Reklamsız Sözcü

Para yerine okur biriktiriyorum

Paranoya romanının yazarı Tuğba Sarıünal Sözcü Pazar’a konuştu:
Yüksel ŞENGÜL
02:3627 Mart 2016
Para yerine okur biriktiriyorum
Paranoya romanının yazarı Tuğba Sarıünal Sözcü Pazar’a konuştu:

Sağlık memurluğu, mankenlik, oyunculuk, senaryo yazarlığı ve romancılık. Paranoya adlı son romanıyla geniş yankılar yaratan Tuğba Sarıünal'la Nişantaşı'ndaki Destek Yayınları'nda buluşup bugüne kadar yaşadıklarını, yazdıklarını, kadınlarımızı ve oyunculuğunu konuştuk.

– On parmağınızda on marifet.
Benim seçtiğim meslek yazarlıktır. Oyunculuk ve mankenlik o dönemdeki süreçte kendiliğinden oluştu. Ankara Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi mezunuyum. Çeşitli hastanelerde bir süre devlet memuru olarak çalıştım. Ama yazarlık, çocukluğumdan beri en büyük tutkum oldu. Ömrümce yazacağım.
– Paranoya nasıl oluştu?
Gözümün gördüğü her şeyi bir şekilde altbilincime işleyip sanırım zamanı geldiğinde kullanmak üzere oradan çıkarıp alıyorum. Öncelikle karakterleri oluşturuyorum. Sonrasında karakterleri konuya kurgulamam gerekiyor. Bu arada okuru şaşırtmak ve meraklandırmak benim için çok önemli.
– Şaşırtmak mı!
Evet, ben de okuduğum bir kitapta ya da izlediğim bir filmde şaşırmayı seviyorum, okurlarımı şaşırtmayı da. Eline romanımı alan okur birkaç saatliğine bile olsa bunaltıcı dünyadan uzaklaşabiliyorsa ne mutlu bana.
– Paranoya ya da ruh hastalığı…
Doğrudur, patalojik bir durumdur bu.
– Sağlık eğitimi almış olan bir yazar olduğunuz için sormak istiyorum. Toplumumuzun ruh sağlığı nasıl?
Toplum olarak çok mutsuzuz. Ancak bu mutsuzluk tüm dünyayı kapsıyor artık.
– Terör de var…
Terör endişeleri de beraberinde getiriyor, korku yaratıyor. Hepimiz endişeliyiz, korkuyoruz. Toplumun ruh sağlığı yavaş yavaş dengesini kaybetmeye başlıyor.

Psikolojik şiddeti ben de gördüm!..

– Yazarlığınız dışında hastanede, podyumda, setlerde oldunuz. Güzel kadın olmak size sıkıntılar yaşattı mı?
Güzelliği bir köşeye bırakın, tüm dünyada kadın olmanın elbette sıkıntıları oluyor. Bu ülkede de kadın olmanın sıkıntıları var. Ancak pozitif ayrımcılık yapma taraftarı da değilim. Eşitlik çok önemli. Bu arada kadının kadına da şiddet var.
– Nasıl bir şiddet bu?
Aslında biz kadınlar birbirimize gönülden destek olmayı başarabilirsek eşitliğin en büyük kısmını gerçekleştireceğiz. Tabii bir de yaşınız gençse, eliniz yüzünüz düzgünse ekstra ön yargılar da oluşabiliyor.
– Bunu siz de yaşıyorsunuz o zaman.
(Gülüyor) Romanımı okuduktan sonra “Sizden bu kadar güzel bir roman beklemiyordum” demeleri, bana keyif veriyor. Kısacası, kadın olmak kolay değil.
– Şiddet gördünüz mü hiç?
Şidettin karşılığı sadece fiziksel değildir. Psikolojik şiddet de vardır. Elbette psikolojik şiddet gördüm, görüyorum.

Artık roman satmak kurabiye satmak gibi

– Çok fazla romanın yayınlanması olumlu mudur?
Kitap okuma oranının düşük olduğu bir ülkede her ay üç bine yakın romanın basılması elbette güzel. Sonuçta okur birini okumazsa diğerini mutlaka okuyacaktır. Ancak havuzun bu kadar büyük olması gerçek edebiyat eserlerine ulaşmamızı da zorlaştırabiliyor. Ne yazık ki günümüzde roman satmanın kurabiye satmaktan farkı kalmadı. Reklamı çok yapılan roman çok satıyor.

ARKADAŞ YARDIMI

– Siz de bu yolu mu izliyorsunuz?
Ben romanlarımın reklamını yazarak yapıyorum. İlk romanım Nakil'di, ikincisi Sanrı oldu. Paranoya'yı alanların çoğu Sanrı'yı beğendiği için aldılar. Ben para değil, okur biriktirmek isterim.
– Romanı yazarken emniyet görevlileriyle temasınız oldu mu?
Tam bir polisiye roman değil Paranoya. Ama içinde adli tıp var, klasik komiser karakterine uymayan emniyetçiler var, olay yeri incelemede olup bitenler var. Emniyet mensubu arkadaşlarımın da yardımları oldu.

KÜÇÜK ROLLER

– Dinle Sevgili ve Türk'ün Uzayla İmtihanı adlı dizilerde oynadınız. Halil Sezai'yle İncir Reçeli 2'de geçtiniz kamera önüne…
Oyunculukta küçük rollerim oldu. Bu konuda kısa eğitimler de aldım. Ancak oyunculuk hedefim olmadı iddiam da yok. Sonuçta oyunculuk ayrı ve çok özel bir meslek. Bir ömür ve gönül vermeniz gerekiyor. Drama İstanbul Senarist Geliştirme Merkezi'nden mezun olduğum gün kesinlikle meslek olarak senaristliğe devam edeceğime karar verdim.
– Sırada yeni bir roman var mı?
Başladığım yeni bir roman var ama henüz yazım aşamasına geçemedim. Kurguya ilk olarak kendim inanmam gerekiyor, karalama kağıtlarında olası mantık hatalarını yok ettiğim zaman asıl yazma kısmına geçmiş oluyorum. Ayrıntılı bir süreç.

YENİ ROMANA BAŞLADI BİLE…

Nakil ve Sanrı'dan sonra Paranoya'yı yazan Tuğba Sarıünal, yenisine başladı.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet