Reklamsız Sözcü

Spotlight filminin yapımcısı Steve Golin: Ülkenizde özellikle basının büyük baskı altında olduğunu biliyorum

Hollywood'un en ilginç yapımcılarından biri: Steve Golin. Golin, Cannes Lions'da Birleşmiş Milletler'in son kampanyasının konuşmacılarından biri olarak bulunuyordu. Ünlü yapımcı, Özlem Gürses'e konuştu.
13:2520 Haziran 2016
Spotlight filminin yapımcısı Steve Golin: Ülkenizde özellikle basının büyük baskı altında olduğunu biliyorum
Hollywood'un en ilginç yapımcılarından biri: Steve Golin. Golin, Cannes Lions'da Birleşmiş Milletler'in son kampanyasının konuşmacılarından biri olarak bulunuyordu. Ünlü yapımcı, Özlem Gürses'e konuştu.

Hollywood’un en ilginç yapımcılarından biri. Anonymous Content ve Propaganda Films’in kurucusu. İyileşmiş bir kanser hastası.

Wikileaks, Sil Baştan, John Malkoviç Olmak, Babil gibi filmlerin yapımcısı. Son olarak Oscar’da iki filmiyle The Revenant ve Spotlight’la en büyük ödülleri aldı.

Steve, Cannes Lions’da Birleşmiş Milletler’in son kampanyasının konuşmacılarından biri olarak bulunuyordu.

Birleşmiş Milletler 17 temel amacını bir seri kampanya filmiyle duyuruyor. Bunların arasında fakirlikle mücadele, kız çocuklarının eğitimi ve çocuk hakları da var…

Steve Golin “Spotlight” filminin yapımcısı olarak çocuk tacizini bir kez daha dünya gündemine taşıdı.

Kendisiyle konuşmasından sonra Cannes Lions sahnesinin kulisinde buluştuk.

Steve, Türkiye’yi yakın tanıyor ve çok seviyor. Ama Spotlight’in Türkiye’de de çok derin bir yaranın kabuğunu kaldırdığının farkında değilmiş…

ÖG : Öncelikle geç de olsa kutluyorum. Oscar da iki filminiz de büyük ödülleri aldı, The Revenant ve Spotlight.

SG : Çok teşekkürler… Bir film iki amaç için yapılır; gişe yapmak ve farkındalık kazanmak. Her iki filmi de gişe kaygısından uzak yapmaya çalıştım. Özellikle Spotlight ilginçti benim için.

ÖG : Ne açıdan ?

SG : Herkes filmdeki gazetecilik hikayesine odaklanmıştı. Araştırmacı gazetecilik tüm dünyada can çekişiyor biliyorsunuz. Ama benim açımdan taciz hikayesi çok daha çarpıcıydı…

ÖG : Gerçekten çok sarsıcıydı.

SG : Evet, özellikle de herkesin herşeyi bilip hiçbirşey yapmaması ! Taciz ne yazık ki dünyanın her yerinde yaşanıyor, çok korkunç. Ama daha korkunç olan kimsenin bu konuda sesini çıkarmaması.

ÖG : Filminiz vizyona girdiğinde çok benzer bir skandal ortaya çıkmıştı Türkiye’de. Bir vakfın çalışanları ve 45 çocukla ilgili…

SG : Gerçekten mi ? Bunu bilmiyordum. Ülkenizde özellikle basının büyük baskı altında olduğunu biliyorum. Ama bu skandalı duymamıştım…

ÖG : Aynen sizin filminizdeki gibi oldu. Herkes üstünü kapatmak istedi. Kimse konuşmaya yanaşmadı.

SG : İşte en karanlık tarafı bu. Beni Spotlight’i yapmaya iten de bu. Bu korkunç sessizlik.

ÖG : Neden böyle oluyor ?

SG : İnanın ben de bilmiyorum, anlamaya çalışıyorum. Kimse “bu işlere” bulaşmak istemiyor. Benden uzak olsun ne olursa olsun diye düşünüyor.

ÖG : Hem sizin filminizde hem Türkiye’de bu olaylar dinle ilişkili kurumların çatısı altında yaşandı…

SG : Ne acı değil mi ? İşte bu yüzden insanlar samimi inançlarını da sorgulamaya başlıyorlar, inançları sarsılıyor.

ÖG : Bundan sonra ne yapacaksınız ?

SG : 61 yaşındayım, insan bu yaşlarda başka tatminler arıyor. Farkındalık yaratan filmler yapmaya devam edeceğim.

İşte BM’nin kız çocukları için hazırladığı kampanya videosu

Son güncelleme: 14:2920.06.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet