New York’da Türk Tarihine yolculuk!

3 sene önce |

Her yıl farklı bir ülkenin kültürünü öğrencilerine tanıtan The School at Columbia University bu sene Osmanlı kültürünü tanımak için Sezin Okulu'nu New York’a davet etti.

sezin-koleji

Özel Sezin Okulu beş yıldır ortak projeler yürüttüğü New York Columbia Üniversitesi bünyesindeki The School’a “Türk Tarihine Yolculuk Osmanlı Projesi” kapsamında bir gezi düzenledi.

27 Ocak – 2 Şubat 2015 tarihleri arasında gerçekleşen geziye 5. sınıf öğrencilerinin yanı sıra Sezin Okulu İdarecileri ve öğretmenleride katıldı.

Projenin amacı “Sezin öğrencilerinin kültürel mirasa sahip çıkmalarını sağlamak. Tarihi eserleri koruma yoluyla sanatsal beceriler kazandırabilmek, kendi kültürlerini Amerikalı yaşıtlarına tanıtmak, aktarmak” olarak belirlenmişti.

Çeşitli alan çalışmalarının ardından projenin dördüncü adımı olan New York The School at Columbia University ’de ki sunum ve atölye çalışmaları 30 Ocak 2015 tarihinde gerçekleştirildi.

sezin-koleji_3

PEŞTEMAL BASKI ATÖLYESİ VE MEHTER MARŞI SUNUMU

Sunumda, Sezin Okulu 5. Sınıf öğrencisi Kerem Uygun, Osmanlı mimarisini çeşitli örneklerle anlatırken “Türk Hamamı”nı öne çıkardı. Sunum sonunda atölyeye geçen öğrenciler hamamda kullanılan peştamal, hamam tası, takunya gibi araçları yakından gördüler.

Sezin Sanat Dersleri Bölüm Başkanı Semra Bolat liderliğinde Osmanlı desenlerinden olan çintemani, karanfil, lale motiflerinden oluşan baskı kalıpları ile peştamal üzerine baskı uygulaması yapıldı.

Aynı gün Sezin Okulu öğrencisi Zeynep Uygun, Osmanlı müziğine örnek olan Mehter Müziği’ni ve Mehter Takımını anlattı. Mehter müziğinin ritim uygulamasıyla diğer öğrencileri de çalışmaya katan Zeynep sunumuna Osmanlı Saray kıyafetleri ile devam etti. Osmanlı hükümdarlarının kullandıkları kaftanı çeşitli örneklerle öğrencilere aktardı. Ardından kaftan tasarımları yapmak için atölyenin yolunu tutan The School öğrencileri, eğlenerek tasarımlarını tamamladılar.

The School at Columbia University öğrencileri bu ziyaret sonrasındaki günlerde, öğrendiklerini pekiştirmek üzere New York Metropolitian Sanat Müzesi İznik Çinileri bölümünü öğretmenleriyle gezdiler.

ÖĞRETMENLERİN GÖZLEMLERİ 

Ziyaret boyunca öğretmenler çeşiti seviyelerdeki dersleri izleyerek gözlemlerde bulundular. The School at Columbia University 2003’de kurulmuş, 500 öğrencili, disiplinlerarası, inovatif bir eğitim sunan, çeşitlilik, dayanışma gibi değerler üzerine kurulmuş bir okul.

sezin-koleji_1The School at Columbia University Öğrencilerinin Gözlemleri:

Sınıfımız Kerem, Zeynep ve öğretmenlerini okulumuzda ağırlamaktan çok mutlu oldu. Onlarla öğlen yemeği yemekten ve birlikte sanat projeleri yapmaktan çok zevk aldık. Hazırladıkları sunumları ve Türkiye’deki yaşam hakkındaki videoları seyretmek keyifliydi. Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’nin geçmişi hakkında birçok şey öğrendik. Türkiye’nin sanat tarihi hakkında bilgi edinmekten ve yaptığımız sanat projelerinden büyük zevk aldık. Türk çocuklarının basketbol oynamayı çok sevdiklerini öğrenmek bizim için sürpriz oldu. Biz de basketbol oynamayı çok seviyoruz. Bornozları giymekten çok hoşlandık.

Liam ve Maki

***

Kerem ve Zeynep’ten çok hoşlandım. Günün büyük bir kısmında Kerem ile vakit geçirdim ve kültürümüz hakkında bu kadar çok şey bilmesi beni şaşırttı. Bizim New York şehrindeki hayatımızın İstanbul’daki hayattan çok da farklı olmadığını anladım. Onlar da sıkı basketbol hayranıydılar ve NBA üzerine uzun uzun konuştuk. NBA’de oynayan hangi Türk basketbolcunun en çok sevildiğini öğrendim. Bu oyuncu, şu anda LA. için oynayan, eski Magic yıldızı Hedo Türkoğlu imiş. Ancak basketbol sohbetimiz günün en önemli bölümü değildi. Müzik ve sanat hakkında da çok şey öğrendik. Osmanlı mimarisini öğrendik. Kapalıçarşı hakkındaki video çok güzel hazırlanmıştı. Ziyaretlerinden çok keyif aldım, umarım yine gelirler. Ya da biz gideriz. İstanbul’u ziyaret edebiliriz. Hoşçakalın!

Joseph

Türkiye’deki Sezin Okulu’ndan Zeynep ve Kerem okulumuza ziyarete geldiler. Bizimle bir gün geçirdiler. Birlikte bol bol sanat ve el işi çalışmaları yaptık. Bize hamamlar ve geleneksel Osmanlı kıyafetleri hakkında sunumlar yaptılar. Sunumlardan öğrendik ki Osmanlı İmparatorluğu zamanında Türk hamamları varmış. Ve hamamlarda özel kıyafetler giyilirmiş. Ayrıca öğrendik ki İstanbul’da Kapalıçarşı adında büyük bir çarşı (alışveriş merkezi ) varmış. 3400 dükkan bulunuyormuş. Kapalıçarşı’da ne ararsan varmış. Halı dükkanları, kuyumcular, kitapçılar daha neler neler… Daha sonra Türk orkestrası hakkında bilgi edindik. Zeynep bize Mozart besteleri çalan Türk orkestrasının videosunu izletti. Enstrümanlar Mozart’ın kullandıklarından oldukça farklıydı. Bu enstrümanların çaldığı müziği dinlemek çok ilginçti. Gözlerinizi kapatıp dinlerseniz hangi enstrümanı çaldıklarını tahmin edebilirsiniz. Trompet ve trombon duydum. Diğer sesleri anlayamadım ama bir tane uzun klarnet vardı. Birçok yeni ve ilginç şey öğrendik. Ziyaretleri sırasında bize sanat ve el işi çalışmaları da gösterdiler. Önce, Zeynep ve Kerem’in sunumlarından Osmanlı kıyafetlerinin nasıl dikildiğini öğrendik. Osmanlıların dairelerden oluşan bir imza tasarımı var (tuğra). Kıyafetin ortasında üç daire ve kenarlarında küçük daireler olacak şekilde. Tekstil, boyalar marker’lar, kağıtlar kullanarak kağıttan kıyafetler yaptık. Boyalarla tasarım baskıları yaparak peştemalleri boyadık ve eve götürdük. Hem eğlenceliydi hem de yeni bir deneyimdi. Ziyaret inanılmazdı! Birçok eğlenceli şey yaptık. Zeynep ve Kerem’i tanımak çok güzeldi. Hobilerinin ve ilgilendikleri konuların bizimkilere ne kadar benzediğini şaşırarak gördük. Zeynep ve Kerem’i ve Sezin öğretmenlerini tanımak çok eğlenceliydi. Umarız yakında herkesle yeniden görüşürüz.

Insia, Maya and Alexia

Sezin Okulu öğretmenlerinin okulla ilgili gözlemleri arasında öne çıkanlar şunlar:

* Okulda ders zili çalmaması,

* Öğrencilerin sessiz, huzurlu ve çok düzenli olmaları,

* Kitap okumaya geniş zaman ayrılması,

* Her sınıfın kendi kitaplığı olması,

* Müfredatın yoğun olmaması sayesinde Türkiye’deki okullarda 20 dakika ayrılan bir kazanımın neredeyse bir haftada aktarılması,

* Tüm fen derslerinin çiçeğiyle, böceğiyle, solucanıyla yaşayan bir yer

olan laboratuvar ortamında yapılması,

*Matematik derslerinde üst düzey öğrenciler için aynı kazanımla ilgili farklı zorluk derecelerinde soruların olması,

* Ders ne olursa olsun son 5 dakikasında mutlaka bir değerlendirme yapılması,

* Derslerinbüyük bir kısmında stajyer öğretmenlerin ana öğretmene destek vermesi,

* Derste uyarılması gereken bir öğrenciye uyarının ses yükselterek değil de alçaltılarak

yapılması,

* Her öğrencinin sınıf içinde mutlaka bir sorumluluğunun olması ve bunların belli aralıklarla değişmesi,

* Tüm ders materyallerinin sınıfta bulunması,

* Öğrencilerin derse ilgisi azaldığında öğretmenleri tarafından kitap okumaya yönlendirilmeleri.

Özel Sezin Okulu Halkla İlişkiler Koordinatörü Radan Turan ise The School at Columbia University ile ilgili gözlemini şöyle paylaşıyor:

“OKUL KURALLARI SAAT GİBİ İŞLİYOR”

“The School’da öğrencilerin, öğretmenlerin ve çalışanların  öz güveni hemen hissediliyor ama bu durum onlara istediklerini sınırsızca yapma özgürlüğü vermiyor. Gördüğümüz kadarı ile okul kuralları saat gibi işliyor.Öğrenciler koridordan inerken ve çıkarken iniş çıkış yönünde öğretmelerinin hemen arkasında sıra olarak ilerliyor, yemeklerini belirlenen sürede diğer arkadaşlarının sırasına saygı göstererek yiyorlar. Onlar için üzüldüğüm tek şey özgürce  koşup oynayacakları çiçeklerle ve ağaçlarla dolu bir bahçelerinin olmaması. Sadece geniş bir oda büyüklüğündeki teraslarına güzel havalarda temiz bir hava almak için çıkıyorlar”.

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Sözcü veya sozcu.com.tr sorumlu tutulamaz.