Reklamsız Sözcü

Özgecan Aslan’ın yaşamı kitap oldu

Çarşamba Perisi Özgecan, Özgecan Aslan'ın yaşamına ışık tutuyor
15:504 Mayıs 2016
Özgecan Aslan’ın yaşamı kitap oldu
Çarşamba Perisi Özgecan, Özgecan Aslan'ın yaşamına ışık tutuyor

11 Şubat 2015’te alışveriş merkezinden çıktıktan sonra evine gitmek için bindiği minibüste öldürülen Özgecan Aslan'ın hayatı, “Çarşamba Perisi Özgecan” isimli romana konu oldu.

2

Katledilişinin ardından herkesi yasa boğan Özgecan Aslan’ın yaşamı roman oldu. Özgecan Aslan'ın babası Mehmet Aslan’ın anlattığı bir rüyadan esinlenilerek yazılan roman, Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürü Bahaettin Kabahasanoğlu imzasını taşıyor.

 

ÖZGECAN

Kabahasanoğlu, kitapla ilgili yaptığı açıklamada, baba Mehmet Aslan’ın taziye sırasında anlattığı rüyanın kendisini çok etkilendiğini belirterek, olayı şöyle anlattı:

“Özgecan’ın babası, gece gördüğü rüyada kızının kendisine inci taneli bir tespih verdiğini anlattı. O sırada cebimdeki inci tespih aklıma geldi. Onu çıkarıp kendisine verince şaşırdı, çünkü tespihin uçlarında iki tane lale vardı. Mehmet Bey, ‘kızım bana iki lale de vermişti’ diyerek ağlamaya başladı. Sonra bana sarıldı, ben de üzüldüm, çok ağladım. Taziye evinden çıkarken kendisine, bu romanı yazmış olsam, romana buradan başlamayı isteyeceğimi ilettim. Acı azalmaz ama aradan zaman geçti ve beni ziyaret ettiğinde romanı yazmak istediğimi söyledim”

Kültürservisi’nin haberine göre; Kabahasanoğlu, romanın isminin Özgecan'ın günlüğünden geldiğini ifade etti: “Çarşamba günü, Azericede ‘ateş günü’ anlamına geliyor. Rahmetli kızımız da kendi günlüğünü yazarken, Çarşamba Perisi mi? olsun, Ateş Günü Perisi mi? olsun diye tereddüt ediyor ama ilk düşündüğü için Çarşamba Perisi adını koyuyor”

HER YERDE ÖZGECAN’IN ADI VAR

Kabahasanoğlu, roman yazma sürecinde yakından tanıma fırsatı bulduğu Özgecan Aslan'ı şu kelimelerle anlatıyor: “İnsanlara iyi davranan, asla onları üzmeyen, bunu kendi ailesinden başlatan bir karakteri var Özgecan’ın. Hayvanlara bakışı bile çok farklı. Çantasında güvercinler için buğday taşıyor. Küçük torbacıklara buğday koyup meydanlarda gördüğü güvercinleri besliyor. Dünyanın en iyi psikoloğu olmak istiyor. Sesi çok güzel bir kız. Rahmetli kızımızı ve ailesini daha iyi tanıma fırsatı buluyorsunuz kitapta. Kısacası bir periyi okuyacaklar. Özgecan şu an yok ama görevini yapmaya devam ediyor. Parklara, sokaklara adı veriliyor, yasalara adı veriliyor. Bir insan kendi bu dünyadan göçtükten sonra ancak bu kadar varlığını sürdürebilir. Her evin kızı. Afrika’da açılan pek çok kuyuya adı verilmiş”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet