Reklamsız Sözcü

Halid Ziya’nın eseri günümüz Türkçesiyle okurla buluşuyor

Halid Ziya Uşaklıgil’in unutulmaz başyapıtı Ferdi ve Şürekâsı orijinal metni ve de günümüz Türkçesiyle okurun karşısında
13:1810 Ağustos 2016
Halid Ziya’nın eseri günümüz Türkçesiyle okurla buluşuyor
Halid Ziya Uşaklıgil’in unutulmaz başyapıtı Ferdi ve Şürekâsı orijinal metni ve de günümüz Türkçesiyle okurun karşısında

Ferdi ve Şürekâsı hem açıklamalı orijinal metin olarak hem de günümüz Türkçesiyle yayınlanıyor. Yazarın 1945'te elden geçirdiği roman, ilk baskılarıyla karşılaştırıldı ve Can Yayınları tarafından özgün diline en az dokunuşla günümüz Türkçesine uyarlandı.

halid-ziya

1892'DE TEFRİKA EDİLDİ

Ferdi ve Şürekâsı ilk olarak 1892 yılında Hizmet gazetesinde tefrika edilmiş, 1895 yılında ise İstanbul'da, Nişan Berberyan Matbaası'nda, Kitapçı Arakel tarafından kitap halinde basılmıştır. Eserin, 1945 yılında Hilmi Matbaası tarafından Latin harfleriyle yayımlanan sadeleştirmesi mevcuttur. Ayrıca Mehmet Rauf tarafından üç perdelik piyes haline getirilen eser, Mehasin dergisinin Ekim 1908 tarihli nüshasında yayımlanmıştır.

HALİD ZİYA UŞAKLIGİL

Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu’nun yazarıdır. Türk romanının gerçek anlamda batılı bir kimlik kazanmasında önemli katkısı olmuş bir yazardır.

Altmış yıllık yazı hayatında şiir dışında pek çok eser kaleme alan Halid Ziya modern Türk edebiyatına romanları ve hikayeleriyle damgasını vurmuş bir yazardır. Türk romanının büyük ustası olarak kabul edilir.

Edebiyata Fransızca’dan ve İngilizce’den bazı küçük hikayeler çevirmekle girmişti. Çeşitli konularda yazı ve makalelerin ardından nesir niteliğinde şiirler yazmış, bu ürünlerine “mensur şiirler” adını vermişti. Bu hazırlıklardan sonra ilk roman denemelerini yaptı.

1886-1908 yılları arasında sekiz roman kaleme alan yazar, bu türdeki ilk eserlerini Fransız realistleri ve natüralistlerinden etkilenerek yazdı. Acemilik dönemi ürünü olan ilk romanlarından sonra Ferdi ve Şürekâsı ile olgunluk dönemine girdi ve ardından Servet-i Fünun'un edebî beyannâmesi olan Mâi ve Siyah'ı kaleme aldı. Romanlarında olaya dayanan anlatım yerine kahramanların iç dünyasını sanatkârane üslûpla tahlile dayanan yeni bir anlayış benimsenmiştir. Eserlerinde toplumsal mesaj verme endişesi taşımaz. Romanı, insanın iç dünyasına ait bir tür olarak görmüştür. Hikaye türünün de Türk edebiyatındaki ilk gerçek temsilcisi olarak kabul edilir.Roman ve hikayeleri dışındaki en önemli eserleri anılarıdır. Türk edebiyatında anı türünde en çok eser vermiş yazarlardandır.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet