Reklamsız Sözcü

71’lik yum­ruk­lar!

Pop mü­zi­ği­nin ef­sa­ne­si Sel­çuk Ural for­mu­nu spo­ra borç­lu
Yüksel ŞENGÜL
01:0029 Mayıs 2016
71’lik yum­ruk­lar!
Pop mü­zi­ği­nin ef­sa­ne­si Sel­çuk Ural for­mu­nu spo­ra borç­lu

Sel­çuk Ural “S­por­la ya­şa­dı­ğım aşk, ha­yat­ta ol­du­ğum sü­re­ce de­vam ede­cek. Be­nim mü­zik­te­ki ma­ra­to­num hiç bit­me­ye­cek, bu yüz­den form­da ol­mam ge­re­ki­yo­r” de­di.

Sel­çuk Ura­l'­la “Bu­ra­sı be­nim ma­be­di­m” de­di­ği Le­vent Te­nis Ku­lü­bü'n­de bu­luş­tuk. 60'lı yıl­la­rın ro­man­tik pren­si olan Ural, bu­gün 71 ya­şın­da. “Yü­re­ğim hâ­lâ de­li­kan­lı­” di­yen us­ta şar­kı­cıy­la ön­ce as­la kop­ma­dı­ğı spo­ru, son­ra mü­zi­ği ve kay­bet­ti­ği sa­nat­çı dost­la­rı­nı ko­nuş­tuk…

47

– Spor­dan vaz­geç­mi­yor Sel­çuk Ural…
Spor­la ya­şa­dı­ğım aşk, ha­yat­ta ol­du­ğum sü­re­ce de­vam ede­cek.
– Te­ni­si bı­rak­tın mı?
Ar­tık te­nis oy­na­mı­yo­rum ama te­nis­te sa­yı­sız ku­pa­la­rım var. Hül­ya Av­şa­r'­dan Fer­hat Gö­çe­r'­e ve Mus­ta­fa San­da­l'­a ka­dar pek çok sa­nat­çı­ya te­ni­si ben sev­dir­dim. Le­vent Te­nis Ku­lü­bü be­nim ma­be­dim­dir. Spo­ru­mu bu­ra­da ya­pı­yo­rum, za­man za­man da sah­ne­ye yi­ne bu­ra­da çı­kı­yo­rum.
– Şim­di boks ya­pı­yor­sun.
Boks ina­nıl­maz ter ve tok­sin at­tı­rı­yor, ne­fes açı­yor, yağ yak­tı­rı­yor. İlk 15 da­ki­ka şe­ker, son­ra yağ yak­ma­ya baş­lı­yor­sun. Her­ke­se tav­si­ye ede­rim. Şu gör­dü­ğün 71'lik yum­ruk­la­rın önün­de dur­mak çok zor­dur (gü­lü­yor).
– 71 ya­şın­da­sın ama genç­le­re taş çı­kar­tı­yor­sun…
Mü­zik­te­ki ma­ra­to­num hiç bit­me­ye­cek, bu yüz­den form­da ol­mam ge­re­ki­yor. Bok­sun sah­ne per­for­man­sı­na kat­kı­sı bü­yük olu­yor.
– Si­zin ku­şak­tan er­ken hav­lu atan­lar ol­du…
Biz do­na­nım­lı bir ku­şak­tık. Tan­ju Okan­lar, Ber­kant­lar, Cem Ka­ra­ca­lar, Ba­rış Man­ço­lar… Ne ya­zık ki bu ku­şak­ta yap­rak dö­kü­mü ol­du. Ço­ğu ken­di­ne bak­ma­dı, al­ko­lü ha­yat­la­rın­dan ata­ma­dı. Genç ne­sil sa­nat­çı­la­rı­mız için sağ­lık ve spor­la il­gi­li bir ki­tap ha­zır­lı­yo­rum şim­di.
– O yap­rak dö­kü­mü­nü ko­nu­şa­lım mı?
İlk dü­şen yap­rak Tan­ju Oka­n'­dı. İnan­ma­ya­cak­sı­nız ama Tan­ju (Okan)'nun ce­na­ze­si­ni spon­sor bu­lup kal­dır­dık. Po­pun o dev is­mi ne ya­zık ki eko­no­mik ola­rak sı­fı­rı tü­ket­miş­ti. Nük­het Du­ru o za­man POP­SAV Baş­ka­nı'y­dı ve “Tan­ju'nun ce­na­ze­si­ni na­sıl kal­dı­ra­ca­ğız?” di­ye sor­du. Spon­so­ru ben bul­dum ve kal­dır­dık ce­na­ze­yi.

49

SAHNEDEN VAZGEÇEMEM

– Ber­kan­t'­ın son dö­ne­mi de sı­kın­tı­lıy­dı ga­li­ba…
Sa­man­yo­lu şar­kı­sıy­la ef­sa­ne olan Ber­kant, eko­no­mik sı­kın­tı­day­dı. Has­ta­la­nın­ca dev­let “İş­te has­ta­ne, ora­da te­da­vi ol­su­n” de­di ama o ka­dar çok ek mas­ra­fı var­dı ki, baş et­mek müm­kün de­ğil­di. Prof. Dr. Bin­gür Sön­me­z'­i ara­dım, “Be­nim ya­nı­ma ge­ti­ri­n” de­di. Sön­mez ho­ca, Ber­kan­t'­a beş ku­ruş al­ma­dan üç ay has­ta­ne­de ço­cuk gi­bi bak­tı.
– Baş­ka gi­den­ler de var…
Ne ya­zık ki evet… Cem Ka­ra­ca var, Fer­di Öz­be­ğen var, Ad­nan Şen­ses var… Bu ar­ka­daş­lar da gö­çüp git­ti­ler. Ama de­di­ğim gi­bi on­lar iç­ki ma­sa­la­rın­day­ken ben spor ya­pı­yor­dum.
– Siz hâ­lâ sah­ne­ye çı­kı­yor­su­nuz…
Da­ha da çı­ka­ca­ğım. Sah­ne­ye çı­kıp üç sa­at prog­ram ya­pı­yo­rum, 40 şar­kı söy­lü­yo­rum.

46

ŞARKI BOMBA ETKİSİ YARATTI

– Ya­rım asır ol­du…
1963'te Ke­nan Do­ğu­lu'nun ba­ba­sı Yur­da­er Do­ğu­lu ve Al­per Fey­ma­n'­la Jü­pi­ter Gru­bu'nu kur­duk, so­list ola­rak ben çık­tım. 53 yıl­dır sah­ne­de­yim.
– Türk­çe söz­lü ba­tı mü­zi­ği şar­kı­la­rı si­zin dö­ne­mi­niz­de baş­la­dı…
Evet, şar­kı­la­rı­mı­zı ço­ğun­luk­la İn­gi­liz­ce söy­ler­dik. Son­ra bir gün Se­zen Cum­hur Önal “Sa­na Türk­çe söz­lü bir şar­kı ya­pa­ca­ğı­m” de­di. Yıl, 1967… O dö­ne­min ün­lü İtal­yan şar­kı­cı­sı Tony Cucc­hi­ara'­nın Gi­oni­a şar­kı­sı­na Türk­çe söz yaz­dı. Rü­yam­da Se­ni Gör­düm Dün Ge­ce ad­lı bu şar­kı bom­ba et­ki­si yap­tı.

50

SON YAPILAN İŞLER KÖTÜ

– Gü­nü­müz pop mü­zi­ği­ni na­sıl gö­rü­yor­su­nuz?
Se­zen Ak­su, Nük­het Du­ru, Tar­kan ve ba­zı de­ğer­li sa­nat­çı­la­rı­mız el­bet­te çok ba­şa­rı­lı ol­du­lar. An­cak di­ğer­le­ri­ne ba­kar­sak, son 15 yıl­da ya­pı­lan şar­kı­lar­dan hiç­bi­ri beş yıl son­ra ha­tır­lan­ma­ya­cak bi­le.
– Si­zin dö­ne­mi­niz­de ga­zi­no­lar var­dı…
Ro­man­tik şar­kı­lar söy­lü­yor­dum, gen­cim, ya­kı­şık­lı­yım… Ga­zi­no­lar­da ya­pı­lan ka­dın­lar ma­ti­ne­si­ni ben dol­du­rur­dum. Bu yüz­den ga­zi­no pat­ron­la­rı pe­şi­mi bı­rak­maz­dı. Yı­lın 360 gü­nü ça­lı­şır­dım.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet