Reklamsız Sözcü

60’lar sesini kullanmayan yarım oyuncularla doludur

Müthiş Bir Film'de ateşli yönetmen Ali Kemal'i oynayan Gürgen Öz, Sözcü Pazar'a açıkladı
Yüksel ŞENGÜL
00:5418 Eylül 2016
60’lar sesini kullanmayan yarım oyuncularla doludur
Müthiş Bir Film'de ateşli yönetmen Ali Kemal'i oynayan Gürgen Öz, Sözcü Pazar'a açıkladı

Gürgen Öz “60’larda sesli çekim yok, dublaj vardı. Kendini konuşmayan ama fiziken kameraya uygun olan ve sırf bu yüzden seyircinin sevdiği aktörler izlenirdi” dedi.

En son N’olur Ayrılalım dizisinde izlediğimiz Gürgen Öz, şimdi de 23 Eylül Cuma günü vizyona girecek olan Müthiş Bir Film’le sinemalara geliyor.Filmde canlandırdığı 60’lı yılların Yeşilçam yönetmeni Ali Kemal’i ve yeni oyununu konuştuk…

34

– Adı gibi Müthiş Bir Film mi bu?
Ekip olarak iyi bir durum komedisi yarattık. Ülke olarak böylesi gergin zamanlar geçirirken insanların biraz olsun rahatlamasını, gülümsemesini sağlayabilirsek ne mutlu bize. Çok şık bir dönem filmi bu.
– Zaman Makinesi 1973 filminde de 70’lere gitmiştiniz…
Şimdi de 60’lara gidiyorum… Bence 70’ler, 60’lar çok daha samimi, çok daha gerçek dönemler. Seyirciye bunu hatırlatmak hoşuma gidiyor.
– 60’ların Yeşilçam’ında film yapmak isteyen yönetmen Ali Kemal…
Ali Kemal’i keyifle oynadım. Hem 60’ları yaşadım hem de Yeşilçam’ın kokusunu aldım, yaşadım.

28

– 60'larla ilgili hazırlık yaptın mı?
Zaman Makinesi 1973’te tam 140 filme imza atmış gerçek bir Yeşilçam efsanesi olan Aram Gülyüz’le çalıştım. Onunla çalışmak sinema adına benim için çok güzel bir deneyim sağladı. Yeşilçam’a dair her şeyi ondan öğrendim.

33

BU FİLM SIRTINI KÜFÜRE DAYAMIYOR

– Şöhret olmak isteyen ama yeteneği olmayan kadın karakteri Demet Gül oynuyor.
Demet Gül’ün yeteneksiz oyuncu adayı rolüne bayılacaksınız. Çok güleceksiniz.
– 60’larda yeteneği olmadığı halde oyuncu olmaya kalkanlar var mıydı?
Yeteneği olmadığı halde oyuncu olmaya kalkanlar her dönemde vardır. 60’larda muhteşem aktörler var. Benim de çok büyük hayranlık duyduğum aktörler. Öyle ki daha üstüne gelen olmamıştır. Ancak şu bir gerçek ki, o dönem sesli çekim yok, dublaj vardı. Kendini konuşmayan ama fiziken kameraya çok uygun, sırf bu yüzden seyircinin sevdiği aktörler de vardı o dönem…

37

– Sesi olmayan oyuncular.
Ses bu işin yarısıdır. Sizi başkası konuşursa aktörlüğün doğasına ters düşersiniz. Çünkü seyirciye tüm duyguyu veren sesiniz, nasıl konuştuğunuz, tonlamalarınızdır. 60’lar sesini kullanmayan yarım oyuncularla doludur. n Seyirci, Müthiş Bir Film’e neden gitsin?
Bu film sırtını küfüre dayayıp güldürmeye çalışmıyor. Bu yüzden sürekli birbirine küfreden, gergin bir toplum haline geldik.

36

FERHAN ŞENSOY OYUNU GELİYOR

– En son N’olur Ayrılalım dizisindeydiniz.
Nilay Duru ve Aras Aydın’la birlikte oynadığım başarılı bir diziydi ama ne yazık ki reyting kurbanı oldu. Bunun dışında, dizi sektörü başarılı işler yapıyor, yurt dışında da izleniyor. Dizi süreleri kontrol altına alınırsa daha iyi sonuçlar çıkabilir.
– Nasıl bir dizi projesi Gürgen Öz'ü heyecanlandırır, onu coşturabilir?
Drama yapmak ya da anti bir karakter oynamak benim için çok zevkli olur.
– “Çok heyecanlanıyorum” dediğiniz bir Ferhan Şensoy oyunu var…
Ferhan Şensoy bir usta. Benim çok saygı duyduğum bir tiyatro adamı. Yıllarını, tavizsiz bu sanata verdi. Ekim ayında sergileyeceğimiz oyunun adı Hayrola Karyola. Oyunu yazdığı dönem neleri eleştirmiş, neleri öngörmüşse Türkiye’de hepsi hâlâ geçerli. Tam bir kara komedi. Onun tekstini oynamak bir zevk ve ayrıcalık. Kaldı ki, ilk kez yazdığı bir teksti, başka aktörler canlandıracak. Oyunu sevgili Zeliha Berksoy yönetecek ki, bu da başka bir zevk. Tiyatro adına seyircinin seveceği bir komedi, iyi bir taşlama olacak.

32

TOPLUM NE YAZIK Ki NEVROTiK OLDU!..

– İlk kitabınız Nevrotik çok sevildi…
Yazmayı çok seviyorum. Ortaokul, lise yıllarından beri sürekli yazıp, çizdim.
– Nevrotik, neyi anlatıyor?
Nevrotik, ülke olarak içinde bulunduğumuz durumlarla ilgili olarak yazıldı. Artık her şey absürd ötesine ulaştı. Bu kadar anormalliği bir toplumun kaldırabilmesi mümkün değil. Büyük bir nevroz yaşıyoruz. Stresten, gerilimden, paranoyadan, mahalle baskısından adeta nevrotikleştik. Farkındayız ya da değiliz ama durum bu. Nevrotik, bu durumları anlatan, eğlenceli ve sivri bir taşlama diyebilirim. Kitap çok sevildi. İnsanların söylemek istediklerini söylüyor bir noktada. Sonbaharda ise ilk romanım, Karanlık Köy okuyucuyla buluşacak.

31
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet