Reklamsız Sözcü

Afrika’da safariyle vahşi doğaya ve köklerimize muhteşem bir yolculuk

06:3531 Ocak 2016
Afrika’da safariyle vahşi doğaya ve köklerimize muhteşem bir yolculuk

Ali Nasuh Mahruki 

nasuh@nasuhmahruki.com

nasuhmahruki@sozcu.com.tr
kendieverestinizetirmanin.com
oncevatan.org
akut.org.tr

Afrika'da safari, hayatınızda yapabileceğiniz en sıra dışı ve özel deneyimlerden biri olacaktır ve bence mutlaka herkes en az bir kere bu deneyimi yaşamalıdır.

Hepimiz köken olarak Afrikalıyız. Türümüz yaklaşık 200.000 – 160.000 bin yıl önce Doğu Afrika'da evrildi ve oradan bütün dünyaya yayıldı. Afrika'ya gittiğinizde kendinizi köklerinize dönmüş gibi hissedersiniz.

Afrika insanoğlu için yaşamın başlangıcıdır. 5 milyon yıl kadar önce kuyruksuz maymunlardan ayrılan Hominid – İnsangil üst familyasına dahil atalarımız, bu topraklarda ilk kez iki ayaklarının üzerinde yürümeye başladılar ve takip eden milyonlarca yıl içinde gezegende ayak izi basmadık, keşfetmedik yer bırakmadılar.

10 YILDA 2 AFRİKA

Ben Afrika'ya 10 yıl arayla iki kere gittim. Her ikisinde de, önce Afrika kıtasının en yüksek dağı Kilimanjaro'ya tırmandım, arkasından da safariye katıldım ve her iki seferde de çok keyif aldım, tadı damağımda kaldı.

İlki, 1996'da Yedi Zirveler projesini tamamlayan dünyanın en genç dağcısı olmak için genç bir İngiliz dağcıyla rekabet ettiğim yıllardaydı. İkinci Afrika seyahatim, 2006'da Alzheimer hastalığının keşfinin 100. Yılı anısına düzenlenen uluslararası bir bağış toplama projesi içindi. Tırmanıştan sonraki safariye, o zamanlar kız arkadaşım, şimdi eşim Mine de katılmak üzere Türkiye'den geldi. Her iki seferde de bol bol fotoğraf çektim ve bu muhteşem kadim kıtanın ışığını, renklerini, olağanüstü vahşi yaşam çeşitliliğini doyasıya yaşamaya, görmeye, hissetmeye ve öğrenmeye çalıştım.

VAHŞİ VE GERÇEK

Afrika'nın insanı ilk etkileyen tarafı, başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz uçsuz bucaksız savanalarının bütün gökyüzünü kapladığı, bence güneşin dünyadaki en güzel yansıması olan büyüleyici sarı – turuncu rengi. Kelimenin tam anlamıyla vahşi, doğal ve gerçek bu ortamın içine girdiğinizdeyse, inanılmaz bir hayatta kalma mücadelesi, av ve avcının yaşamla birlikte başlayan ve karşılıklı olarak birbirini geliştiren dengesi, bağımlılığı ve yeryüzündeki en büyük gösteri olan Evrim'in ta kendisi, sizi kaçınılmaz bir şekilde yakalıyor.

 

Afrika doğanın, yaşamın, hayatta kalma mücadelesinin, Evrim'in olağanüstü biçimlerde gözlemlenebileceği son kalan geniş alanlardan biri. Gerçek özümüzü gözlemleyebileceğiniz, gerçek kuzenlerimizi ve karada yaşayan pek çok yakın, uzak akrabalarımızı tanıyabileceğiniz muhteşem bir coğrafya.

Belgeseller hariç hayatınızda hiç görmediğiniz, tüm çevrenizi saran 360 derecelik olağanüstü manzaraların içinde, yavaş yavaş karşınıza çıkan aslanlar, leoparlar, çitalar, bufalolar, hipopotamlar, envai çeşit boynuzlu, toynaklı hayvan, zebralar, filler, zürafalar, renk renk, boy boy kuşlarla bambaşka ve rengarenk bir dünyayı keşfediyorsunuz. Yüzbinlerce canlının her yıl yaptığı zorlu ve tehlikeli inanılmaz göç yolculukları, kuru mevsim ve yağışlı mevsim arasındaki 180 derece farka uyum sağlamayı başarmış bir kıta dolusu hayvanı, sürüngeni,, kuşu, böceği, bitkiyi kendi gözlerinizle görmek unutulmaz bir deneyim olacaktır.

Bence herkes hayatında bir kere, Afrika'nın başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz rengini, ışığını ve onbinlerce tür arasında, yüzmilyonlarca yıldır bir saat gibi işleyen dengesini kendi gözleriyle görmelidir. Herkes, hayatla, varoluşla, soyunu sürdürmeyle, ölümle, Evrimle ilgili farkındalığını geliştirecek bu fırsatı kendine vermelidir…

Afrika atasözü

Afrika'da her sabah bir ceylan uyanır, en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa öleceğini bilerek.
Afrika'da her sabah bir aslan uyanır, en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilerek.
Afrika'da aslan da olsanız ceylan da olsanız, güneş doğduğunda koşmaya başlamanız gerekir.
Hem de bir önceki günden daha hızlı koşmalısınız…

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet