Reklamsız Sözcü

Pinhani: ‘Memleketin müzisyen profili ortada’

Geçtiğimiz aylarda 5. stüdyo albümünü yayınlayan Pinhani ile yeni albümlerini konuştuk.- imge.balik@sozcu.com.tr
İmge BALIK
07:1019 Temmuz 2016
Pinhani: ‘Memleketin müzisyen profili ortada’
Geçtiğimiz aylarda 5. stüdyo albümünü yayınlayan Pinhani ile yeni albümlerini konuştuk.- imge.balik@sozcu.com.tr

Beşinci stüdyo albümlerini geçtiğimiz aylarda yayınladı Pinhani. Grupta ilk çıktıkları günden bu yana olumsuz yönde değişen hiçbir şey yok. Kendilerinden ve müzikal duruşlarından ödün vermiyor, samimiyetlerinden hiçbir şey kaybetmiyor ve en önemlisi de asla kendilerini tekrarlamıyorlar.

2012 yılından bu yana düzenli olarak web sitesinde tutulan bir günlük var mesela. Grubun solisti Sinan yazıyor, en içten, en doğal haliyle. Yeri geliyor albüm heyecanını paylaşıyor, yeri geliyor Pinhani için ‘Kavak Yelleri’ndeki Efe zanneden milyonlar var.’ diye dert yanıyor. Ancak Sinan ne yazmaktan ne de müzik yapmaktan vazgeçiyor.

Dinledikçe huzur veren, kalbe dokunan, yavaş yavaş eriten bir albüm ‘Kediköy’. 13 şarkıdan oluşuyor ve hangisini daha çok seveceğinize ise bir türlü karar veremiyorsunuz. İyisi mi siz de ‘Kediköy’de kendinize bir yer açın, bünyeleri huzurun kollarına bırakın.
kedikoy pinhani

Kediköy’ün hikayesi nedir?
Sinan Kaynakçı: Önce ben, sonra Selim, sonra da Eray Kadıköy’e taşındı, derken Kadıköy’de bir çalışma yeri kiraladık, kayıtları da orada yaptık. Albüm Kadıköylü oldu bizim gibi. İsmini Kadıköy’den alsın istedik ve bu ismi koyduk.

Albüm yıllarına bakıldığında sık sık albüm yapan bir grup değilsiniz. Kediköy de 2014’te kaydedilmiş mesela. Neden bu kadar geç yayınlandı?
Selim Aydın: Beatles’dan daha seyrek albüm kaydettiğimiz doğru ama genele bakarsak sık sayılabilir. son 5 yılda 3 albüm çıkarmışız. Daha önceki uzun arada bir çok şeyin etkisi var.  Kediköy’ü kaydetmeye 2014’ün sonunda başladık ve 2015 sonunda da bitirdik. Ama yayımlanması 2016’nın ilk haftasına bırakıldı. İyi de oldu.

Web sitenizde 2012 yılından beri yazılan bir günlük var. “Albüm kaydetmek her seferinde eziyete dönüşüyor. Yine öyle oldu. Her seferinde böyle olduğuna göre bende de bir kusur var belki. Bir daha albüm kaydetmek kısmet olur mu bilmiyorum” satırları yer alıyor. Bu sözleri söylemiş olmanın özel bir sebebi var mı? Hala böyle düşünüyor musunuz?
Sinan: Albüm kaydetmek zor iş, dışarıdan göründüğü gibi değil. Biraz da titizseniz bitmeyen bir işe dönüşüyor.
Selim: Aşırı titiz olmasak da yılların getirdiği bir titizlik var. Yine albüm yapsak yine titizleniriz ve yine uzun sürer.

Kediköy Pinhani’nin 5. albümü. Diğerlerine göre nereye koyarsınız?
Selim: Beşinci sıraya (Gülüyor).
Sinan: Öğrendiğimiz şeyleri en iyi tatbik ettiğimiz albüm, şimdilik…

Kediköy’de bir Rize türküsü ‘Köprü Ortasında' var, daha önce türkü çaldığınız konserleriniz oldu… Üzerine bir de türkü albümü gelir mi?
Selim: Bundan sonraki albümün türkü albümü olmasını düşünüyoruz.
Sinan: İlk hazırlıklara başladık bile. Konserler için hazırladığımız düzenlemelerin bazıları güzel oldu ve onları paylaşmak istiyoruz.

pinhani

HEYECANIMIZI HENÜZ KAYBETMEDİK
İlk albüm üzerinden 10 yıl geçmiş. Pinhani de değişen neler, seyirci de nasıl değişiklikler var?
Sinan: Neyse ki heyecanımızı henüz kaybetmedik. Daha renkli bir müzik yapıyoruz başlangıca göre. İki gitar, bir bas, bir davul ile çalarken şimdi bir çok müzik aletini müziğimizin içine soktuk.
Selim: Seyirci sayıca arttı ve bizim müziğimizi daha çok tanıyorlar ve seviyorlar.

Göz önünde olmadan popüler olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Sinan: Şarkılar yeterince göz önündeydi uzun yıllardır. Onun çok etkisi var. İnsanlar da bizimle değil şarkılarla ilgileniyor.
Selim: Aşırı bir popülerliğimiz de yok zaten. Sadece gözükmemize oranla iyi tanınıyoruz.

Kavak Yelleri dizisi için yaptığınız müziklerle harika bir başarı elde ettiniz. Ancak yine de arka planda olmayı seçtiniz… Yine bir dizi müziği teklifi gelse o zaman fikriniz ne olur?
Sinan: Bize uygun olan bir işi, uygun zamanda da gelmesi durumunda kabul ederiz. Ama çoğu zaman albüm kaydında ya da konser döneminde oluyoruz ve yapamıyoruz.
Selim: Müzikler film ve dizilerde arka planda olan bir şey zaten, biz de öne geçmek istemedik.

pinhani-
AMATÖR OLSAM DAHA İYİYDİ
‘Müziği hobi olarak yapması gereken bir adamım’ demişsin bir de Sinan… Neden böyle bir şey geçti aklından?
Sinan: Çünkü bu işin profesyonelliği çok da bana uymuyor. Bir solist gitar çalıp şarkı söyleyip meşhur olduğunda hemen gitarı bıraktırıyorlar mesela, ama ben enstrümanı asla bırakamam. Seyirci ile mesafe de koyamam. Daha bir çok amatörlüğü yapıyorum bile isteye, o yüzden amatör olsam daha iyiydi. Tüm bu sebeplerden dolayı tam profesyonel de sayılmam zaten.
 
Sizi dinlerken hiç müzikal tavrını bozmadan, hep ilk günkü tadıyla dinliyoruz. Evrilip gelişiyor ama durduğu yeri kaybetmiyor, ne sözlerde ne de müzikte asla kendinizi tekrar etmiyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
Sinan: Bunu başarmaya uğraşıyoruz tam olarak, kısmen de başardık galiba, inşallah bu tanıma daha da uygun işler yaparız ileride. Kafa yorma işi.

pinhani

Albümün çıkış parçası göçmen sorunlarına parmak basan sözleri ve klibiyle ‘Geri Dönemem' oldu. Hiç aklınızdan ‘ya tutmazsa’ diye geçirdiğiniz oldu mu?
Selim: Oldu ama neyse ki tuttu, tutmasa da olur, o yüzden çok düşünmedik. Farklı olan her şey değerini az çok buluyor.
Sinan: Biz de dile getirmezsek kim dile getirecek? Memleketin müzisyen profili ortada. Bir şeyler anlatan çok az şarkı var.

Özellikle son yıllarda yaşanan olaylar içerisinde sizi en çok ne kızdırıyor?
Sinan: Zayıf ülkelerin savaş alanı olarak kullanılması, insanların kutuplaştırılması, çevreyle ilgili geri dönülemez olan her türlü karar.
Selim: İnsanlar dünyayı kendi eliyle yok ediyor, her şey biraz daha fazla para için.

Dünyayı müzik kurtarır mı?
Sinan: Geçmiş olsun, artık beklenen sona doğru gidiyoruz, çok sürmez.
Selim: Müzik ancak acılarımızı alır…

Son güncelleme: 12:1319.07.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet