Reklamsız Sözcü

Kent yaşamı oyunları yok ediyor

“Oyuncak Bahane, esas olan oyun oynamak” Hem küçüklere hem büyüklere...
09:1217 Şubat 2016
Kent yaşamı oyunları yok ediyor
“Oyuncak Bahane, esas olan oyun oynamak” Hem küçüklere hem büyüklere...

Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mine Ovacık, “Oyuncak Bahane, esas olan oyun oynamak” diyerek tasarladığı ahşap oyuncaklardan oluşan bir sergiyi K2 Güncel Sanat Merkezi'nde açtı. Eyüp oyuncaklarından, Anadolu'da oynanan oyunlardan ve anonim oyun nesnelerinden yola çıkılarak tasarlanan büyük boyutlu oyuncaklarla oynanabilmesi için sergi alanı bir oyun sahası olarak da kullanılabiliyor. Ahşap ve doğal keçeyle yapılan oyuncaklara, çocuklar kadar büyükler de ilgi gösteriyor.

Oyuncak sektörünün sonsuz çeşitlilikte sunduğu oyuncakların olmadığı, çocukların bilgisayar oyunlarını tanımadığı zamanlarda, yaratıcılık, oyuncaklar ürettirirdi insanlara ve çok uzun bir dönem çocuklar, tanık olduğu yaratma becerisi sonucu ortaya çıkan kimi zaman çaput dolu bir bebek, kimi zaman ahşaptan yapılmış “kendi tasarımları” oyuncaklarla oynadı. Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mine Ovacık, çocukların günümüzden önceki oyun oynama biçimlerine, oyuncakla kurdukları yaratıcı ilişkiye dikkat çekmek için “Oyuncak Bahane, esas olan oyun oynamak” diyerek birbirinden ilginç geleneksel ama yeni oyuncaklar tasarladı.

“Geçmişte çocukların kendilerinin ya da büyükleriyle birlikte yaptıkları, basit, hareketli, sesli oyun araçları bu serginin ilham kaynağı oldu” diyen Ovacık, “Özellikle kentlerde, oyun oynamak doğal ve yaratıcı bir eylem olmaktan çıktı. İçten gelerek, hayatı keşfederek, doğada, suyla, toprakla, yaprakla, dalla, otla, böcekle, hayvanlarla oyun oynamak esasken tüketim kültürüyle birlikte, oyuncak edinmek oyunun önüne geçti. Bu hayatın içine doğan çocukların da doğayla ilişkisi kalmadı. Günümüzde, teknolojiyle gelen oyun oynama biçimi de çocukları ekranların karşısında, hızla akan görüntülerin cazibesine kaptırıp saatlerce hareketsiz oturmaya itti. Apartman daireleri ise ‘Aşağıya ses gider, komşular rahatsız olur' denilerek çocukların hareketsizliğini besleyen alanlar oldu. Bu mekanlarda, ekranlara bakarak zaman geçirmek, oyun oynamanın kendisi haline geldi” diyerek bu tasarımlarıyla gerçekten oyun oynamanın nasıl bir şey olduğunu göstermek istediğini ifade etti.

HAFIZALARDA KALANLAR CANLANDIRILDI

Ovacık, hafızalarımızdaki oyuncaklar arasından, iki parmak arasında döndürülerek atılan fırıldak, düğme ve ip ile yapılan fır fır, sokakta çocukların telden yaptıkları ve çevirdikleri tel çember, Eyüp Oyuncaklarından, Canbaz, Saplı Davul ve Şeytan Minaresini seçerek bunları, bedensel hareketlerle oynanabilecek büyük boyutlu oyuncaklara dönüştürdü. Ahşap ve doğal keçe kullanılarak yapılan oyuncaklar, çocukların ya da yetişkinlerin oynarken oyun deneyimini de keşfetmelerini, beceri kazanmalarını, söküp takarak, oyuncağın üzerine isterse resim yaparak onları değiştirme, dönüştürme, müdahale etme olanağı da sağlıyor. Renksiz, resimsiz, nötr biçimli oyuncaklar, oynayanın yaratıcılığını kullanmasını, büyüklükleriyle ise bedensel hareketlerle oyun oynamasını teşvik ediyor. Bu nedenle sergi alanı, oyuncaklarla oynanabilmesi için bir oyun alanı olarak da sunuluyor.

Son güncelleme: 09:2317.02.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet