Reklamsız Sözcü

Her genç kız özgür olmalı

Türkiye’nin kanayan yarasına parmak basan ‘Göç Zamanı’ dizisinin Kiraz’ı Elif Ceren Balıkçı Sözcü’ye konuştu...
Edda SÖNMEZ
00:563 Nisan 2016
Her genç kız özgür olmalı
Türkiye’nin kanayan yarasına parmak basan ‘Göç Zamanı’ dizisinin Kiraz’ı Elif Ceren Balıkçı Sözcü’ye konuştu...

 

Oyunculuğa henüz bir çocukken sekiz yaşında başlayan Elif Ceren Balıkçı, kariyerinde hep başarılı işlerde olmanın mutluluğunu yaşıyor. Şimdi 16 yaşında olan Balıkçı, tıpkı dizi setine olduğu gibi röportaja da annesiyle geldi. Onunla olmaktan büyük bir mutluluk duyduğu ve güç aldığını söyleyen güzel oyuncu şimdilerde Vahide Perçin ve Talat Bulut gibi ustalarla birlikte ülkemizin en büyük sorunlarından; okula gönderilmeyen, erken yaşlarda evlendirilen kız çocukları meselesine değinen ‘Göç Zamanı'nda boy gösteriyor. Elif Ceren Balıkçı ile oyunculuk kariyerini ve hayata dair beklentilerini konuştuk.

– Sizi hiç tanımayan birine kendinizi nasıl anlatırdınız?
Çok neşeli, sürekli her şeye olumlu bakan, duygusal ve genelde hep gülümseyen bir insanım. Benim karakterimi yansıtan şey pozitif oluşumdur. Başımdan ne geçerse geçsin bütün olumsuzluklara karşı yine dimdik durabilen bir insanım. Hırslı biriyim aynı zamanda. Bir işi yarım bırakmak bana göre değil.

Gel-gitleri olan birini oynamak isterim

Canlandırmayı çok istediğiniz karakter var mı?
Üzerinde çalışmanın ilgi çekici olduğunu düşündüğüm ve oyunculuk konusunda beni daha farklı bir boyuta taşıyabilecek duygusal gel-gitleri olan bir kızı oynamak isterim. Ayrıca insanları son dakikada şaşırtacak ve kendilerini sorgulatacak karakterler de ilgimi çekiyor.

– Türkan Şoray kuralların olacak mı?
Böyle bir şeyi şimdiye kadar hiç düşünmemiştim. Türkan Şoray oyunculuğuyla duruşuyla bizlere her zaman örnek oldu. Onun kendine ait kuralları kendi kişiliğini belirliyor. Benim de aile yapıma, kişiliğime, duruşuma uyan kurallarım olacaktır.

KiRAZIN CESARETi BENi ETKiLiYOR

– Canlandırdığın karakteri bize anlatır mısın?
Kiraz, hayata dair çok güçlü duran bir genç kız. Kiraz'ın ortanca çocuk sendromunu yaşıyor olması onun için bazı sıkıntılara yol açıyor. Özellikle annesiyle ablasının arasındaki ilişkiyi çok kıskanıyor. Ve Kiraz ona sunulan hayatı yaşamak istemiyor. Kendi hayatını kendisi çizmek istiyor. Ablasının hayali okula gitmek, ama o okula gitmiyor. Onun amacı çalışıp evine para getirmek. Annesini ve ablasını çalıştırmak istemiyor.
– Rolünde en çok hangi yönler ilgini çekti? Karakterinde seni etkileyen neydi?
Kiraz'ın cesareti, özgürlüğü ve korkusuz olması. Kendi doğrularının peşinden gitmesi ve sonucu her ne olursa olsun aklına koyduğunu yapıyor olması. Çünkü Kiraz, gözü pek bir karakter. Beni etkileyen şey de onun bu yönleri oldu. Kiraz kendine göre haklı gerekçeleriyle yaptıklarının arkasında durabilen ve her kim olursa olsun boyun eğmeyecek bir kız.

KISA SÜRE ZİRVEDE KALMAK İSTEMİYORUM

Kalıcı olmak adına nasıl adımlar atıyorsun?
Ben başarı merdivenlerini bir anda çıkıp, zirvede kısa süre kalmak istemiyorum. O merdivenleri yavaş yavaş çıkıp kalıcı olmak önemli. Attığım her adımda yanlış yapmamaya özen göstererek her seferinde yeni bilgiler öğrenmek için çaba harcıyorum.
Bana yapılan iyi veya kötü yorumları değerlendirip herkesin fikrine, görüşüne saygı duyuyorum, yanlışlarımı düzeltiyorum.

Kadınlar hep geri plana atılıyor

– Kadınların durumunu nasıl değerlendiriyorsun?
Kadın ve erkek eşittir. Beraber oluşturdukları toplumda eşit haklara sahip olmaları gerekir, çünkü birbirlerini tamamlarlar. Ne yazık ki uygulamada kadınların hep geri plana itildiğini, baskı altına alındığını görüyorum. Kadınların ezilmediği, güzelliklerin, mutluluğun, eşitliğin olduğu günleri temenni ediyorum.

Hiçbir zaman iyi oyuncuyum demem

– Oyunculuktaki hedefin neler?
Sekiz yaşından beri göstermiş olduğum çabayla bugünlere kadar sağlam adımlarla geldim. Ama hiçbir zaman “çok iyi oynuyorum, artık her şeyi biliyorum” gibi cümleler kurmadım ve kurmam da. Çünkü her setimin her karakterimin bana kattığı değerler çok büyük. Yaptığım işte başarılı oluyorsam ve olumlu eleştiriler alıyorsam ne mutlu bana. Fakat oyunculuk, tamam artık iyiyim daha fazla bir şey yapmama gerek yok denebilecek bir şey değil.

EN BÜYÜK TUTKULARIMDAN BiRi ALIŞVERİŞ

Çalışmadığın zamanlarda neler yaparsın?
Okulda veya sette olmadığım zamanlarımda alışveriş yapmak benim için büyük bir tutkudur. Bazen ailem tarafından frenlenmeye çalışsam da bunu pek başaramıyorum. Çünkü giyinmek, bakımlı görünmek benim için ayrıcalıktır. Ama bunun yanı sıra kendimi geliştirmem ve bilgi sahibi olabilmem için bolca kitap okuyup film seyrediyorum. Tabi ailemi ve arkadaşlarımı hiçbir şekilde aksatmam.
Hayattaki en büyük başarınız ne sizce?
Benim hayattaki en büyük başarım her zaman iyi projelere imza atıp, o işten anlımın akıyla çıkıp başladığım serüveni başarıyla tamamlamak.

 

Son güncelleme: 08:1303.04.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet