Reklamsız Sözcü

Molière Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu

Tek kişilik skeçleriyle, sahneleri kasıp kavuran Alex Lutz, bu geceyi sundu ve esprileriyle ödül törenine renk kattı ve mizah dalında Molière ödülünü aldı
Tilda TEZMAN
15:158 Haziran 2016
Molière Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu
Tek kişilik skeçleriyle, sahneleri kasıp kavuran Alex Lutz, bu geceyi sundu ve esprileriyle ödül törenine renk kattı ve mizah dalında Molière ödülünü aldı

Ödüle aday olanlar olsun, kazananlar olsun, sürpriz yaşanmadı. “Tehlikeli İlişkiler” oyunundaki rolüyle Dominique Blanc'ın, Isabelle Huppert ve Catherine Hiegel gibi güçlü adaylar arasından sıyrılıp, en iyi oyuncu ödülünü alması çok sevindiriciydi. Aynı zamanda bu sütunda yazdığım “Gıdıklamalar ya da Öfkenin Dansı” oyunundaki tek kişilik sahne performansıyla Andrea Bescond da en iyi tek kişilik kadın oyuncu Molière ödülünü hakkıyla aldı.

momo4

Ödül gecesi “En Güzel Gün” oyunu oynandı. Çok yetenekli beş gencin oynadığı bu oyunda, ünlü şarkıcı Michel Sardou'nun oğlu Davy Sardou, oyunculuğu ile döktürdü. “En Güzel Gün” üçüncü bebekleri dünyaya gelen bir çiftin hikâyesi: Babayı oynayan Davy Sardou'nun, bebeğin kendisinden olmadığına dair ciddi şüpheleri var… En güzel gün onun için pek de keyifli değil… Eğlenceli, iyi yazılmış ve iyi oynanmış… Adaylar arasında olan “Momo” oyunu, bu sezon en çok ses getirenlerden biri, hep kapalı gişe oynuyor. Bana göre, oyuncu kadrosunun kuvvetli olması, en önemli etkenlerden biri.

MOMO GERÇEKÜSTÜ BİR HİKAYE

Bu oyunu Sébastien Thièry yazdı ve kendisi de, hikâyedeki sağır-dilsiz rolünü üstlendi. Yanı başında iki dev sanatçı Muriel Robin ve François Berléand var. Sébastien Thièry, bu piyesinin ilk sahnesine, aynen diğer piyeslerindeki gibi başlıyor: altmışlı yaşlarında bir çiftin, rutin ve monoton hayatlarını altüst edecek çok garip bir durumla oyuna start veriyor:

Bir süpermarket (muhteşem bir dekor yapılmış); André Prioux (François Berléand), karısı Laurence Prioux (Muriel Robin) ile evleri için alışveriş yapmaktalar. Alışveriş sepetlerine, alışık oldukları gıdaları doldurmaktalar. Fakat arkalarını döndükleri anda, sepetlerine, almayı akıllarının ucuna getirmedikleri ürünler eklenmekte; onlar bunları çıkarıp yerine koyarken, birdenbire sepetleri çalınıyor. Çaresiz ve şaşkın evlerine dönüyorlar. Ama asıl şoku, eve girdiklerinde yaşıyorlar. Alışverişleri ödenmiş ve istemedikleri ürünler eklenmiş olarak, bir adam tarafından evlerine teslim edilmiş. Evin içine girmiş bu adama, kim olduğunu sorduklarında, oğulları olduğunu ve adının da Momo olduğunu söylüyor. Ama André ve Laurence'in, 60 yıl boyunca, hiçbir zaman çocukları olmamış… İşte piyes, bu can alıcı noktada, başka bir psikolojik boyutta start alıyor.

momo2

Momo'nun oğulları olmasının imkânsızlığına rağmen, Laurence, bir evladı olmasını ne çok arzuladığını hatırlıyor. Her ne kadar, bu genç adam kırklı yaşlarında olsa da, hayal ettiği gibi bir evlat olmasa da, ona fark etmiyor, Momo'nun oğlu olduğunu hemen kabulleniyor. Momo, annesinin ve babasının evine, evleneceğinin haberini vermek için dönmüş. Prioux'ların sessiz sakin hayatları aniden tersyüz oluyor. Acaba Prioux'lar bir oğulları olduğunu unutmuşlar mıydı? Acaba Momo hasta derecede bir yalancı mı? Yoksa Momo tehlikeli bir manipülatör mü?

Momo gayet doğal bir şekilde Prioux'ların evlerine yerleşiyor. Momo konuşma engelli ama Laurence her ne hikmetse onunla bir şekilde iletişime giriyor, onu anlıyor; André olan bitenden çok tedirgin ve rahatsız. Panikliyor. Karısının Momo'yu oğlu olarak kabullenmesini anlayamıyor. İki gün sonra Momo, nişanlısını eve, anne-babasıyla tanıştırmaya getiriyor. Nişanlı 150 kilo, kaba, argo konuşan kör bir kadın. Momo'nun odasına yerleşen bu kadınla birlikte evde dörtlü bir yaşam başlıyor.

momo4

Sébastien Thièry, işte böyle farklı, sıra dışı bir yazar. En absürt hikaye bile onu korkutmuyor. Konservatuar yıllarından beri hep absürdün peşinde koşmuş, Eugéne Ionesco ve Roland Dubillard hayranı olan Sébastien Thièry, tiyatro dünyasının en çok aranılan yazarlarından biri. Her sezon, piyeslerinden biri, ya ödenekli ya da özel tiyatrolarda mutlaka oynanıyor. Copi gibi hem yazıyor hem de oynuyor.

Momo piyesindeki dört karakterden ikisi engelli; öyle ki seyircilerin bir bölümü engellilerle alay etmenin yanlış olduğunu dile getirebilir, ama bu tekste ortaya çıkan, derin bir şefkat ve bu şefkat Momo karakterinde can buluyor: Bir sağır dilsiz lisanında “Momo” “Maman” (anne) demek, çünkü bu şekilde hecelenebiliyor. Sébastien Thièry'nin bu piyesi yazmasındaki en büyük etken ise, sağır-dilsiz bir kardeşle büyümüş olması. Öyle ki sağır-dilsizlerin dünyasını yakinen tanıyor; çok çok zor bir rol oynuyor: Seyirci, onun söylediklerini anlayamıyor; ama karşısında Muriel Robin gibi çok yetenekli bir sanatçı var; onun yarım yamalak, kesik kesik söylediklerini, seyirciye ve panik içindeki kocasına, bir takım dramaturji hilesiyle anında geçiriyor.

momo3

MOMO, DEV KADRO İLE İZLEYİCİ KARŞISINDA

Muriel Robin bu rolüyle, en iyi kadın oyuncu Molière ödülüne adaydı. Alamadı ama onur ödülüyle taçlandırıldı. 57 yaşındaki bu çok büyük sanatçı, geçen hafta Momo oyununda sahnede fenalaştı ve hastanelik oldu; nitekim bu rol çok büyük bir enerji ve dakiklik, yüksek bir tempo gerektiriyor. Zorlu bir egzersiz uygulaması, hakikaten özel bir yetenek gerektiriyor.

François Berléand'a gelince, 64 yaşındaki bu sanatçı, daha bu sezonun ilk yarısında “İki Çıplak Adam” oyunuyla sahnedeydi. Rolü ve canlandırdığı karakterdeki cesareti için, kulislerde en çok konuşulan isimlerden biriydi. Momo oyununda ise endişelerini, kızgınlıklarını, hayretini, öfkesini, boyun eğişlerini, düz-vasat bir oyunculukla sergiliyor.

Sébastien Thièry'nin en büyük ustalığı ise, hikâyesinin gizem ve sırrını gizli tutmasında saklı. Hiçbir olay, başlangıçtaki absürt durumu izah etmiyor ve karakterler kendi tepkilerini yargılamıyorlar; yine de Laurence'ın anne olma arzusu, içinde saklı kalmış evlat özlemi, annelik içgüdüsü ve hoşgörüsü bir nebze ortaya çıkıyor.

Evet, hikâye mantık dışı: Düzgün bir hayatı olan bu karı kocanın yaşamına aniden “olmayan” oğulları giriveriyor. Acaba bu korkunç bir yanlışlık mı ya da inanması güç bir unutkanlık mı? Görünürde bu mantıksız durumu kabullenmek imkansız ama ya yaşamınız aniden renklenip anlam kazanmaya başlarsa?… Ve soyadı benzerliğinden dolayı bu adam komşunun gerçek oğlu çıkarsa? Ama bu “anne” 60 yaşında yakaladığı bu evlattan vazgeçebilir mi?

Sébastien Thièry absürdü yazarken, aslında sevgi üstüne derin gerçekleri, geçmişin yükünü, beklentileri, hüsranları bir bir su yüzüne çıkarmış.

Théâtre de Paris Tiyatrosunda 2 Temmuz'a kadar devam eden Momo oyunu pazartesi hariç her gün oynanıyor.

Son güncelleme: 15:2608.06.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet