildi.
Konusu toplumsal bir hiciv olan kitap, 1976'da 18 bölümlük dizi yapıldı.
İran İslam Devrimi'nden sonra kitap yasaklandı.
Hikaye… 1940'ların başın­da Tahran'da üç ailenin ya­şadığı konakta geçiyor.
Kendini Napolyon sanan ve sürekli entrikacı İngi­lizlerin kendisi aleyhine planlar yaptığını düşü­nen emekli bir subayı konu ediyor.
Yazar Pezeshkzad eserinde, İran'da meydana gelen her olayın arkasında yabancı güçleri arayan toplumsal psikolojiyi yansıtıyor.
“Napolyon Dayım” ev­rensel bir eser. Bu sebep­le… Sadece İran'ı değil, bir bakıma son dönemde yaşadı­ğımız Türkiye'yi de anlatı­yor! Yani…
Sürekli her taşın altında “yabancı güçleri” arayan bir paranoyayı
Bunlar için… Hiçbir şey göründüğü gibi değildir; salt gerçeği onlar bilir.
Konuyu şuraya bağlaya­cağım:
Son İran olayları konusunda sağda ve solda kimileri peşi­nen hükmü verdi:
Yabancı güçlerin kış­kırtması! (Kuşkusuz fitneci ülkeler, ABD-İsrail-Suudi Arabistan.)
İşte… Türkiye'de politik değerlendirme yapmak bu kadar basit-kolay!
En acısı ise… Her mesele­yi (neoliberalizmin zehir­lediği bilinçle) etnik-inanç temelli analiz etmeleri! Po­zitivizm/olguculuk unutuldu. Olayın iktisadi boyutu gö­zardı ediliyor artık…
İran'da da sokağa çıkıp haykıran muhalifler sade­ce “dış mihrakların piyonu” olarak görülüyor.
Oysa…

İşte gerçekler

İran'daki toplumsal hareket­leri analiz etmek için şunları bilmeliyiz:
Yüksek faiz verme vaa­diyle mevduat toplayan “Sa­minü'l-Hucec”, “Saminü'l-E­imme” gibi finans kuruluşları son dönemde ardı ardına battı. Binlerce insan parasını kaybetti. (Kirman, Luristan gibi eyaletlerde mayıs ayında protestolar yapıldı. Hatta Tahran'da “Arman” adlı finans kuruluşunun yöneticisi öldürüldü.)
-Bürokratların yolsuzluğu ve aldıkları astronomik maaşlar gündemden hiç düşmedi.
Son bütçe yasasıy­la kimi sübvansiyonların kesilmesi ve iç güvenlik kuruluşları ile dini ku­rumların paylarının çok artırılması insanlarda hayal kırıklığı yarattı.
-Ülkede resmi verile­re göre yüzde 13 işsizlik ve yüzde 9 enflasyon var.
-İran'da sorun ekono­mik temelli. Son ayaklan­ma Meşhet gibi dini ideolojik sembolizmin yoğun yaşandığı bir yerde çıktı. Bu nedenle eylemciler, İslam Devri­mi'nin Rehberi Hameney'i de Cumhurbaşkanı Ruhani'yi sert ifadelerle hedef aldı.
-İran'da protestolar yeni değil… Örneğin, Ahmedi­nejat'ın 2009 yılında ikinci dönem için cumhurbaşkanı seçilmesiyle patlak veren olaylar büyük ses getirmişti. Hatırlayın: 1997-2005 yılları arasında cumhurbaşkanlığı yapan Hatemi döneminde de olaylar çıktı.
Yani… İran'da ekonomik hoşnutsuzluk yeni değil…
Bu eylemler İran'da büyük kırılmalara sebep olur mu?
Bu kararı İran yönetimi verecek! “Ekonomik reform” sözüyle ikinci kez iktidara gelen Ruhani'nin icraatları bu sorunun yanıtını oluştu­racak. Çünkü… Haklılık payı içerse de, “sorunların kaynağı ABD ambargosu” denilerek fakirlik yok edilemi­yor. Keza…
İran yönetiminde 1979'da devrimi yapan birinci ve ikinci nesiller hâlâ iş başın­da. Ama…
Yaş ortalaması 29.4 olan İran'da politize olmamış gençlik ile devrim yapan kadrolar arasında düşünsel mesafe giderek açılıyor…
İran'ı sağlıklı analiz etmek şart.

“İranist” azlığı

Tarihte belki de hiçbir ülke İran kadar radikal değişim­ler yaşamadı!
Bu ülkenin siyasi, iktisadi, kültürel tarihini yakından bilmek gerekir…
Necati Lugal (1878-1964) adını duydunuz mu?
Ya öğrencisi Adnan Sadık Erzi (1923-1990) adını?
Tahsin Yazıcı (1892- 1970)…
Ali Nihat Tarlan (1898- 1978)…
Faruk Sümer (1924- 1995)…
Meliha Ülker Anbarcıoğ­lu (1923-2012)…
Ya da Toktamış Hoca'nın babası Ahmet Ateş (1917- 1966) adını duydunuz mu?
Pek sanmıyorum…
Hepsi “İranist” idi: İran'ın dillerini, tarihini bilen, eserler yazan ve çeviren bilim insa­nıydı.
Bugün Türkiye'de İran üze­rinde çalışan kaç bilim insanı­mız var?
İsmail Aka ve F. Tulga Ocak'ı biliyorum; emekli oldular.
İlber Ortaylı var.
Bu isimlerin İran üzerinde tebliğler sunduklarını şuradan biliyorum: Roma'da 1983 yılında “Societas Iranologi­ca Europaea (SIE)” kuruldu. Bu üç bilim insanı SIE üyesi seçildi.
Bir de Osman Gazi Özgü­denli'yi tanıyorum; Tahran'da çıkarılan 20 ciltlik “İran Ansiklopedisi” çalışmasında bulundu.
Peki…
Türkiye'de İran üzerine ça­lışma yapan enstitü-araştırma merkezi var mı?
(İsrail yanlısı, İran düşma­nı FETÖ nedeniyle) Düne kadar yoktu…
Yakın zamanda Anka­ra'da “İran Araştırmaları Merkezi (İRAM)” kuruldu. İran'daki son politik gelişme­leri buradan takip ediyorum. Tavsiye ederim…
Ayrıca…
Çok bilgi bulacağınız Gene R. Garthwaite araştırma­sı “İran Tarihi” kitabını mutlak öneririm.
Hiçbir konuda peşin hükümlü olmayın; önce kavramaya çalışın…

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more