Reklamsız Sözcü

Volkan Yırtıcı: ‘Alışılanın dışında bir müziğim var’

Geçtiğimiz günlerde Düşün albümünü yayınlayan Volkan Yırtıcı ile yeni albümünü ve müzik sektörünü konuştuk.
İmge BALIK
09:0726 Mart 2016
Volkan Yırtıcı: ‘Alışılanın dışında bir müziğim var’
Geçtiğimiz günlerde Düşün albümünü yayınlayan Volkan Yırtıcı ile yeni albümünü ve müzik sektörünü konuştuk.

Volkan Yırtıcı müzikal kariyerinde henüz ikinci albümünü yayınlasa da aslında sektörde hiç de yeni değil. Dinlediğimiz, çok sayıda popüler olmuş müzik grubunun albümünde prodüktörlük ve aranjörlüklerinde Volkan Yırtıcı’nın imzası bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde Düşün albümünü yayınlayan Volkan Yırtıcı ile yeni albümünü ve müzik sektörünü konuştuk.
imge.balik@sozcu.com.tr

Volkan Yırtıcı

YAPILMIŞI TEKRAR ETMENİN ÖNEMİ YOK
Albümün hikayesi nedir? Dinleyiciyi bu albümde neler bekliyor?
Uzun bir yolculuk aslında bu albüm… Çalışmaları yıllar aldı.. Tabii ki bunun sebebi geçen zaman içerisinde başka bir çok müzik grubunun albümlerinde prodüktörlük ve aranjörlük yapmamdı… Yani kendi söküğümü dikmeye vakti çok zor yarattım. Ancak bu esnada da Düşün albümü yavaş yavaş demlendi diyebiliriz.. Hayata dair hislere dokunmaya çalıştım bu albümde.. Herkes kendinden, yaşadıklarından, kızgınlıklarından, umutlarından  bir şeyler bulabilir…

Gülenler Ağlayanlar nasıl bir şarkı?
Hayatın hengamesine kapılıp giderken, bu arada bazen yaşadığını unutanların şarkısı belki de… Bilemiyorum yaşamın dışına çıkıp neler olduğuna bir pencereden baktım diyebilirim…

Düşün’ün ilk albüm ‘Yanlış Notalar'a göre farkı ne?
Tabii ki en belirgin fark Yanlış Notalar enstrümantal bir albümdü.. Bu albümde tüm şarkılara sözler de eklendi… Müzisyen ve gitarist kimliğimin yanında vokalist olarak da performans sergiledim.. Umarım beğenilir (Gülüyor) Albümdeki  sözlerin hepsi Berna Güzey’ e müzik ve düzenlemeleri ise bana ait. Aslında müzikal yaklaşım olarak iki albüm arasında çok büyük bir fark görmüyorum ben. Elbette iki albüm arasında geçen bu zamanda biraz daha piştim ve tecrübelendim. Yapmak istediklerime biraz daha kararlı adımlarla yaklaşmaya başladım. Bu da elbette Düşün’e yansıdı.

Ferman Akgül albümde konuk isimlerden biri. Onunla nasıl bir araya geldiniz?
Manga grubunu daha ilk kurulduğu yıllardan tanırım. Hatta Ankara’ daki stüdyomda onların ilk demolarını, ilk kayıtlarını yapan kişiyimdir herhalde. Binlerce İnsan şarkısını aranje ederken şarkının bir bölümüne rap vokalin çok yakışacağını düşündüm ve bunun için aklıma ilk gelen isim Ferman oldu… Hemen telefon ettim, o da sağolsun büyük bir zevkle bunu yapabileceğini söyledi… Hiç gecikmeden de kayıtları aldık, sonuç olarak ortaya ikimizin de içine çok sinen bir çalışma çıktı.

Müziğinizle ilk kez tanışacaklar için siz müzikal tavrınızı, tarzınızı nasıl açıklarsınız?
Alışılanın dışında bir müziğim var benim… Her zaman yeni arayışlar içinde oldum ve şarkıların sanatsal bir öğe taşımasına önem veren bir müzisyenim. Yapılmışı tekrar etmenin benim için bir önemi yok. Ben müziğimi şu tarz ya da bu tarz diye konumlandıramıyorum. Dinleyenlere farklı, güzel ve belki de düşündüren duygular yaşatmak istiyorum…

Volkan Yırtıcı

ALBÜM SÜRECİ ÇOK STRESLİ BİR İŞ
Başkalarının albümünü yapmak ile kendi albümünü yapmak arasında nasıl bir fark var? Hangisi daha zorlayıcı?
Kendi albümünüzü yaparken tamamen içinizden geleni yapıyorsunuz, sadece sizin kaygılarınız ve beğenileriniz devrede oluyor. Tabii ki çok daha özgür oluyorsunuz. Başkalarının albümlerinde farklı insanların farklı beklentileri, istekleri ve kaygıları devreye giriyor. Bazen fikir çatışmaları yaşanabiliyor. Kendi kendinize yapmanın en büyük dez avantajı ise; bazen projeye dışardan bir gözle bakmanız ve objektif değerlendirmeniz çok zor olabiliyor. Çünkü müzisyenler çoğu zaman yaptıkları müziğe gönülden bağlanırlar ve eksiklikleri göremeyebilirler. Benim gibi müzik prodüktörleri ve aranjörlerde bu noktada devreye girer ve profesyonel bir gözle müziğe tekrar şekil verebilir. Ben de bu albümde elimden geldiğince ara ara sanki bu başka birinin albümüymüş gibi yaklaşıp değerlendirmeler  yapmaya çalıştım.
Hangisi daha zorlayıcı bilemiyorum ama tabii ki kendi işinizle uğraşmak daha keyifli (Gülüyor)

Albüm süreçlerinin perde arkasında neler yaşanıyor?
Dışarıdan belki çok keyifli gibi görünebilir ama albüm süreci çok stresli bir iştir.. Genellikle bu bir ekip çalışmasıyla olur ve ekibin uyumlu olması en önemli unusurdur bana göre. Eğer ekipte farklı fikirler, farklı beklentiler varsa sağlıklı bir çalışma ortamı yaratmak pek mümkün olmuyor. Yaptığımız iş de duygularla beslendiği için illaki sonuca bu durum yansıyor. Hedefler, fikirler ve zevkler ortak olduğunda ise çok daha sorunsuz herkesin arkasında durabileceği içine sinen çalışmalar ortaya çıkıyor.

HERKES TEK ŞARKI YAPMAYI TERCİH EDİYOR
Dijital müzik platformlarının yaygınlaşmasıyla müziğin ulaşılması daha kolay bir hal aldı. Youtube vb. müzik platformlarının yayılması hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bence daha da yaygınlaşacak, hatta bir süre sonra cd bile ortadan kalkabilir. Özellikle ülkemizde Youtube çok önemli bir müzik platformu oldu. Artık herkes müziği Youtube’dan dinliyor. Müzik kanallarından bile daha çok tercih edildiğini düşünüyorum. İnsanlara ulaşabilmek adına bu platformlardan çok memnunum ancak dijital çağ her şeyin çok hızlı tüketilmesine neden oluyor. Bir cd aldığınızda evinizde bir yer ediniyor diğeri ise hard diskte, ikisi arasında çok fark var bence…

Son yıllarda albüm yapmanın giderek zorlaştığı söyleniyor. Siz işin her iki tarafında olan biri olarak neler söylersiniz?
Albüm yapmak aslında şöyle zorlaştı; artık yapımcılar özelikle de yeni çıkan sanatçıların prodüksiyon bütçelerini karşılamıyorlar ya da çok az bir miktarını karşılıyorlar. Hal böyle olunca da müzisyen kendi bütçesiyle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Aslında bence bunun olumlu bir tarafı da var; müzisyen kendi prodüksiyonunu kendi karşıladığı için müziğin oluşum safhasında yapımcının ticari kaygıları bu sayede biraz daha ekarte edilebiliyor. Ama tabii bu maliyetli bir iş, o yüzden de herkes albüm yapmak yerine tek bir şarkı yapmayı tecih ediyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet