Reklamsız Sözcü

Eksik kalan yaşamlara ayna tuttuk

‘Yarım’ filminin başarılı yönetmeni Çağıl Nurhak Aydoğdu ŞIK’a anlattı
Gamze KAYA
00:4717 Mayıs 2016
Eksik kalan yaşamlara ayna tuttuk
‘Yarım’ filminin başarılı yönetmeni Çağıl Nurhak Aydoğdu ŞIK’a anlattı

Çağıl Nurhak Aydoğdu yönetmenliğinde beyazperdeye aktarılan ‘Yarım' sadece çocuk gelinlerin hikayesine değil, olaylara izleyici kalan toplum gerçekliğine de ayna tutuyor. Film hepimizi özeleştiri yapmaya çağırıyor…

Türkiye, eksik kalan yaşamların, hayalleri kursağında kalan 15'lik gelinlerin coğrafyası. Kimi okul yüzü görmeden dağda çoban olur, kimi de defterin, kalemin tadı damağında kalmış gencecik filizlere dönüşür. Bütün bu kuraklığa inat yeşeren filizlerin güzelliği tabiatla yarışır. Bu kez de Türkiye'de acısı çok tanıdık gelen binlerce çocuktan sadece birinin, Fidan'ın hikayesinin anlatıldığı ‘Yarım' filminin yönetmeni. Çağıl Nurhak Aydoğdu'yla bir aradayız.

36

‘Yarım' filmiyle tanıdık sizi. Bize biraz kendinizi anlatır mısınız? 
9 Eylül Üniversitesi'nden mezun oldum. Sinema, yaşamımdaki acıları ve olayları en iyi ifade edebileceğim alan ve sinemayı gerçekten çok seviyorum. Yönetmen yardımcılığıyla başlayan ve uzun seneler edindiğim deneyimlerim sonucu ‘Yarım'ı yazmaya karar verdim.
Neden film çekme serüveninize ‘Yarım'la başladınız?
Malatyalı bir ailenin İzmir'de büyümüş çocuğuyum. Malatya, doğunun bir parçası olarak görülmese de çocukluğum ve yaşamımın orayı sembolize eden bir yanı var. Orada bulunduğum süre boyunca beni etkileyen, çocuklukları kaybolan kızların yaşam hikayelerini, onları hırpalamadan, sorunlarına dokunarak anlatmaya çalıştım.
İzleyiciyle buluşturduğunuz ve bir dağ köyünde yaşayan Fidan'ın hikayesi nedir?
Üniversite yıllarından beri yazmayı düşündüğüm bir projeydi Fidan fakat çocuk hikayeleri konusunda çok hassas biriyim. Gülsüm Kavas'ın büyük desteği oldu bu süreçte bana. Ece'nin yani filmdeki adıyla Fidan'ın resmini bana ilk gönderdiğinde, “Tamam. Ece, ‘Fidan' olmalı” dedim. Neyse ki Ece'nin ailesi kızlarının hayallerine önem veren, onun geleceği için her şeyi yapan insanlar. Ayrıca hikayeyi mümkün olduğunca ajitasyona kapattık.

38

Acılar aynı, coğrafyalar farklı…

Toplumu ilgilendiren acıların ve olayların sanata konu olması toplumu harekete geçiriyor mu?
Ne yazık ki cevabım hayır. Örneğin bu filmi hazırlarken çok destek aradım fakat ne yazık ki hep olumsuz dönüşler aldım. Çocuk gelinlerle ilgili yasalaşma düzenlemesi konusu gündemde olduğu için bunu anlayabilirim fakat umarım sanatsal anlamda bu olaya vermedikleri desteği yasal yollarla verirler. Bu vesileyle kanunun yeniden gündeme gelmesine sebep olabilirsek de bundan büyük mutluluk duyarız. Şunu da belirtmek isterim ki biz bu filmden hiçbir gelir elde etmedik. New York, California, Washington gibi birçok ülkede faaliyet gösteren bir yardım kuruluşu aracılığıyla filmin gösterimini yaparak gelirini kız çocuklarına burs olarak harcayacağız. ‘Yarım', Amerika'daki gösterimlerden sonra kız çocuklarına fayda olarak geri dönecek ve bizi bu filmle ilgili en çok bu durum mutlu edecek.

Son güncelleme: 08:0917.05.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet