Reklamsız Sözcü

Rafet El Roman ve Ceren Kaplakarslan bebek yüzünden boşanıyor

Rafet El Roman ve Ceren Kaplakarslan evliliğini bitiren sebep 'bebek' olmuş.
10:0327 Haziran 2016
Rafet El Roman ve Ceren Kaplakarslan bebek yüzünden boşanıyor
Rafet El Roman ve Ceren Kaplakarslan evliliğini bitiren sebep 'bebek' olmuş.

Geride bıraktığımız ay Oya Aydoğan’ın cenazesine katılan Ceren Kaplakarslan’ın parmağında yüzük olmaması Rafet El Roman’la ayrılık yolunda olduğu iddialarını güçlendirmiş, iki yıl önce başlayan evliliğin bitmek üzere olduğu konuşulmuştu. Magazin gündemine bomba gibi düşen bu ayrılığın perde arkasındaysa bebek yatıyormuş. Tuğba Altıntop ile yaptığı evlilikten 2 kızı, Yeşim Eryıldırım ile olan ilişkisinden 1 oğlu olan Rafet El Roman evliliğinin ilk günlerinde ‘Dördüncü kez baba olmak istiyorum. Ceren henüz genç. Anne olmak en doğal hakkı' demişti. Ancak aradan geçen yıllar Rafet El Roman’ın bu fikrini değiştirmesine yol açmış. Başta eşinin bebek isteğine sıcak bakan şarkıcı sonrasında eşi Ceren’e ‘Zaten 3 çocuğum var. Artık yeter' deyince ipler kopmuş. Boşanmaları kesinleşen ikiliden Ceren Kaplakarslan’ın babası Atilla Kaplakarslan, sosyal medya hesabından yaptığı uzun paylaşımla kızına adeta destek olmuş ve moral vermiş. İşte Atilla Kaplakaslan’ın o paylaşımı:

atilla-ic

KIZIMA,

Yaratılana yaratandan ötürü sonsuz bir değer veriyorsan eğer kendine değer vermeyi hiç unutmayacaksın.
İncitmemeye çalışırken karşındakini, incinmemeyi de öğreneceksin. Aldatacaklar belki seni.
Hatta belki de paramparça edecekler ruhunu.
Her bir parçanın bir tarafa savrulduğunu hisseder gibi olacaksın belki ama kendini küllerinden yeniden yaratma gücünün sana doğduğun anda verilen bir hediye olduğunu da hatırlayacaksın hep. Görünenin altından simyanı bozacak gariplikler dahi çıksa, en derindeki mutlak gerçeğe ulaşmaya çalışacaksın.
Gerçekle yüzleşmekten asla korkmayacaksın.
Asla kaybetmeyeceksin dengeni.
Kendi merkezinde kalacaksın hep… O yıllar boyu, hayatın ve acıların imbiğinden çekerek oluşturduğun merkezinde.

Saklayacak bazıları kendini sahte gülüşlerin, sahte sevgi ve dostluk sözcüklerinin ardına.
Bunun farkına vardığın an, kapanacaksın içindeki o kutsal mabede. Kutsayacaksın orada hayatı.
Yeniden ve kendi kendine.
Yaraların şifa bulduğu zaman, eskisinden de güçlü olarak çıkacaksın meydana… Bazıları da oyunlar kuracaklar sana.
Dervişçe güleceksin oyuncuna.
Yaramaz bir çocuksa eğer o, başını okşayacak ve abartmamasını söyleyeceksin.
Hayatın ve gerçeğin kendisinin yeterince heyecanlı olduğunu, dozu kaçmış oyunların, hayatın büyüleyici ritmini bozmaktan başka bir işe yaramadığını anlatacaksın.
Anlarsa ne âlâ.
Anlamazsa zaten senden değildir o.
Yok eğer kötücül bir yaratıksa oyuncu, ‘’Sonsuza kadar güle güle.” diyeceksin ona. ‘’Güle, güle ve bir daha asla çıkma karşıma.” Hiç üzülmeyeceksin.
Bir kayba uğramış gibi hissetmeyeceksin kendini.
Her yanlış insanın, her yanlış işin, her yanlış durumun hayatından en kısa zamanda çıkarak doğru olanlara yer açması için dua edeceksin. ( Kerem Apaydın’a Tşk Ederim alıntı yapmama izin verdiği için )

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet