Reklamsız Sözcü

‘İftalık Gazoz’a iyi haber

İftarlık Gazoz'un yönetmeni Yüksel Aksu, filmin mahkemeye verilmesiyle ilgili konuştu
08:5324 Şubat 2016
‘İftalık Gazoz’a iyi haber
İftarlık Gazoz'un yönetmeni Yüksel Aksu, filmin mahkemeye verilmesiyle ilgili konuştu

Gençlerle buluşan film kadrosu, Kadir Has Üniversitesi öğrencilerinden gelen filmin mahkemeye verilmesi ile ilgili bir soru üzerine yapımcı Elif Dağdeviren mahkeme tarafından yapılan değerlendirme sonrası hakimin tedbir kararını reddettiğini açıkladı.

 

Bunun üzerine konuyla ilgili ilk defa detaylı konuşan Yüksel Aksu da meselenin arka planını anlattı; “Bizim kasabamızda Cibarlar diye bir sülale vardı. Hayal meyal hatırlıyorum, başka bir işle uğraşırdı adı geçen Kemal… Bizim hikayemizin ilk taslağında ise karakterin adı Erbil'di ve bizzat benim gazoz ustamdı. Dramatik olarak, 74'lerde geçen bir hikayede Erbil ismi sırıtacağı için, çok istememe rağmen o döneme ait bir isim bulmak istedik ve Kemal yaptık. Hem de Cem'in (Yılmaz) oğlunun adına da atıf olsun diye. Ama sonrasında kıymet verdiğimiz ahbabımız babamı yanlış göstermiş diyerek bizi mahkemeye verdi.. Birincisi çizilen karakter babası değil, ikincisi de karakter söylediği gibi negatif değil, son derece erdemli değerleri olan pozitif bir karakter. Ha, deyin ki birebir resmettik ve yanlış yaptık, e iyi de o zaman da ileri sürülen sav baştan çöküyor zira arkadaş cümleye babam diyor, benim karakterimin oğlu yok. Zaten o yüzden yanına çırak alıyor. Kaldı ki biz bir belgesel de çekmedik ve tüm bu verilere dayanarak da işin aslı söylendiği gibi olmadığı için hakim reddetti tedbir kararını” dedi.

“AÇLIK GREVLERİNE KATILDIM”

İftarlık Gazoz'un öyküsünün bir gazete kupüründen yola çıkarak yazmaya karar verdiğini, bir dostunun kendisine Anadolu'da 20 yerli gazoz üreticisinin ayakta kalma çabasını anlatan bu haberi okuduğunda Ramazan ayı olduğunu ve memleketine gittiğini anlatan Yüksel Aksu; “Gazoz, Ramazan… Bizim gibi 70'lerde büyümüş çocukların arzusudur gazoz içmek. Bir de Dondurmam Gaymak'da daha çok ustayı anlatmıştım ve eksik kalmıştı. Burada bir de çocuğu anlatsam diye düşündüm. Çocuğun gözünden de kasabayı… Dondurma satarak saatler süren bir deneyimim olmuştu. Ve o gün oruç tutuyordum, aklıma geldi. Tuhaf ve komik bir şekilde üniversite yıllarımda açlık grevlerine katılmıştım. Hayatımı mizahla hafifletiyordum. Fakat çok da trajik olaylarla karşılaşmıştım. Filmin sonunu da hayatımın o dönemlerine bağlayarak aktardım” dedi.

Son güncelleme: 08:5424.02.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet