Reklamsız Sözcü

Budapeşte’de gastronomik bir macera

Türk takımıyla ve onların hazırladıkları eşsiz tabaklarla yakından temas kurabilmek ve onları desteklemek için yola koyulduk ve Budapeşte’ye gastronomik bir macera yaşamaya geldim.
Ebru ERBERDİ
10:4812 Mayıs 2016
Budapeşte’de gastronomik bir macera
Türk takımıyla ve onların hazırladıkları eşsiz tabaklarla yakından temas kurabilmek ve onları desteklemek için yola koyulduk ve Budapeşte’ye gastronomik bir macera yaşamaya geldim.

Tüm dünya yemeklerini ve şeflerin bütün maharetlerini iki güne sıkıştırdığınızı düşünün, sonra bu düşüncenizi Macaristan'ın en güzel şehirlerinden biri olan Budapeşte'ye yerleştirin, bir de işin içine gözünüzün önüne getiremeyeceğiniz kadar güzel tabaklar ekleyin. Sonuç; Bocuse d'Or. 1987 yılında Paul Bocuse tarafından kurulan bu gastronomi yarışması, her yıl damak zevkinize vermeniz gereken önemi, hem de ağız tadınız yerinizde olsun diyenlerin gerçekten haklı olduğunu kanıtlarmışcasına süregeliyor.

ebru-erberdi-ic-3

Bocuse d'Or'un ana fikri şu: kendi kuşağının en umut verici ve yetenekli 24 şefini dünyanın dört bir yanından bir araya getirmek ve onların 5 saat 35 dakika içinde mükemmel yemekler hazırlamalarını sağlamak. Coşkulu bir izleyici kitlesi önünde hazırlanan şahane yemekler, jürinin de hem damak tadına hem gözüne hitap etmeli.

ebru-ic

Bocuse d’Or ödülü her iki yılda bir gerçekleşir ve büyük final sonunda ödüller verilir. Lyon'dan sonra Macaristan'ı ve Budapeşte'yi kendine mesken edinen Bocuse d'or'da Türk takımıyla ve onların hazırladıkları eşsiz tabaklarla yakından temas kurabilmek ve onları desteklemek için yola koyulduk ve Budapeşte'ye gastronomik bir macera yaşamaya geldim.

YALNIZ OLDUĞUMUZU HİSSETTİM

Bocuse d’Or akademi jüri başkanı ve asistanı Tülay Saygılı ile her dakika yarışmanın heyecanını paylaştık. Türkiye’den gelen tek gazeteci olarak gerçekten aslında böyle coşkulu bir yarışmada ne kadar yalnız olduğumuzu hissettim… Türkiye’yi temsil eden yarışmacılarda çok hırs göremediğimi itiraf etmeliyim. Yarışmada bir şef komisi ve koçu olarak 3 kişi yarışıyor.

ebru-ic-2

Bizim koçumuz 2009 senedinde Bocuse d’Or u kazanan ekibin komisiydi. Norveç’ten gelip bize koçluk yapan Adrian gerçekten takımda tam bir Türk gibiydi üstelikte bizden bir beklentisi olmadan bize koçluk yaptı. Kendisine buradan teşekkür ediyoruz… İki gün süren yarışmada 10 ülke birinci gün diğer 10 ülke ikinci gün yarışıyor. Bir sene heyecanla beklediğimiz yarışmada bu sene de dünya finaline kalamadık ancak bir önceki yarışmada aldığımız puandan fazla alarak en son 17. Sırada bitirdiğimiz yarışmayı 15. Sırada bitirdik. Ülke olarak kendi içimizde şeflere ve ekiplere desteğe ihtiyacımız var. İstanbul’da bir Avrupa finali en büyük hayalimiz. Hayallerimizin gerçek olması dileğiyle…

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet