Reklamsız Sözcü

İncil’den sonra en çok okunan kitap: Ütopya

Kutsal kitaplardan sonra en çok basılan, okunan ve yorumlanan Thomas More ve 'Ütopya'sı...
13:5626 Ocak 2016
İncil’den sonra en çok okunan kitap: Ütopya
Kutsal kitaplardan sonra en çok basılan, okunan ve yorumlanan Thomas More ve 'Ütopya'sı...

İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu Thomas More’un 500 yıl önce kaleme aldığı Ütopya, tüm dünyada ilgi gördü ve kutsal kitaplardan sonra en çok okunan ve yorumlanan kitap unvanını aldı. 1950'lili yıllarda Türkçeye çevrilen ve dünya milletlerini peşinden sürükleyen More, bir devlet adamıyken ele aldığı bu kitapta neler anlattı? Efsane kitabın çevirmeni Sadık Usta ‘Ütopya’ nın gizemini açığa çıkarıyor.

Ütopyaların toplumsal mesajı nedir? Türklerin özgün ütopyaları var mıdır? Bu kitap; okuru, kendi ütopyasını tanımasını sağlayan akılalmaz bir yolculuğa çıkarıyor…

Thomas More'un yazdığı Ütopya, bu yıl 500. yaşını kutluyor. Bu kitabı bu kadar ilginç ve önemli kılan nedir?

Ütopya, içeriği nedeniyle, her kuşağın mutlaka okuması ve özümsemesi gereken bir klasiktir. Tıpkı Küçük Prens gibi, Don Kişot gibi ve Ömer Hayyam'ın Rubaileri gibi. Kutsal kitaplar insanlara Tanrıyı, Tanrının buyruğunu ve bu buyruğa uymayı ve sonra da ahlaklı bir mümin olarak insanlara yardıma koşmayı ve öldükten sonra da bunun mükafatı olarak cennete gideceğini vaad eder. Bu kadar ilgi gördüğüne göre bu kitabın da buna benzer bir şey sunmuş olması gerekir. Bu kitapta insanoğlunun nasıl mutlu olabileceğinin istikametini gösterilmişti. More, bu kitapta mutluluğun resmini çizdi.


THOMAS MORE VE HÜMANİZMİ

Thomas More ve Ütopya hakkında neler söyleyebiliriz?

More küçük yaştan itibaren klasik Yunan ve Roma edebiyatına ilgi duymuş ve bu konuda ciddi bir araştırmaya girişmişti. Platon'a, özellikle de onun “devlet” teorisineilgi duyuyor ve araştırmalarını bu yönde ilerletiyordu. Thomas More sadece Latince yazmaz, aynı zamanda birçok öyküsünü İngilizce kaleme alır. Bu nedenle de More, edebiyatta İngilizceyi kullanan ilk yazarlar arasında gösterilir.

Kraliyet’teki üstün başarılarından sonra en önemli görev olarak ‘Sir’ unvanına kavuşmuştu. Çocuk yaştayken ölen abisinin dul karısıyla evlenmek zorunda kalan VIII. Henry, kayın pederi olan İspanyol kralından söz verilen çeyizi ve bağışı alamayınca eşinden boşanarak cariyelerinden biriyle evlenmeyi düşünür. Ayrıca son yıllarda yapılan yüksek harcamalar nedeniyle ek bir bütçeye ihtiyaç duyuluyordu ki bunun parlamento tarafından kabul görmeyeceği aşikârdı. Bu durumda kralın aklına kilisenin elindeki servete el koymak geliyordu. Kral bu adımı Papa’ya savaş açmak demekti. Bu arada İspanya krallığı ise İngiltere'ye karşı Fransa'yla işbirliği yaparak ve Katoliklerin Papasını da yanına çekerek İngiltere'ye tavır almıştır. Her iki ülkenin açık denizlerde yürüyen rekabeti savaş ortamını kışkırtmaktadır. Papa ise, İspanya'nın isteğine uygun olarak VIII. Henry'nin isteğini kabul etmeyecekti. Bunun üzerine İngiliz kralı hem ülkesindeki Kilisenin tüm mallarına el koymuş hem de kendisini Anglikan Kilisesi'nin başı ilan etmişti.

THOMAS MORE’A İDAM CEZASI

Thomas More ise Katolik Kilisesi'ne mensuptu ve böylesi bir yemini kesinlikle kabul etmezdi. Ayrıca o bütün bunlar olduğunda çoktan görevinden istifa etmişti, ama kral, attığı bu adımları ülkesinin en saygın adamına da onaylatmak istiyordu. Çünkü VIII. Henry'nin attığı adımların halk nezdindeki meşruluğunu bir tek Thomas More sağlayabilirdi. More ise, ailesiyle beraber Londra'nın dışına taşınmış başına gelecek gelen beladan kaçmaya çalışıyordu. Nitekim More'dan, memuriyetten çekildiği halde, kralın Anglikan Kilisesi'nin başı olduğuna dair yemin etmesi istenmişti, reddedince de hapse atılmış, birkaç yıllık bir eziyetten sonra direncinin kırılamayacağı görülünce 1535 yılında idam edilmişti. More'un başı kesilerek bir gün boyunca Londra Köprüsü'nde teşhir edildi.

Ütopya ne anlatıyor? İçeriğinden bahseder misiniz?

Konu bir adada geçer. Utopos adında bir denizci 2000 sene önce adamlarıyla birlikte bir adaya yerleşir ve orada görülmemiş bir düzen kurar. Utopos'a istinaden adanın adı sonradan Ütopya olarak ünlenir. Adanın kuruluşundan 1200 yıl sonra bir seyyah15. yüzyılda ziyaret etmiş.Sonra da burada gördüklerini ve hayran kaldığı bu adanın gelenek ve göreneklerini Thomas More'a anlatmış. Kitap seyyahın anlatımından ibaret. Kitapta adanın konumu, nüfusu, insanların yaşamı, devletin örgütlenme şekli, ülkenin üretim ve bölüşüm usulleri, aile ve kadın erkek ilişkileri, çocukların eğitimi, halkın sağlığı, bilim, teknoloji, savaş ve barışa dair ilkeleri konusunda bir dizi bilgi verilir.

Ütopya'da, özel mülkiyet yoktur; orada her şey ortaktır.Herkes bir iş güç sahibidir.İşsizlik yoktur, ama herkes günde en fazla 6 saat çalışır. İnsanlar zamanın geri kalanını avare avare geçirmezler, kurslara giderler, zamanlarını gönüllü olarak eğitimde değerlendirirler; vakitlerini okuyarak ve dinlenerek geçirirler. Orada herkes mutludur, çünkü geçim derdi ve kredi borcu yoktur; gelecek korkusu yoktur. Hastalık derdi yoktur, haciz derdi yoktur, mahkeme ve alacak verecek davaları yoktur; dolayısıyla adaletsizlik de yoktur. Çatışma korkusu da yoktur. Orada kadın erkek eşittir, çocuklar aileleriyle birlikte mutlu bir hayat sürerler…

LAİK BİR ÜTOPYA

Orada laiklik geçerlidir. Orada tek Tanrılı dinlere de inanabilirsin, güneş ve aya da tapabilirsin. Orada herkes kardeşlik ülküsüne sahiptir. Ahlaklı olmak esastır. Kimsede para bulunmaz, dolayısıyla altın ve ziynet eşyası da yoktur; çünkü Ütopyalılara göre altın ve ziynet eşyası takmak budalalıktır. Altın ve pırlanta insanın özünde olmalıdır. Ütopya'da altın madeni tuvaletlerde klozet olarak kullanırlar. Orada herkes bilimle uğraşır. Kaderciliğe inanılmaz; doğayı araştırmak, bilimle uğraşmak, tabiat olaylarının nedenlerini araştırmak ve bulmak, onların en çok merak ettikleri şeylerdir.

Ütopya kitabının 500. yılında bu kadar güncel olmasını neye bağlıyorsunuz?

İnsanoğlu sınırlarda gezer, eşikte düşünür, geleceği tasarlar, bilinmeyeni merak eder, sorunlarına mevcut olmayan çareler arar ve “acaba şöyle olsa, daha iyi olmaz mı” diye düşünerek içinde yaşadığı toplumu değiştirmeyi hayal eder. Tarihte ütopik yazın türü dediğimiz edebi türün ortaya çıkmasını sağlayan ilk kitap budur. Bu nedenle de insanoğlu bu ihtiyacını gidermek için hep o kitaba başvurur. Bu kitapta dile gelen sorunlar ve bunlara yönelik önerilen çareler, bugün bile hayata geçirilememiştir. Mal mülk hırsı yüzünden milyonlar öldürülüyorsa, insanlar borç batağına saplanıyor ve intihar ediyorsa, çocuklar doğru düzgün bir eğitim alamıyorsa, sağlık sorunlarımız çözülemiyorsa, bu kitap insanoğlunun merakını kışkırtıyor.

Ütopyaların toplumsal mesajı nedir?

Ütopik düşünce tarzı insanoğlunun en önemli özelliklerinden biridir. Yani insanoğlu, mevcut olmayanı düşünerek geleceğine yön verir. Yaşamımızı her an yeniden geleceğimizi tasarlayarak kurguluyoruz. Bu nedenle de insanoğlu her daim “acaba toplum şöyle mi olsun, ya da devlet ve siyaset böyle olsa daha iyi olmaz mı, veya şöyle yapılsa sorunlar daha kolay çözülmez mi” diye düşünüp durmuş. Bizi hayvanlardan ayıran temel niteliğimiz budur. Biz henüz var olmayanı düşünerek yaşam enerjisi yaratırız. Ütopyalar bize daha iyi bir toplumun nasıl kurulacağı konusunda ilham kaynağı olabilirler. Bunu yaparken de eskiden nelerin düşünüldüğüne bakıyoruz.

Türklerin özgün ütopyaları var mı?

Türklerin de kendine has ütopyaları vardır. Yazın tarihimizde kökleri çok eskilere giden bir ütopya tarihimiz vardır. İlk ütopyalar “Siyasi Rüyalar” olarak yazılmışlar. Namık Kemal'in, Ziya Paşa'nın ütopik rüya tasvirleri var. Daha sonra İsmail Gaspıralı'nın, Hüseyin Cahit Yalçın'ın ütopyaları devam etmiş. Bu her iki yazarın eserleri muhteşemdir. Bunların hepsini uzun yıllara dayanan bir uğraştan sonra ilk kez 2014 yılında “Türk Ütopyaları” başlığı altında topladık ve akademik dünyanın hizmetine sunduk. İlgili olanlar oradan bütün bu eserleri günümüz Türkçesinde okuyabilirler.

SADIK USTA KİMDİR?

1960 yılında K. Maraş'ta doğan Sadık Usta, Stuttgart ve Frankfurt'ta tarih ve siyasal bilimler fakültesinde okudu. 2012 yılında Goethe Üniversitesi “Ütopya ve Devrim/1908-1938 Türkiye'de Modernleşme Hamleleri” başlıklı Yüksek Lisans tezini verdi. Devlet teorisi, sosyalizm, siyaset ve ütopya üzerine kaleme aldığı birçok makalesi Almanca yayınlandı. Bilim ve Ütopya Kooperatifinin genel müdürlüğünü yapan Usta, 2002-2004 yılları arasında “Ulusal Kanal” ve “Aydınlık” dergisinin dış haberler bölümünü yönetti. Başta Bilim ve Ütopya olmak üzere birçok dergi ve yayın organında tarih, felsefe, siyaset bilimi, ütopya ve sosyalizm tarihi üzerine çok sayıda makalesi yayımlandı. Kaynak Yayınları'nda “Tarihten Günümüze Ütopyalar” ile “Bilimin Türk İslam Kaynakları” dizilerinin editörlüğünü ve çevirmenliğini yaptı.

ÇEVİRDİĞİ KİTAPLAR

1. Thomas More: Ütopya (Kaynak Yayınları)

2. Thomas Campanella: Güneş Ülkesi (Kaynak Yayınları)

3. Sparta'da Mükemmel Toplum-Likurgos Yasaları (Kaynak Yayınları)

4. Antikçağ Ütopyaları-Platon'dan Jambulos'a (Kaynak Yayınları)

5. Haidar Bammete: İslam'ın İnsanlık Kültürüne Katkısı (Kaynak Yayınları)

6. Sun Yat-sen: Halkçılık Üzerine (Kaynak Yayınları)

7. Georg Fülberth: Kapitalizmin Kısa Tarihi (Yordam Kitap)

8. Bin Bir Gece Masalları (Chivi Yayınları)

9. Kanser Tedavisinde 110 Yöntem (Gelecek Atölyesi)

10. Ağrısız Hayat (Gelecek Atölyesi)

11. Hipertansiyon (Gelecek Atölyesi)

 

Son güncelleme: 16:0527.01.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet