Reklamsız Sözcü

Fanny Ardant, ‘Croque Monsieur’ ile sahnede

Beyefendileri çıtır çıtır yiyen şen dul Fanny Ardant "Croque Monsieur' oyunuyla sahnede
Tilda TEZMAN
13:2719 Kasım 2016
Fanny Ardant, ‘Croque Monsieur’ ile sahnede
Beyefendileri çıtır çıtır yiyen şen dul Fanny Ardant "Croque Monsieur' oyunuyla sahnede

Paris’te Michodiere Tiyatrosu, 2016-2017 tiyatro sezonuna, gelmiş geçmiş en meşhur bulvar oyunlarından biri olan “Croque Monsieur”(Çıtır Bey)ile merhaba dedi. Başrolde büyük star Fanny Ardant olunca oyuna bilet bulmak da başlı başına olay oldu. “Coco Baisos” rolünde sarışın peruğuyla, Fanny Ardant’ın karizmasından geçilmiyor. Bu rol adeta o düşünülerek, gözden geçirilip modernize edilerek yazılmış gibi…

tilda1

Marcel Mithois, bu oyunu 1964 yılında yazdığında kadın karakterine Edwige Feuilliere’i düşünmüştü. Ancak Feuilliere’in reddettiği bu karakteri, Jaqueline Maillan, tam tamına 700 defa büyük bir başarıyla oynamıştı. Maillan’ın yeğeni Jean-Yves Bouvier, bu rolün Fanny Ardant için biçilmiş kaftan olduğunu düşündü ve de yanılmadı. Thierry Klifa, bu oyunu, bu yıl sahneye koyarken biraz da 1960’ların Paris’inin kokusunu koklamak istedi. Anne, babasının güzel devrini anımsatmak istedi. Cep telefonlarının olmadığı, uşakların, patroniçelerine gizli gizli aşık oldukları, annelerle kızlarının Mayıs 1968 olaylarına el ele katıldıkları, düşünce ve cinsel özgürlüğün, kadın haklarının tavan yaptığı yıllar… SMS’lerin bilinmediği, mesajların kağıda zarifçe yazılıp hizmetkarlar aracılığıyla ulaştırıldığı yıllar… Ama ,herşeye rağmen, değişime uğramayan bir tek şey kaldı o da aşk. İlk randevu heyecanı hep aynı heyecan. Ve 50 yıl önce aşk üstüne bizi güldüren olaylar bugün de bizi eğlendirebiliyor.

tilda4

Sinemanın en büyük starlarından biri olan Fanny Ardant ‘ın sahne deneyimleri de bir o kadar önemli. Moliere’in Don Juan’ından, Strinberg’in Mademoiselle Julie’sine,Jean-Claude Carriere’in Akıl Defterinden, Terence Mc Nally’nin Master Class’ına Marguerite Duras’nın ölüm hastalığından ,Henry James’in ormandaki hayvanına, daha birçok oyunda başarıdan başarıya koşmuş olan Fanny Ardant, bugüne kadar hep dramatik karakterleri canlandırmıştı. İlk defa komik bir rolde boy gösteriyor. Aslında biraz daha hafif, daha eğlenceli böyle bir role ihtiyacı vardı. Nitekim oyun boyunca Fanny Ardant da seyirci kadar eğleniyor ve ortaya çıkardığı komik karakteriyle seyirciyi kahkahaya boğuyor.

tilda5

Oyun, Mme Coco’nun (Fanny Ardant), beşinci kocasının intihar ettiğini görmesiyle başlıyor. Birden, hem dul hem de beş parasız kaldığını idrak eden Coco, aynı gün içinde evlenebileceği altıncı kocayı bulma telaşına düşüyor. “Hadi bakalım iş başına,yine dul kaldım”. Ağzından dökülen ilk sözcükler… Peru’nun mültimilyarder kocası nasıl oluyor da sıfırı tüketmiş ve iflasıyla baş edeceğine intihar ederek onu bu zor durumda bırakabilmiş. Panik içinde, zengin koca adaylarını telefonla aramaya başlıyor.Gençlik arkadaşı ve sırdaşı Maggy’den(Vittoria Scognamiglio) de yardım istiyor, telefon rehberini gözden geçirmesini rica ediyor,ama bekar erkeklere bakmamasını,çünkü evlileri boşamaya vakti olmadığını anlatıyor…Yeni geleceğini garantiye almadan, kocasının öldüğünü söylememeye kararlı. Solcu fikirli kızı ve haylaz oğlu da annelerinin tekrardan koca arayışına girmesini bıkkınlıkla seyrediyorlar. Onların da rahat yaşamaları için acilen paralı bir üvey babaya ihtiyaçları var.

tilda7

Binbir yüzlü kadın Coco, 50’li yılların sonlarındaki şık Paris’te yaşamayı seçmiş. Parisli olabilmek, lüks içinde yüzmek taşralı kıza cazip gelmiş. Bu şıklığın, gözlerinin ve saçlarının rengiyle uyum sağlıyacağına pek emin. Parayı seviyor, sigara içki içiyor ama snop değil. Hizmetkarları ,onun can dostları,sırdaşları; onlar sayesinde zengin adaylarla randevular ayarlanmaya başlanıyor.Değişik yaştan,değişik karakterden paralı koca adaylarının biri girip biri çıkıyor. İşte Coco’nun onları tavlamak için başvurduğu dişiliği ve fettanlığı görülesi… Hafif meşrep kadın karakteriyle sahneye çok yakışıyor. Tabii ki gerçek aşk, para pula pabuç bırakmadığı için işler Coco’nun planladığı gibi gelişmiyor. Aşk galip geliyor ama Coco yine de bir çıkış yolu buluyor. Coco’nun telefon ettiği zengin banker öldüğü için randevuya bankerin oğlu geliyor ve Coco’nun kızına aşık oluyor. Şimdiye kadar evlenmeyi düşünmeyen bu havai kız da bu gence aşık olunca evlenme kararı alıyorlar. Böylece Coco da bankerin servetine dolaylı olarak konmuş oluyor ve gönül verdiği fakir komiserle gününü gün ediyor.

tilda9

Marcel Mithois’nin kaleme aldığı bu öykü, elbette ki hayal ürünü bir hikaye. 60’lı yılların bulvar komedilerindeki rejiyi günümüze uyarlamamak en doğrusu. O yılların dokusunu,kokusunu, nostaljisini saklamak daha mantıklı. Nitekim Thierry Kilfa oyunu bu şekilde sahnelemiş. Gülme anlarının dozunu ,gümüşü işleyen bir sanatkarın titizliğiyle işlemiş.Zengin evi salonu,şık mobilyalar.Evin sahibesi Coco, Anne Schotte tasarımı ,60’lı yılların son moda giysileri içinde, koyu makyajı ve zevkli stiliyle salınıyor. Neşesi ve yaydığı bitip tükenmeyen enerjisiyle etrafındakileri serseme çevirmiş bu kadına, evde yaşayan müstahdem de hayran ve aşık. Bir dediğini iki etmiyorlar;onun için ellerini ateşin altına sokmaya hazırlar, yeter ki hanımefendileri mutlu olsun.

tilda8

Onun bu muazzam karizmasına, koca adaylarının da dayanması mümkün değil. Ne zengin noter, ne ciddi işadamı, ne Perulu konsolos ne de polis komiseri ona karşı koyamıyor. Hepsi karşısında eriyiveriyor. Herkesin gözü onda. Tatlı bir melankoliye bürünmüş Fanny Ardant, esneklik, kararlılık ve canlılıkla karakterine can veriyor. Hem matrak, hem doğal… Şimdiye kadar sinemada olsun, tiyatroda olsun, aynı ses tonuyla konuşmasına alıştığımız Ardant, klişelerini kırmış; zengin erkekleri birer birer yiyen, bu yaşama aşık kadını mükemmel oynuyor ve evlilik, aşk, sevmek üstüne güzel bir ders veriyor.

Banker rolünde Bernard Menez de döktürüyor. Coco’nun parçalamayı hedeflediği banker Mr Longvy karakterinde harikalar yaratıyor.Rolü kısa ama oyunculuğu mükemmel Onların dışındaki yedi kişilik oyuncu kadrosu da harika. Alex Beaupain’in hazırladığı ve oyuncuların ara ara söyledikleri şarkılar da oyunu daha bir hoşlaştırırken nostalji çıtasını da yükseltiyor.

tilda3

Taşralı bir kasabın kızı olarak doğan ama geldiği yeri unutmaya çalışan, Paris sosyetesinde tutunmaya çalışan, arzularını özgürce dile getirebilen, aklına koyduğunu koparmak için sonuna kadar mücadele edebilen Coco Baisos’la seyirci hoşça vakit geçiriyor.

Son güncelleme: 13:3019.11.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet