Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Münir Özkul, hakkında bilinmeyenleri böyle anlatmıştı
Münir Özkul, hakkında bilinmeyenleri böyle anlatmıştı
93 yaşında hayata gözlerini yuman Yeşilçam'ın efsane ismi Münir Özkul, 1981 yılında, 55 yaşındayken Ses Dergisi'ne verdiği röportajda hayatının sırlarını açıklamıştı.
Kültür Sanat 5 Ocak 2018 - 12:42

Yeşilçam’ın ‘Mahmut Hoca’sı, ‘Yaşar Usta’sı Münir Özkul, 1981 yılında Ses Dergisi’ne bir röportaj vererek, hakkında bilinmeyenleri anlatmıştı.

O dönemde eşi Umman Özkul ile ilgili henüz birlikte olalı 2 yılı deviren Münir Özkul, “O hayatıma girdikten sonra bir şeyler yapmanın gereğine inandım. Ona bir şeyler göstermeliydim. Çocuklarım için olduğu gibi onun için de bir sıçrama yapmalıydım. Bu mesleği sevdirmeliydim. Kendinde olan bir kabiliyetle de bunu kısa zamanda başardı. Tiyatro konusunda tam olmasa da tama yakın derecede bilgi sahibi oldu. Şimdi beni eleştirdiği anlar bile oluyor. Yaşamıma değişiklik getirdi. Bugüne kadar tanıdığım ve beraber olduğum bütün kadınlara bir çatışma içindeydim. Aramızda bir uyuşmazlık olurdu. Ama Umman başka, devamlı bana uyum gösteriyor. Böyle olunca her şey değişiyor. Ona kızamıyorum. Kızdığım zamanlar da sonradan vicdan azabı duyuyorum. Onunla çok mutluyum” demişti.

munirozkul
‘AKIL HASTANELERİ ÖZGÜR OLDUĞUM TEK YER’

Toplumla çok güç anlaştığını açıklayan efsane oyuncu, şunları anlatmıştı:

“Benim gibi toplumla güç anlaşan insanlara ilgi duyarım. Bunun en sivri ve en tipik örneklerine meyhanelerde, akıl hastanelerinde ve sanat çevrelerinde rastlanır. Onun için akıl ve ruh hastanelerine karşı daima sempati duymuşumdur. Akıl hastaneleri en özgür olduğum, her şeyi objektif görebildiğim tek yerdir. Orada rahata ererim. Kafam art arda gelen birçok problemi çözebilecek yapıda değildir. Orada bütün problemleri bir sıraya koyar ve çözümlerim. Hatta bir süre ziyaretçi bile kabul etmem.”

gunerozkul

Münir Özkul ve kızı Güner Özkul

‘DÜNYANIN EN İYİ KADINI ANNEMDİR’

Kadınları çok akıllı bulurum ve çok severim. Kadınsız erkeği yarım sayıyorum. Hayatım boyunca hep bir kadın aramışımdır. Tanıdığım kadınların beğendiğim yönlerini bir araya getiren bir kadın. Ama böyle bir kadın var mı yok mu onu bilemiyorum. Tanıdığım ve hayran olduğum ilk kadın annemdir. Ona aşık oldum diyebilirim. Bence dünyanın en iyi kadını odur..

SANAT HAYATINI ETKİLEYEN 5 KİŞİ

Benim sanat yaşamımda beş kişinin büyük etkisi olmuştur. Bunlar Muhsin Ertuğrul, Ferdi Tayfur, Haldun Dormen, Sadık Şendil ve Şakir Eczacıbaşı'dır. Bugün sanatımın geleceği ile ilgili hiçbir şey söyleyecek durumda değilim. Yalnız şu sıralarda Haldun Taner'in benim için yazdığı bir eser var. Tüm arzum bu piyesi başarıyla oynamak. Sanat yaşamım içinde her zaman İbiş'e ve Kavuklu'ya hayranlık duymuşumdur. Nedenini şöyle anlatayım: İnsanı çeşitli etkilerden kurtarabilseydik ortaya birçok müşterek yönleri olan bir insan tipi çıkardı. Bu, gerçek yönleri ağır basan evrensel insan tanımı ve tipidir. Ben Kavuklu'da veya İbiş'de kendi içimdeki o insanı yakalamak ve o insana varmak istiyorum.”

‘İÇKİYLE OLAN SAVAŞI KAZANDIM’

İçkiye olan düşkünlüğü ile ilgili de konuşan Özkul, “İçkiye ilk defa 13 yaşında özenmeye başladım. Ailemde sigara içen bir tek kişi bile yoktur. Çocukluğum da kendime model olarak hep içki içen tipleri seçtim. Bunda ailemin bana gösterdiği tüm sevgiye rağmen mazbut bir aile çocuğu olmam için yapılan baskıların etkisi de olabilir. Alkol bende baskıları kaldırdığı gibi kendime karşı olan güvensizlik duygusunu da yener. Bir de insanlarla zor anlaşıyorum. İçki bu konuda da bana yardımcı olurdu” açıklamasını yapmıştı.

Röportajda içkiyi bırakmak için çok büyük bir savaş verdiğini ve bu savaşından da başarıyla çıktığını anlatan Özkul, “Dünyaya yeniden gelsem ne içki ne uyuşturucu madde hiçbirini kullanmam. Biliyorum ki hepsi insan sağlığı için çok zararlı şeyler” ifadelerini kullanmıştı.


Son güncelleme: 14:36 - 05.01.2018