Reklamsız Sözcü

Obezite tedavisi görenlerin orucu diyet sanması büyük hata!

Ramazan ayının kilo vermek için iyi bir fırsat olduğunu sananlar çok yanılıyor.
03:159 Haziran 2016
Obezite tedavisi görenlerin orucu diyet sanması büyük hata!
Ramazan ayının kilo vermek için iyi bir fırsat olduğunu sananlar çok yanılıyor.

Ramazan ayının kilo vermek için iyi bir fırsat olduğunu sananlar çok yanılıyor. Bu yanılgı doğrultusunda hareket etmek sizi hem sağlığınızdan edebilir hem de daha fazla kilo almanıza neden olabilir. O nedenle oruç tutarken özenli davranmanızda yarar var…

69

Obezite sorunu yaşayanların orucu ayrı özen ister

Ramazan bu yıl yaz ayına denk geldi. Sıcak havanın oruç tutmaya etkilerinin yanı sıra bu süreç obezite tedavisi görenler için çok daha fazla dikkat gerektiriyor. Özellikle obezite cerrahisi ameliyatı geçirenlerin kafasında ramazana dair pek çok soru olabilir. Bu noktadan yola çıkan Nazlı Acar şu bilgileri veriyor: “Eğer oruç tutmak isteyen kişi çok yaşlıysa ve kronik bir hastalığı varsa, gebeyse, emziren bir anneyse ya da doktoru sağlık sorunları nedeniyle hastasının uzun süreli aç kalmasını önermiyorsa oruç tutmasında sakınca olabilir. Obezite cerrahisi hastaları ise mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalıdır. Çünkü uzun süreli açlığın sonunda obezite nedeniyle ameliyat olmuş ya da obezite tedavisi gören kişiler birden yemek yediklerinde, doktorlarına danışmamışlarsa büyük sağlık problemleriyle karşılaşabilirler.
Bilimsel araştırmalar obezite cerrahisi hastalarının ramazan ayı boyunca yüzde 40 daha az protein aldıklarını ortaya koymuştur. Protein yetersizliği, sağlık açısından istenmeyen sonuçların doğmasına sebep olabilir. Obezite ameliyatı olmuş kişiler için alınan protein miktarı, beslenmede katı – sıvı dengesi, sahur ve iftar öğünlerinin doğru planlanması ciddi özen isteyen bir konudur. Hastaların amacı ramazan döneminde kilo vermek değil, kilolarını korumak olmalıdır.”

71
Uzun saatler aç kalıp, bir anda çok fazla yemek yemenin vücuda vereceği zarara dikkat çeken beslenme uzmanı Nazlı Acar, iftar ve sahur öğünlerinde tek seferde çok yemek yerine ara vererek ikişer öğün yemeyi tavsiye ediyor. Obezite tedavisi görenlerin ramazanda mutlaka bir uzman doktor kontrolünde olmaları gerektiğini söyleyen Acar, başta obezite cerrahisi ameliyatı geçirenler olmak üzere tüm oruç tutacaklara sağlıklı beslenmeyle ilgili önerilerde bulunuyor…

Sıvı kaybı çok riskli

Obezite cerrahisi sonrasında hastaların az miktarlarla daha sık öğünler almaları gerektiğine işaret eden Nazlı Acar, uzun süre aç kalmanın iftarda kişinin fazla miktarda yeme isteği duymasına neden olabileceğini belirtiyor. Bu durum kusmaya, sıvı kaybına, yetersiz protein alımı ve karbonhidrat ağırlıklı besin alımına yol açabiliyor.  Ameliyattan sonraki ilk yıl içerisinde obezite cerrahisi geçiren hasta grubunun oruç tutması sakıncalı olabileceğinden, 18. ayını doldurmuş kişilerin hekimine danışarak ve beslenme uzmanından tavsiyeler alarak oruç tutmaları tavsiye ediliyor. Acar ayrıca, obezite cerrahisi geçirmiş kişilerin ana öğünlerde kompleks karbonhidratlar ve yüksek kalitede protein içerikli beslenmesi ve aynı zamanda besin takviyelerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söylüyor.

66

Sahurda ve iftarda sabırlı olun

Sahur ve iftar öğünlerinde hangi yiyeceklerin yenebileceğine de değinen Nazlı Acar, sabırlı olunmasının önemine dikkat çekerek sahuru ve iftarı ikiye bölmeyi öneriyor: “Ramazan ayında sahura kalkmak, günlük gereksinimlerin yeterli şekilde tamamlanması, kalori dengesi ve gün boyu enerjik kalmak açısından son derece önemlidir. Sahurda proteinden zengin besinler, yüksek lifli yiyecekler ve tam tahıllı ürünler tercih edilmelidir. Yumurta ve peynir çeşitleri, kabızlığa karşı taze veya kuru meyveler, miktar kontrolü yapılarak ceviz, fındık, badem sahurda tüketilebilir. Obezite ameliyatı geçirenler, katı sıvı ayrımına dikkat etmeli ve protein ağırlıklı beslenmeye özen göstermeliler. Öğünlerimizi düzenlerken sabırlı olup yemeği gerekirse birkaç seferde yemek yararlı olur. Sahur için uzunca bir süre ayırmak ihmal edilmemelidir. Aynı şekilde iftar yemeğini ikiye bölmek, uzun süreli açlıkla oluşabilecek kan şekeri dengesizliğini önleyecektir. İftarın ilk öğününde su, çorba ve hurma tercih edilebilir.”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet