Reklamsız Sözcü

Atatürk insanların her fırsatta dans etmesini arzu ederdi…

Dünya Dans Günü'nü değer verdiğimiz tüm insanlarla paylaşalım
15:3127 Nisan 2016
Atatürk insanların her fırsatta dans etmesini arzu ederdi…
Dünya Dans Günü'nü değer verdiğimiz tüm insanlarla paylaşalım

Ankara Devlet Opera ve Balesi dansçılarından Oğuz Özlem, 29 Nisan Dünya Dans Günü’ne özel  yazarımız Saygı Öztürk’e Ulu Önder Atatürk’ün sanat ve dans sevgisi ile ilgi çarpıcı açıklamalarda bulundu.

OĞUZ ÖZLEM MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN DANS SEVGİSİNİ ANLATIYOR

Onun, insanlara olan sevgisi ve o sevilenin, algılama yeteneği bunca senelere rağmen ruhumuzun derinliklerinde tazeliğini koruyor. Klasik Batı Müziği kadar olmasa bile dans müziğinin modernleşmede ve moral olarak topluma yeni bir anlayış getireceğine, kadın ve erkeklerin bir araya gelmesinin simgesini ve önemini bilen Atatürk insanların her fırsatta dans etmesini arzu ederdi. Hatta emrederdi…

Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde zamanımızda bile olmayan balolar ve danslı toplantılar yapılırdı. Sarayburnu’ndaki barı çalgılarıyla çalınan müzikli-danslı toplantılar çok meşhurdu. Kavalyeli danslar, Selanik, Manastır ve Makedonya kentlerinde boy göstermeye başlamıştı. Daha sonra da İstanbul’da Harbiye, Tıbbiye ve Galatasaray liselerindeki gençlerin batı anlayışındaki bu akıma ayak uydurması, o zamanlarda kız ve erkek arkadaşlığı arkadaşlığı, toplumda görülen rahatlığa ulaşamamasına rağmen hızla yayıldı.

Balo ve danslı toplantılara ulu önder Mustafa Kemal Atatürk hiç de yabancı değildi. Ali Fuat Cebesoy , Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulun’nda kısa sürede olağanüstü güzellikte vals öğrendiğini; ders aralarında arkadaşlarına da öğrettiğini yazmıştır. Onun dansa olan ilgisi yaşamı boyunca devam etmiştir.

DANS SEVGİYE ERİŞTİRİR İlk dansımı, Kars Orduevi’nde 10 yaşımdayken ablamın ısrarı üzerine zoraki bir şekilde yapmıştım. Onunla hep bir şartla dans ederdim. Dans edenlerin tam ortasına gidecek ve beni orada bekleyecekti. Bir erkek, bir hanımla dans ederken çaktırmadan kendisine çekidüzen verir. Ceketini ilikler, güzel giyinmiştir, güzel kokar. Müziğin ritmine uymak, narin parmaklara basmamak için azami gayret gösterir. Suratı ve mutlu mimikleri de çok önemlidir. Velhasıl bu sınavda kendini topyekün forse etmiştir. İşte bu anlar hanımlardan çok erkeklerin toparlanma anıdır. Bu güzellik ve uyum, insanlara entelektüel bir kimlik verir. Dansla başlayan toparlanma ve disiplin bütün yaşamımızda uygulanmalıdır. Kendine bu şekilde çekidüzen veren insan, gerçek başarıya ve sevgiye erişir.

Dünya Dans Günü’nde hiç olmazsa tüm duygu ve düşüncelerimizi dışarı yansıtarak insanlarla olan iletişimimizi sağlayan bu fizyolojik olayı; annemizle, babamızla, kardeşimizle ve sevgilimizle ve tüm değer verdiğimiz insanlarla dans ederek paylaşalım. Dans etmek yalnız estetik olarak değil; aynı zamanda insanlara etik olarak da yansır. Devlet Balesi’nin 29 Nisan Dünya Dans Günü nedeniyle çeşitli şehirlerdeki sanat etkinliklerini kaçırmayın

Son güncelleme: 15:3627.04.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet