Reklamsız Sözcü

Elyaftan bir popom ve göbeğim var

Ekranın sevilen yüzlerinden Ceren Taşçı, son dönemde karşımıza ‘No:309’ dizisinin Filiz’i olarak çıkıyor. Rol icabı kilolu görünmek için taktığı elyaf poposu ve göbeğinden özel hayatına, oyuncuyla keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Edda SÖNMEZ
00:528 Eylül 2016
Elyaftan bir popom ve göbeğim var
Ekranın sevilen yüzlerinden Ceren Taşçı, son dönemde karşımıza ‘No:309’ dizisinin Filiz’i olarak çıkıyor. Rol icabı kilolu görünmek için taktığı elyaf poposu ve göbeğinden özel hayatına, oyuncuyla keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Seni biraz daha yakından tanıyalım. Önce tiyatro, sonrasında yarışma… Küçük yaşlarda kendine bir hedef belirlemiş miydin?

Benim hikâyem çocukluğumdan başlıyor. Çocukluğumdan beri severim tiyatroyu. Kendimi bildim bileli taklit yapmayı çok severim, en çok annemi güldürmeyi severim. Benim hikâyem buradan başlıyor. Anaokulunda bizi ilk kez bir tiyatro oyununa götürdüklerinde, seyircilere bir soru soruyorlar ben oturduğum yerden kalkıp kimseye bir şey demeden sahneye çıkıyorum. Oyuncular şokta, öğretmenlerimde soruyu cevaplıyorum ama beni sahneden zar zor indiriyorlar. O günden beri de kurslar, oyunlar, üniversite derken sahnedeyim. Hatta, orta bire giderken bir gün eve gelip anne ben sahnede ölmek istiyorum demiştim. İlkokuldan, liseye, öğretmenlerimden, aileme kadar etrafımdaki  herkes benim oyuncu olmam gerektiğini düşünüp, beni desteklediler. Tiyatro sahnesi her zaman kendimi en iyi hissettiğim yer olmuştur. Ve bu yüzden tiyatro okumayı tercih ettim, çok mutlu oluyorum oynarken. Yarışmaya katılmamdaki en büyük etken ise isimlerdi. Birlikte çalışmanın hayalini kurduğum insanlar bir çatı altında toplanmışlardı.

Ne mezunusunuz?

Kadir Has üniversitesi tiyatro bölümü mezunuyum. Şuan yüksek lisansımı yapıyorum Film ve Drama bölümünde.

Kaç yıldır bu işin içindesin?

Çocukluğumdan beri sadece lise ve üniversite yıllarımda ara verdim. Benim için televizyon yeni . Komedi Türkiye vardı bir de Star TV’de bir dizi de bir ay kadar deneyimim oldu. Aslında bakarsanız No: 309 dizisi ilk projem diyebiliriz.

5

SİZDEN SAKLADIĞIM BÜYÜK BİR SIRRIM VAR

Ceren’den biraz daha bahsedersek hakkında bilmediğimiz ne var?

Sizden sakladığım büyük bir sırrım var.(gülüyor). Okuldan 4-5 arkadaş yeni bir oluşum içerisine girdik. Beraber bir tiyatro kurduk ve ismimizde “NEVA“. Yeni bir oyuna çalışmaya başladık ve hayal ettiğimiz şey ileride kendi sahnemize sahip olmak ve orada atölyeler düzenlemek, oyunlar yapmak orayı bize ait bir yere çevirmek.

ÇOK YARAMAZ BİR ÇOCUKTUM

Nasıl bir çocukluk geçirdin?

Aslında çok yaramaz bir çocuktum. Oyun oynamayı çok seven bir çocuktum. Annem ve babam çalışmak zorunda oldukları için eve yorgun geldikleri zaman ben onlara taklit yapardım. Sırf annem yorgun olduğu için biraz gülsün diye yapardım. Ve bütün çocukluğum boyunca Türk filmi izlerdim. Sokakta oynamayı çok severdim annem camdan ‘'Cereennnn''diye bağırırdı. En sevdiğim oyunlardan birisi beste yapmaktı ve bebeklerimle oynamaktı. Müziği çok seviyorum sürekli kendi kendime şarkılar söyleyip besteler yapardım. Şarkıcı olduğumu hayal ediyordum. Benim sesim gerçekten güzel değil. Ama şarkı söylemeyi çok seviyorum. Hayal ettiğim rollerden biri şarkıcıyı oynamak.

FİLİZ KARAKTERİ ÇOK HEYECANLANDIRDI BENİ

No: 309 dizisini kabul etmendeki en büyük etken neydi?

Aslında bakarsan komedi olması ve Filiz karakterinin de çok tatlı yazılmış olması. İlk okuduğum anda çok heyecanlandırdı beni. Ben her karakteri oynamak istiyorum. Ama Filiz karakteri ayrıca heyecanlandırdı beni. Çünkü çok renkli bir karakter birçok şeyi göstere biliyorsun.

8

ELYAFTAN TAKMA POPOM VAR

Filiz karakterine bürünürken nasıl hazırlanıyorsun neler yapıyorsun?

Öncelikle elyaftan bir takma popom var sonra göbeğim. Abartılı makyajım yapılıyor, Filiz’e özel saçlarım ve en son benimi yapıyorlar. Filiz'i fiziksel olarak var ederken kostümden, makyaja, saça bütün ekiple birlikte özenle ve keyifle çalışıyoruz. Filiz'i oynamaksa onu anlamakla başlıyor. Zengin sonradan görme, sonradan kilo almış, takıntılı, sinir hapları kullanmış nişanlısından ayrılınca ve  bu yüzden yemekle kafayı bozmuş, “Eröl”e deli gibi aşık, çekirdek ailesini çok seviyor… Ve ve ve böyle bir sürü şey sayabilirim. Filiz ile ilgili bunları anlayıp ayağa kalktığınızda bedeniniz ve sesiniz size yol gösteriyor. Filiz'i oynarken en önem verdiğim şey yaşayan biri olması. Filiz’in dünyasını anlamak gerekiyor. Öyle bir kadın var gerçekten benim için. Yemek yemeği seven, eşini seven, kilosunu, dış görüntüsünü ve bedenini seven kendine güvenen ayakları yere basan bir kadın Filiz. Onu anladığım yerden de eğlenerek canlandırıyorum.

BALLANDIRA BALLANDIRA KEYİF ALA ALA YEMEK YEMEYİ ÇOK SEVİYORUM

Çok klişe bir soru belki ama yine de soracağım… Ceren ve Filiz arasında benzerlikler var mı?

Var, tabii ki. Mesela yemek yemek. Bayılıyorum yemek yemeğe. Ben de yemek yemekten çok keyif alıyorum. Elbette Filiz kadar her şeyin önünde tutmuyorum yemek yemeyi, kimseyi tehdit etmiyorum mesela yemek için. (GÜLÜYORUZ) Ama ballandıra ballandıra keyif ala ala yemek yemeyi çok severim, sofra kurmayı, sofra muhabbetini de öyle… Zaten ilk teklif geldiğinde masaya oturduğumda hem yemek yiyeceğim, hem oynayacağım daha ne olabilir dedim. Ve gerçekten yemek yemeği çok seviyorum .

MUHABBETİ SOHBETİ BOL BİR EKİBİZ

Biraz da ekipten bahsedebilir miyiz? Bu ekibin enerjisini nasıl tarif edersin?

Bir kere herkes birbirinden farklı çok özel ve çok çok güzel . Bir araya geliyoruz ve neşeyle keyifle çalışıyoruz. Biz gerçekten birbiriyle çalışırken mutlu olan, birbirini besleyen, muhabbeti sohbeti bol bir ekibiz.

7

NO:309 BENİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR ŞANS

“No: 309 benim dönüm noktam” diyebilir misin?

Dönüm noktası demektense çok büyük bir şans demeyi tercih ederim. Bunca zamandır bir oyuncu olarak biriktirdiklerimi gösterebileceğim, biriktirdiklerim üzerinden yeni deneyimler yaşayabileceğim, daha çok öğrenebileceğim ve öğrendiklerimi ekrandan sizlerle paylaşabileceğim birçok kapıyı açan sihirli bir anahtar oldu benim için.

TIP OKUMAYA CESARET EDEMEZDİM AMA…

Oyuncu olmasaydın hangi mesleği yapmak isterdin?

Kesinlikle masa başı işi yapamazdım, hareketli bir iş yapmam gerek. Belgesel çekebilirdim hayvanları çok seviyorum. Tıp okumaya cesaret edemezdim o yüzden veteriner olurdum da diyemiyorum. Gazeteci olabilirdim belki. Bol bol kültür sanat haberleri yapardım.

OYUNCULUKTA GÜZEL VEYA ÇİRKİN BİR KISTAS OLMAMALI

İçinde bulunduğun sektörde dış görünüşe önem veriliyor… Sen zorluklar yaşadın mı?

Bir süre buna inanmadım. Çünkü oyunculuğun böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum ve buna inanmak istemedim. Yani oyunculukta güzel veya çirkin bir kıstas olmamalı. Yani oynuyorsanız varsınızdır, samimiyseniz varsınızdır. No:309 dizi başlamadan önce evet menajerimle beraber oturup konuştuk ve daha fazla teklif gelebilmesi için böyle bir şeyin olması gerekiyor dedi. Bende havuza yazıldım, diyetisyene gitmeye başladım ve tam böyle kilo vermek üzereyken bir gün telefonum çaldı ve “sakın, dur kilo verme, hatta kilo al” dediler. Gerçekten böyle oldu ve ben hayatımın şakası mı bu dedim.(gülüyor)

BEN İŞİME AŞIĞIM

Günün birinde başka bir karakter için zayıflaman gerekirse diyet yapar mısın?

Ben işime aşığım gerçekten beni heyecanlandıran her rolü oynarım. Zayıflaman gerekirse zayıflarım şişmanlamam gerekirse şişmanlarım yeter ki beni heyecanlandırsın. Ben her şeyi oynarım. Bu arada azimliyimdir. İlkokulda bale de bale hocam sen biraz kilolusun bale değil de tiyatro ya git dediği için bisikletin üzerinden inmeyip diyet yapıp 1 ay içerisinde kilo verim karşına çıkıp bende olmak istiyorum diyen bir insanım.

rop

Siyasetle aran nasıl?

Herkes gibi gündemi takip ediyorum.

Biraz da güzel şeylerden bahsedelim. Mesela aşktan… Hayatında biri var mı?

Hayatımda şuan biri yok.

İLK GÖRÜŞTE AŞK’A İNANMIYORUM

İlk görüşte aşk inanır mısın?

İnanmam. İlk görüşte hissedilen şeyin fiziksel bir beğeninin ötesine geçtiğini düşünmüyorum. İnsan birbirini tanıdıkça aşık olur, zaman geçirdikçe… Mesela bir insanın yaydığı enerji en önemlisi benim için, her şeyden önce beni etkileyen bu oluyor sanırım.

GÜN İÇERİSİNDE 500 KERE AŞIK OLUYORUM

Aşk senin için ne ifade ediyor?

Buradan bir anda şeye bağlayacağım ama aşk benim için hayatı yaşama biçimi. Ben her şeye aşığım yani ben gün içerisinde de 500 kere aşık oluyorum. Yeni bir şarkı dinlediğimde, film izlediğimde, bir küçük kedinin başını okşadığımda. Gerçekten aşk duyuyorum her şeye. Bir insana duyulan aşk o ayrı ama benim hayatla iletişim kurma halim böyle. Severek ve aşık olarak yaşamak. Anneme babama ve abimi de aşığım.

Peki, bugünlere gelene kadar kimin desteğini gördün?

En başta ailem destek oldu. Okuldaki hocalarımda destek oldu. Yani ekstra bir insan söyleyemeyeceğim. Aslında hayatıma giren herkes destek oldu.

BİNNUR KAYA’YA AŞIĞIM

Oyunculardan kimleri beğeniyorsun?

O kadar çok isim sayabilirim ki benim için en zor sorulardan biri oldu. Nadir Sarıbacak, Haluk Bilginer, Halit Ergenç, Demet Evgar, Erkan Kolçak Köstekli, Derya Karabaş… Binnur Kaya aşığıyım. Söylemezsem ölürüm Münir Özkul, Adile Naşit, Perran Kutman ve Kemal Sunal'ı çok seviyorum benim için özel isimler… Sonra Juliette Binoche, Mads Mikkelsen, Cate Blanchett, Tilda Swinton, Gary Oldman durdurun beni yoksa susmayacağım. Gülse Birsel'le çalışmayı çok istiyorum. Şener Şen, Haluk Bilginer ile oynamayı çok isterim.

NO: 309 BENİM İÇİN BİR ŞANS GERÇEKTEN

Katıldığın yarışma (Komedi Türki'ye) programı olmasaydı yine bu yerde olur muydun?

Bu yarışma programını şans olarak görüyorum. İlk televizyonda görüldüğüm yer ve bir skeç programı olduğu için gerçekten işime yaradığını düşünüyorum. Âmâ ben bunu hep istedim ve arzuladım ve dileklerimi hep o yönde diledim. Bunun okulunu okudum ve daha sonra yapmak istediğim şeyi yaptım ve sonrada kollarımı açtım. No 309 benim için bir şans gerçekten.

BİR GÜN OYUNCULUĞU BIRAKIRSAM, SIRTIMA ÇANTAMI ALIP DÜNYAYI DOLAŞIRIM

Bir gün oyunculuğu bırakırsan ne yaparsın? 

Bırakmam. Şu an hiç hayal edebildiğim bir yer değil ama hadi biraz zorlayıp düşündüm diyelim ”Bir gün oyunculuğu bırakırsam, sırtıma çantamı alıp dünyayı dolaşırım. Kendimi ormanlara, nehirlere, dağlara vururum, parasız ve yalnız gidebildiğim yere kadar.”

EN ÇOK YAPMAK İSTEDİĞİM ŞEY SİNEMA FİLMİ YAPMAK

10 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

10 yıl içerisinde yapabildiğim kadar iş yapmak istiyorum. Oynayabildiğim kadar farklı çeşitli karakter oynamak istiyorum. Sinema filmi yapmak istiyorum en çok yapmak istediğim şey.

Yemek yemeği çok seviyorsun peki yemek yapmayı da sever misin?

Evet, yemek yapmayı çok seviyorum. Taze fasulye ve çorbalarım güzeldir.

rop-2

Hayatta takıntıların var mı?

Yok denecek kadar az. Takıntı haline hiç bir şeyi getirmiyorum. Çünkü hayat o kadar kısa ki buna zaman ayırabileceğin yer değil. Olabildiğince takıntısız olmak gerek. Her şeyi kabullenmek gerek.

Ünlü olmakla ilgili ne düşünüyorsun? Seni çok etkiledi mi bu durum? Artık herkes seni tanıyor…

Yaptığınız şeyin sevilmesi çok güzel. İnsanlar beni sokakta durdurup “Size çok gülüyorum” dediklerinde doğru bir şey yaptığımı hissediyorum. Eskisine göre daha çok insanla göz göze geliyorum, selamlaşıyorum, gülümsüyoruz karşılıklı ve bu his çok güzel.

Seni en çok ne sinirlendirir?

Söz verilip yerine getirilmemesi, samimiyetsiz tavırlar, yalanlar ah yalanlar…

En sık kullandığın kelime nedir?

Fanki (Gülüyor) Arkadaşlarımız arasında sürekli birbirimize “fanki” deyip duruyoruz. Ah bir de bazen falanı çok kullanıyorum. Pek sevmiyorum ama falanı, takılıyor dilime bazen.

Dizi çekimleri yoğun geçiyor. Setten geriye kalan zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun?

Şu aralar tiyatro oyunumuzun provalarına bolca vakit ayırıyorum. Onun dışında arkadaşlarımla vakit geçiriyorum, kitap okuyorum, film izliyorum bol bol konser izliyorum fırsat buldukça.

Son güncelleme: 14:2008.09.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet