Reklamsız Sözcü

İki duayen tarihçinin elinden günümüz sofralarına

Prof. Dr. Nurhan Atasoy ve Prof. Dr. Gül İrepoğlu Osmanlı sanatını yeniden sofralara taşıyor.
Yasemin CANDEMİR
11:2324 Ocak 2016
İki duayen tarihçinin elinden günümüz sofralarına
Prof. Dr. Nurhan Atasoy ve Prof. Dr. Gül İrepoğlu Osmanlı sanatını yeniden sofralara taşıyor.

Yavuz Sultan Selim, kahve fincanlarında lale ve karanfilin hangi eğimle çizilmesini isterdi. Kanuni Sultan Süleyman, altın kaplar yerine porselen kullanmayı neden tercih etti. Peki ya ünlü sanat tarihçileri Prof. Dr. Nurhan Atasoy ve Prof. Dr. Gül İrepoğlu'nun aylarca çalışarak gerçek Osmanlı sanatını yeniden sofralara taşıdığını duydunuz mu?

Osmanlı'nın izlerini taşıyan, tarihten bize yaşayan parçalar bırakmak için çalışanlar sadece yayınevleri değil. Unutulmaya yüz tutmuş yemek tarifleri, gündelik yaşam alışkanlıkları, aksesuarlar ve tabii sanat eseri gibi duran porselenler.

SANATSAL İZLER

Muhteşem Süleyman dizisinden bu yana “moda” olduğundan beri çoğu marka sahibi bir tarihçiyle çalışmadan, “Osmanlı işi” diye koyuveriyor önümüze tasarımlarını. Tarihin nesiller boyu sürmesi, yaşatılması, bize ait olana sahip çıkmak önemli ama nasıl?
Geçmişin sanatsal izlerini günümüz sofralarına taşırken neredeyse tüm birikimlerini, Osmanlı sanatına adadıkları tarih bilgilerini masaya yatıran Prof. Dr. Atasoy ve Prof. Dr. İrepoğlu, padişahların ince zevkini yansıttı koleksiyona. Ayrıntılar üzerinde aylarca çalıştıktan sonra geçmişin kadim güzelliklerini çizdiler desenlere.
“Geçmişin mirasını günümüzün tasarımlarına yansıtırken işin kolayına kaçmadan, doğru kaynakları kullanarak ortaya koymak önemli” diyen Prof. Dr. Gül İrepoğlu şunları söylüyor:

OSMANLIYI YANSITMIYOR

“Son dönemde ortaya çıkan Osmanlı esinli ürünleri geniş bir yelpazede görüyoruz. Bunların içinde tekstiller büyük yer tutuyor. Ama çoğunun gerçek Osmanlı zevkini yansıttığını söylemek zor. Kültürel mirası günümüze taşırken üretene ağır bir sorumluk yükleniliyor, işte biz bu sorumluluğu içtenlikle duyumsayarak hazırladık tasarımlarımızı.” Prof. Dr. Nurhan Atasoy ise “Renk kavramı, renk bağlantıları Osmanlı zevkinin önemli bir yönünü oluşturuyor. Yapılan işler kötü taklitlerden öteye gitmiyor. Biz örneğin, bir lale ile bir karanfilin kahve fincanı tabağının üzerinde hangi eğimle durmasının doğru olacağını bile günlerce aramızda tartıştık. Çıkan sonuç sarayların ince zevkini yansıtıyorsa nedeni bu” diyor.

PADİŞAHLARIN ZEHİRLENME KORKUSU VE PORSELEN MERAKI

Çin'de, yeşil sırlı ve altlarında ateş kırmızısı halka bulunan seladonların yapımına Tang Hanedanı döneminde başlandı. Sung ve Yuan hanedanları zamanında en yüksek düzeye ulaştı.

Seladonun önemi Ming Hanedanı döneminde azalırken, 14. yüzyıl başlarında mavi-beyaz porselen yapımına başlandı. Efsaneye göre, seladon, zehri belli ediyor, içinde zehir bulunan seladon bir kap ya da bardak, renk değiştiriyordu. Biraz da bu yüzden Topkapı Sarayı'na ilk Çin porselenleri Yavuz Sultan Selim döneminde girdi.

Porselenlerin esas meraklısı ise Kanuni Sultan Süleyman'dı.

Sarayda dünyanın sayılı koleksiyonlarından birini oluşturan porselenlerin öyküsü, Kanuni'nin sofrasında başladı.

Batı'nın porselen ile ilk tanışmasının 13. Yüzyılda Venedikli seyyah Marko Polo'nun seyahatnamesi ile olduğu biliniyor.

Şah İsmail'in Sarayı'ndan getirilen ve üzerleri altın teller ile tutturularak zümrüt ve yakut işlenmiş beyaz Çin porselenleri günümüze kalan nadir örneklerden sayılıyor.

Kanuni Sultan Süleyman Çin porselenlerine çok meraklı idi, hatta devlet erkanını Çin porselenleri kullanmaya teşvik ettiği gibi bunları hediye olarak da tercih ederdi.

SANATA SAYGI DURUŞU

Osmanlı Sanat Tarihi Duayeni Prof. Dr. Nurhan Atasoy ile Mimar-Sanat Tarihçisi ve Romancı Prof. Dr. Gül İrepoğlu'nun Osmanlı mirasından esinlenerek tasarlanan Aşk-ı Osmani Koleksiyonu, tarihi evlere taşıyor. Koleksiyonun tasarımı, uygulaması, numune denemeleri tam 1,5 yıl sürdü.
Prof. Atasoy, “Koleksiyon, Bernardo'nun Osmanlı sanatına saygı duruşu niteliğinde. Şu an 30 ilde 113 mağazada yeni koleksiyonu satışa sunduk ve çizgilerin zarafetinden anlayan kadınların ilgi odağı haline geldik. Koleksiyon içinde kahve fincanları bizim için çok önemli bir yer tutuyor, keza kadınlar kahve fincanlarını çok sevdi. Birkaç hafta içerisinde koleksiyonun önemli

Son güncelleme: 17:3102.03.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet