Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Hayko Cepkin: “Konu ne? Beşiktaş! Bitti…”
Hayko Cepkin: “Konu ne? Beşiktaş! Bitti…”
Türk müzik dünyasının belki de en keyifli, enerjik ve başarılı isimlerinden biri Hayko Cepkin’le Lipton Ice Tea, Migros ve Toplum Gönüllüleri Vakfı, “Renksiz Kutular Renkli Okullar” kampanyası ile köy okullarındaki yüzlerce çocuğun hayatını renklendirecek olan sosyal sorumluluk projesinde buluştuk. Sorularımıza içtenlikle yanıt veren Hayko ülkenin gidişatını takip etmeme kararı almış.
Edda SÖNMEZ
Kültür Sanat 12 Ağustos 2017 - 11:38

Herkesten farklı görüntüsünü sahnede bir avantaja çeviren Hayko Cepkin, “İnsanlar benden korkuyor” diyecek kadar da kendisiyle barışık ve keyifli biri…Eğitimli ve donanımlı bir müzisyen olan Hayko ile 14 yıldır süren ilişkisini konuştuk.

Öncelikle nasılsınız? Nasıl bir ruh halindesiniz?

Çok iyiyim, enerjiğim…

“Renksiz Kutular Rengarenk Okullar” gibi sosyal sorumluluk projeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Amacına ulaşıyorsa çok keyifli oluyor ama bazen amacını aşabiliyor. O nedenle sosyal sorumluluk projesi konu olduğunda doğru hamleleri yapmak çok önemli o zaman sonucunu görüp mutlu oluyorsunuz. Öbür türlü başkalarının nemalandığı bir hale dönüşüyor.

edda-hayko

Sanatçı dostlarınıza, arkadaşlarınıza sosyal sorumluluk projelere destek olmaları için neler söylemek istersiniz?

Sosyal sorumluluk işinin gerilla mantığında olması lazım. Bir anda gideceksin ve orada olduğunu bile hiç kimse bilmeyecek. İş bitecek ve onu bilen bilecek. Özetle, sağ elinizin yaptığını sol eliniz bilmesin.

Gündeminizde yer alan diğer projeler neler?

Mesleki bazda ben hiç durmadan çalışan ve üreten biriyim. Şimdi 2018 sezonu için çalışıyorum. Bir single çalışmam var. Bundan sonra albüm yapmayacağım.

Dünya çok tehlikeli müthiş tehlikeli

Peki, bu kararınızın nedeni ne?

Çünkü çok hızlı tüketiliyoruz. Bütün şirketler de aynı şeyi yapıyor tüketim dünyası halinde. Eskiden legal rakamlarımız güzelliklerimiz, adediniz her şeyin bir gerçeklik payı vardı. Şimdi yapanlar kendi aralarında kavga ediyorlar en çok kim tıklandı diye. Biz şimdi onu seyretme dönemindeyiz, çok neşeli, keyif alıyoruz. Dediğim gibi çok hızlı tüketiliyorsun. Başka patlayacak noktalar arıyor insanlar oradan yürüyor. Bizim patlamaya, çatlamaya da ihtiyacımız yok. Biz zaten derdimizi anlatan bir sistem kafasındayız. Anlayan anlar. Var olan da yürür var olmayanı iplemeyiz zekası var bizde. Onun için herkese sunmak gibi bir derdimiz yok.  Böylece bu çok güçlü kilit aile oluyor. O yıkılmaz mesela. Çok tehlikeli dünya çok tehlikeli, müthiş tehlikeli. Şükür ki böyle bir yol seçmişim, bir anda parlayıp bir anda yok olmak Allah'ım ne kadar kötü.

Şu an hayatınızın hangi dönemindesiniz?

Altın çağımda yaşıyorum. Gerçekten hani olgunluk evresi kısmına geçtik. İnsan kendini keşfediyor ama geç keşfediyor maalesef. O  sebepten çok daha keyifli bir dönemin içerisine girdiğimi düşünüyorum. Hem sahnede çok daha oturaklı çok daha sağlam. Onun için güzel bir dönem. Aynı zamanda kötü bir dönem, siz yaşınızı aldıkça etrafınızdakiler de yaşını alıyor, sizden daha yaşlılar rahatsızlanıyor, fenalaşıyor…

hayko3Korkuyor musunuz yaşlanmaktan? Var mı öyle bir korkunuz?

Beni bir an evvel bıraksalar giderim de. Yolum uzun, neyse korkacak bir şey yok yaşlanmak güzelde yükümüzün çoğaldığını düşünüyorum. Yaşlanmanın kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Bu arada kaç yaşınızdasınız?

40 oldum.

Var mı hayatınızda biri?

14 yıldır birlikte olduğum biri var.

Peki, evlenmeyi düşünmüyor musunuz?

Vallahi vakit olmuyor. Birbirimize karşı tedirginliklerimiz var, karar verme, deneme sürecindeyiz.

hayko123

14 yıldır hala deneme sürecinde misiniz?

Evet, kafamız geç basıyor.

Sizin sektörden mi?

Hayır, hayır bizim sektörden değil. Benim ilk albüm çıkalı 12 yıl oldu biz tanışalı tam 14 yıl.

İlişkimizi çok romantikleşmeden yaşıyoruz

O zaman bayağa büyük bir aşk

Vallahi işte yaşıyoruz diyelim çok romantikleşmeyelim.

Aşıkken nasıl bir adam oluyorsunuz?

Çok uzun zaman oldu; unuttum nasıl olduğumu.

Kıskanç mısınız?

Hiç değilim, çok rahatım. Kıskanmak demek karşı tarafa güvensiz olduğum manasına gelmez mi? Sana güveniyorum ama etrafına mı güvenmiyorum gibi bir şey. Yok hiç öyle takıntılarımız sıkıntılarımız hiç olmadı.

hayko2 Sahnede olmayı ilgi çekmeyi seviyorum

Yaratıcı yönünüz ortada. Peki sanat dalı olarak müziği seçmenizin özel bir nedenim var mı?

Sanata ilk tiyatro ile başladım. Sahnede olmayı, ilgi çekmeyi seviyorum. Bir alandan içeri girdiğim zaman insanların bana bakması hoşuma gidiyor. Standartlarımın içerisinden kalmayı seven biri hiç olmadım. Standart olmama imkan yoktu gözüm yüzünden. Gözüm küçüktü yine farklıydım. Başından sonuna kadar hep farklı kaldığım için benim için bu hayatın bir akışı. Hiç normal olamadım.

dsc_3350

Haylaz, huysuz, uyuz bir çocuktum

Çocukluğunuz nasıl geçti?

Çok yaramaz, haylaz, huysuz, uyuz bir çocuktum. Ama iyi bir insanım. Sevilebilmek, kendini doğru anlatabilmek, bunlar çok önemli şeyler.

Peki, şöhret size ne kattı?

Hiçbir şey katmadı… Eğer seviliyorsanız güzelce sosyalleşiyorsunuz. Sevilmiyorsanız şöhret hayatınızı mahvedebilecek bir şey. Sevilen biriyim ve o manada neşeliyim. Onun dışında özgürlüğümü öldürüyor. Rahat gezemiyorsun; mesela şu telefon veletleri sürekli fotoğraf çekmek istiyor.

İleride tiyatro ile ilgili bir şey yapmak istiyor musunuz?

Çok zor bundan sonra kafam basmaz. Kafamın o lobunu çalıştırmadım. O geçti benden zor, tutamam aklımda.

Televizyonda takip ettiğiniz bir dizi ya da program var mı?

‘Güldür Güldür' ekibini çok seviyorum; hepsi çok iyi arkadaşım. O programın ve ekibin hastasıyım. Tek seyrettiğim program.

hayko4Gündemi takip etmiyorum çok da mutluyum

Türkiye'nin gündemini nasıl buluyorsunuz?

Hiç takip etmiyorum artık. Müthiş, yeni sistemim bu. Takip ediyoruz her şeyden bilgimiz var. Konferanslara, üniversite söyleşilerine katılıyoruz Gündem hâlâ aynı, bundan sonra bir rutine bağladığını düşünüyorum. Bu rutin yürüyor zaten bileceğimi biliyorum. Gündemsel değişiklikler olabiliyor gündemi değiştirmek için. Takip etmiyorum çok da mutluyum. Bende güncel bilgi bir buçuk yıl öncesi.

Peki, Türkiye'de sanata değer veriliyor mu? 

Yok canım, git gide daha geri plana atılmaya başlandı. Sanat aydınlatıcı. İnsanın zihnine ışık olabilecek bir materyaldir.

Politikadan nefret ediyorum

Yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulacağı söylendi bu konuda düşünceleriniz neler?

Türkiye'de çok acayip bir değişim yaratılmaya çalışılıyor. Amma velakin benim inancıma göre Türkiye Cumhuriyeti'nde bambaşka bir şey yaratmak kimsenin harici değilmiş gibi… Çıkıp da “100 yılı aşkın bir Cumhuriyeti değiştiriyoruz” diyerek değiştiremezsiniz. Durum bu kadar net ve benim bu konudan bir kaygım veya bir tedirginliğim yok. Gündemsel konuşmalar olduğunu düşünüyorum. Her gün bir şey çıkıyor. Bunların hepsini takip edip kafa yormaya gerek yok.Yoksa kafayı yerim. Sevdiklerimi, hayatımı sürdürmek, bunların dışında güzel şeyler paylaşmak durumundayım. Hele ki politika hiç sevdiğim bir şey değil. Apolitik bir insanım. Politikadan nefret ediyorum. Çünkü politikacının görevi istediği zaman istediği şeyi söyleyebilmek. Hangi politikacının söylediği bir lafa tam olarak güvenebilirsin. En sevdiğin politikacı bile bir şey patlatabiliyor. Hiçbirine güven duymadığım için hiçbiri ile alakam yok. O yüzden çok mutluyum bu açıdan. Herkese tavsiye ediyorum.

dsc_3139

Herkesin olmak istediği bir familya Çarşı grubu

Hayko Cepkin dendiğinde akla gelen bir unsur da Çarşı. Çarşı sizin için ne ifade ediyor?

Kocaman bir familya var. Herkesin hayal ettiği, hayata geçirmek istediği. Hepimiz biriz. Farklı olsak da işte beraberiz, birliğiz. Hiç kimse sana gelip de “Sen nerelisin? nereden geldin, kılın, tüyün nedir diye sormaz. Nedir konu, konu Beşiktaş, bitti. Konu ülkedir, konu ülke olunca konu biter. Nereden nasıl olursan ol, hangi mezhepten olursan ol, onun gibi bir buluşma noktası aslında onun için çok kocaman herkesin olmak istediği bir familya bizim için Çarşı.

Yeri geliyor Galatasaraylıların ya da Fenerbahçelilerin de yanındasınız…

Evet. Ama “Çarşı kimdir?” diye sorsan gerçekleri kimse bilmez ama herkes çarşılı olduğunu söyler. Bu bir gelenektir. Çünkü çarşı zaten halktır… Bir anda birisinin ihtiyacıyla ilgili bir konu ortaya çıkıyor. Bu hemen sosyal medyadan paylaşılıyor ve bir anda bir destek oluşuyor. Bu çok fantastik bir şey ve kolay elde edilebilir bir organize olma hali değil. Onun için çok oturmuş bir yardımlaşma durumu var Çarşı'nın içerisinde.

Yanlış bilmiyorsam İstanbul’u terk ettiniz…

Kuşadası’nda bir köydeyim. Kapıdan bir çıktın mı İstanbul trafiği yüzünden bir yerden bir yere gidemiyorsun. Hayatını idame ettiremiyorsun. Birine uğrayamıyorsun, ekstra ikinci bir noktaya ulaşamıyorsun. İstanbul her şeyden yana hayatıma müdahale ediyor, zamanımı çalıyor. Ben daha fazla kendime zaman ayırmak istiyorum. Onun bana müdahale etmesini değil kendi hayatıma kendim müdahale etmek istiyorum onun için böyle bir karar aldım ve gittim.

Köy hayatında baktığınız, beslediğiniz hayvanlar var mı?

Eşeğim, köpeklerim, kedilerim, tavuklarım, horozlarım var.

Pop müzik dışında her şeyi dinlerim

Siz kimi dinlemeyi seviyorsunuz?

Pop müzik dışında her şeyi dinlerim..Bana bir şey katmayacak bir şeyi asla dinlemem. Çok iyi müzikler yapan popçu arkadaşlar da var. Müzikal olarak evde dinlemeyi tercih ettiğim bir şey değil.

Neden rock?

Seçilmesi zor bir müzik türü, bir de neden rock olmasın ki. Ben klasik müzik eğitimliyim.

O zaman niye opera değil?

Türkiye'de opera mı var, klasik müzik mi var? Ben çürüyeceğimi düşündüğüm için okulu bıraktım. Çünkü geleceği yok, ölürüm ben. Çünkü çok iyi bir operacı olmak istiyordum. Biz işin mutfakçısıyız, işçisiyiz. Çalıştık, öğrendik kendi işimizi kendimiz bulduk.

dsc_3143

İmajın konusunda hiç ailenden tepki gördüğün oldu mu?

İlk başta babam “Yapma yavrum” diyerek tepki gösterdi ama sonra kabullendi. Sahnedeki adamın normal bir adamdan farklı olması lazım. Sahne utancı ya da farksızlığı kaldırabilecek bir yer değil. Orası her şeyin çok daha büyük olduğu bir yer. Sanatın bize getirdiği bir şey bu…

Halktan hiç değişik tepki aldığınız oldu mu?

Asansörden kaçanlar, apartmana benimle aynı anda girince korkup kasılıp kalanlar ve daha neler neler… Benden korkanları görünce çok gülüyorum.

Son güncelleme: 16:00 - 12.08.2017
Edda SÖNMEZ
Kültür Sanat 12 Ağustos 2017 - 11:38