Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Deniz Sağdıç: Sanat her zaman bir mücadele alanıdır
Deniz Sağdıç: Sanat her zaman bir mücadele alanıdır
Çok genç yaşta olgunlaştırdığı kendine özgü plastik üslubuyla dikkat çeken ressam Deniz Sağdıç, bugüne dek uluslararası ve ulusal birçok projede yer aldı. Üniversitede kurduğu hayalleri gerçekleştiren Sağdıç, İstanbul dışındaki sanat alanlarını fazlasıyla önemseyen sanatçılardan birisi. “Sanat her zaman bir mücadele alanı olmuştur” diyen Sağdıç, “Eğer bu topraklarda sanat yapılamazsa, sanat yapılabilecek daha iyi bir yer bilmiyorum” diyor.
Kültür Sanat 28 Eylül 2017 - 09:21

Nasıl başladı hikayeniz?
Üniversitede, atölyeden sonra en fazla zaman geçirdiğim yer kütüphaneydi. Avrupa tarihi, sanat tarihi, mitolojiler v.s. hepsini defalarca, defalarca hayranlıkla okuyordum. O dönem ülkemizin ilk özel sanat galerilerinden Galeri Baraz'ı da takip ediyordum. Türk ve Avrupalı ressamları tanıyor, onlardan ilham alıyordum. O dönemde en büyük hayalim, eserlerimle anılmak ve birilerine bir ışık, bir his ya da ilham olabilmekti. Mezun olduktan birkaç yıl sonra hayalini kurduğum  Galeri Baraz’la artık birlikte çalışmaya başladım. Galeri Baraz'ın sahibi Yahşi Baraz'ın, sanat tarihine kazandırdığı bence çok önemli eserlerden biri olan “Türk Sanatına Yön Veren Sergiler” kitabında benim de yer almış olmam adeta güzel sanatlar öğrencisiyken kurduğum hayalin gerçekleşmesiydi. Burada bir çırpıda anlattığım hayalin gerçekleşmesi yıllarımı almıştı. Japonya, New York, Washington derken bu yıl 6. Selanik Bienali'ne davet edildim. Tabi yol bitmiş değil, hatta belki de daha yeni başlıyor.

Sıradaki hedefleriniz nedir?
Anadolu’da elimden geldiği kadar çok sergi açmaya çalışıyorum. Eskişehir, Ankara, İzmir, Safranbolu, Antep, Adana, Antalya… Yani her yerde bir şekilde insanlara temas etmeye çalışıyorum. İstanbul dışındaki sanat alanlarını fazlasıyla önemsiyorum. Meselem, sadece İstanbul’da üretmek ya da sadece yurtdışında olmak değil. Coğrafyamız tüm sorunlarına rağmen insanıyla, doğasıyla, zenginlikleriyle eşsiz bir konumda.

denizsagdic3
SELANİK VE İSTANBUL BİENALİ’NDE YER ALIYOR

Selanik Bienali'nde yer alacak çalışmanızdan bahseder misiniz?
Selanik Bienali'nin bu yıl 6. edisyonu gerçekleştirilecek. Bienal'in bu yılki teması “Imagened Homes” başlığını taşıyor. Bienal'in küratöryal ekibi “Money Talks” isimli çalışmamı ana sergide yer almak üzere seçti. “Money Talks” isimli çalışmam antika bir avizenin dönüştürülmüş hali genel yapısıyla. Avizenin kristallerini söküp yerlerine tedavülden kalkmış madeni paralar astım. Avizenin dip kapak kısmına da hareket sensörleri ve bir elektrik motoru yerleştirdim. Bu çalışma sıradan bir avize gibi tavana asılarak sergileniyor. Hareket sensörleri sayesinde biri ona yaklaştığında avize titremeye başlayarak, o çok bilindik madeni paraların birbirine çarpma sesini çıkarıyor. Bilindiği gibi avize bizim gibi gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere bir dönem birçok toplumda sosyal sınıf göstergesi halini almıştır. Çalışmamda ev bağlamında avizenin bu yönünü görünürleştirmeye çalıştım. Bilindiği gibi “Money Talks” özellikle anglo-sakson kültürde paranın her kapıyı açan özelliğine karşılık kullanılır. Benim çalışmamda avizenin titreşerek madeni paraların çıkardığı bilindik paranın adeta izleyenle konuşmasını simgelerken öte yandan “paranın hoş sesi”ne gönderme yapıyor. Dolayısıyla bu çalışma sanayi devrimiyle ortaya çıkan tüketim alışkanlıklarına ve bu alışkanlıkların temelde yer aldığı sosyal yaşam biçimine eleştirel bir yaklaşım taşıyor.

15. İstanbul Bienali resmi komşu etkinlikler kapsamında “Kim'lik: ‘Barınılan Yer' başlıklı sergide de yer alıyorsunuz. Bu sergide izleyiciyi ne bekliyor?
“Kim'lik: ‘Barınılan Yer' sergisinde iki yeni sanat kurumunun heyecan verici bir ortaklığı söz konusu. Endless Art Taksim bugünlerde sanatın uzaklaştığı söylentilerinin kol gezdiği Pera'da sanata yeni bir soluk getirecek bütünlüklü bir sanat merkezi. Bu serginin Endless Art Taksim'in açılış sergisi oluşu başka bir heyecan verici durum. Serginin kurumsal küratörlüğünü Kamu İstanbul gerçekleştiriyor. Her iki kurumun da İstanbul sanat hayatını şekillendirmeye aday oluşları serginin izleğiyle oldukça uyumlu. Sergideki her sanatçı çoğunlukla birden fazla çalışmasıyla, kimliği dolaysız ifade eden yüzü, yani portreyi konu ediniyor. Portreler sanatçıların kendi sanatsal kimliklerini dolaysız ifşa eden çalışmalardır. Benim için son derece heyecan verici bir proje oldu.

denizsagdic4
‘İNSAN KOCA BİR SORU İŞARETİDİR’

Çoğu sanat insanı ülke gündeminin iyiden iyiye sanat yapılamaz hale geldiğini öne sürüyor. Bu ortamda sanat yapılır mı?

Sanat her zaman bir mücadele alanı olmuştur. Ama bu mücadele temelde insanın kendisiyle mücadelesidir. Bu mücadelede taraflar belliymiş gibi görünse de esasında belirsizlik içerisindedir, çünkü insan bir bilinmeyen, koca bir soru işaretidir. Sanat yapılamaz ortam dendiğinde insanların neyi kastettiklerini çoğu zaman anlamıyorum. Eğer bu topraklarda sanat yapılamazsa, sanat yapılabilecek daha iyi bir yer bilmiyorum.

Görsel sanatlar uzak durulan bir alan oldu. Son yıllarda durum değişmeye başladı, gibi duruyor. Ne dersiniz?
Durumun değişmesi olumlu anlamda mı oldu bilmiyorum. Bahsettiğimiz gibi sanat Pera'dan (Beyoğlu) uzaklaşıyor deniliyor. Çoğu sanat kurumu Pera'yı çoktan terk etmeye başladı. Ben temelde sanatta yapan ve izleyen ayrımına inanmam. Yani sanatı yapan sanatçıdır, sanatsever de bu çalışmaları izleyen değildir benim için. Bir esere bakan, o eseri yeniden yapar, bu yapım fiili olmasa da zihinde gerçekleşen bir katılımdır. İzleyici sanat neredeyse oraya gider, sanatı bulur ve onun bir parçası olur. Ama sanatçı ve kurumlar izleyiciyi takip ediyorsa sanat ile izleyici rolleri değişmiş demektir. Bu sanatçı veya kurumların sanat olarak adlandırdıkları şeyi yeniden düşünmelerinde fayda olduğuna inanıyorum.

denizsagdic5



Son güncelleme: 16:53 - 28.09.2017
Kültür Sanat 28 Eylül 2017 - 09:21