Reklamsız Sözcü

Fransız Rivierası’nın başkenti Nice

02:0329 Mart 2016
Fransız Rivierası’nın başkenti Nice

Hani bazı şehirler vardır havasını ilk soluduğunuzda tutar sizi kolunuzdan bir film karesinin içine sürükler. Nice ile ilk tanışmamda sürüklendiğim film karesinde sahil boyunca ilerleyen üstü açık arabalar, puantiyeli kıyafetler ve uçuşan ipek eşarplar vardı. Filmlerin algılarımızdaki etkisi ne kadar büyük değil mi?

Yıllar önce kardeşimle Nice'e(https://gezimanya.com/fransa/nice) gerçekleştirdiğim ilk seyahatin ardından ara ara yeniden buluştuk. Bazıları kısa oldu, bazıları daha uzun soluklu ama hepsi ayrı birer film gibiydi.

 

Formun Üstü

Hani bazı şehirler vardHaFransa'nın(https://gezimanya.com/fransa) 5. büyük kenti olan Nice(https://gezimanya.com/fransa/nice), aynı zamanda Fransız Rivierası'nın başkenti. İlk olarak Yunanlılar tarafından kurulan kent zaman içinde Romalılar, İtalyanlar ve son olarak da Fransızlar tarafından yönetilmiş.

 

Asiller kenti olarak anılan Nice masmavi denizi, upuzun çakıl taşlı plajı, bu plaja paralel uzanan palmiyelerle süslü yürüyüş yolu ve yol boyunca sıralanmış son derece bakımlı ve gösterişli binaları ile dikkat çekiyor.

İstanbul'dan(https://gezimanya.com/turkiye/istanbul) Nice'e uçuş süresi yaklaşık 3 saat. THY'nin haftanın her günü, Pegasus'un ise haftanın belirli günleri karşılıklı seferleri var. Nice-Cote-d'Azur havaalanı kent merkezine taksi ile 20 dakikalık sürüş mesafesinde. Ancak taksi fiyatlarının yüksek olduğunu unutmayın! Diğer seçenek ise tarifeli otobüs seferleri.

 

Kentin en büyük alışveriş caddesi Avenue Jean Medecin. Bizdeki İstiklal Caddesi'ni andıran Avenue Jean Medecin tren garından başlayıp Massena Meydanı'na kadar devam eden, trafiğe kapalı, ortasından tramvay geçen, sağlı sollu AVM'lerin, kafelerin ve mağazaların sıralandığı önemli bir cadde. Yine bu cadde üzerinde yer alan St. Nicolas Rus Ortodoks Kilisesi görmeye değer.

 

İlk durağımız şehrin en hareketli meydanı olan Massena Meydanı. Kentte nereye giderseniz gidin hemen hemen tüm sokaklar bu meydana çıkıyor. 1832 senesinde yapılmış olan meydanın ortasında çok şık ve geceleri ışıklandırılan havuz, çevresinde ise çoğunda pembe tonların hâkim olduğu binalar yer alıyor. Kentte gerçekleşen önemli etkinliklere ev sahipliği yapan meydanda yaz aylarında halka açık konser ya da sergilere, kış aylarında buz pateni gösterilerine ya da Noel pazarlarına denk gelebilirsiniz.

 

Deniz kıyısına doğru devam ettiğinizde denize paralel uzanan “İngilizlerin Gezinti Yeri” olarak anılan meşhur Promenade des Anglais'e ulaşıyorsunuz. 1822'de Nice'teki portakal hasadı kötü gidince, işçilerin yapacak işi kalmamış. Bu nedenle nüfuzlu İngilizler, işçiler işten çıkarılmasın ama boş da kalmasın, bari bir şeyler yapsınlar diye düşünürken buraya bu yürüyüş yolunu yaptırıp işçileri inşaatta kullanmaya karar vermişler. Bu cadde üzerinde lüks oteller, şık restoranlar, arka arkaya sıralanmış pahalı arabalar çok alışıldık bir görüntü. Kumarda şansını denemek isteyenler için ise “Casino Ruhl” yine bu cadde üzerinde. İzmir'deki kordon boyunu anımsatan caddenin toplam uzunluğu yaklaşık 5 kilometre. Özellikle sabah saatlerinde burada yürüyüşe ya da koşuya çıkmış pek çok sporsever ile karşılaşabilirsiniz.

 

Nice'te ilk yerleşimin başladığı yer eski şehir yani “Vieux Nice” bölgesi. Arnavut kaldırımlı daracık sokakları arasında çok sayıda hediyelik eşya dükkânı dikkatinizi çekecek. Bazıları nefis sabun kokularıyla, bazılarıysa mis gibi kokan kurabiyeleriyle sizi içeri davet edecek. Hiç direnmeyin ve girin.

 

Cours Saleya eski kentin kalbi. Burada kurulan sebze-meyve ve çiçek pazarları görülmeye değer. Hele bir de seyahatiniz Pazar gününe denk gelirse, azıcık da antikaya ilginiz varsa sizden şanslısı yok. Her hafta Pazar günü kurulan Antika pazarı Fransa'nın en geniş antika pazarları arasında gösteriliyor.

Cours Saleya bölgesinde birbiri ile yarışan çok sayıda restoran var. Deniz ürünleri ile öne çıkan restoran sayısı çok olsa da pizza restoranlarının sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Zamanında burası İtalyan hâkimiyetinde de kaldığı için mutfağında İtalyan etkileri de görülüyor. Sadece restorana geçmeden önce menü ve fiyat listesine önden bakın.

Eski kent içerisinde neredeyse her köşe başında dondurmacı var. Burada farklı lezzetlerde dondurmaları denemelisiniz. Mesela zeytinli dondurma… “Zeytinli dondurma mı olurmuş?” demeyin, yapmışlar, olmuş. :)

 

Nice'in etkileyici manzarasını izlemek için en ideal yer Coline du Chateau. Bir tarafı yat limanına, bir tarafı eski ve yeni şehir manzarasına hakim olan kale ilk olarak 1557'de şehri koruma amacıyla yapılmış. Günümüzde Nice'in en fazla ziyaret edilen noktalarından biri. Tepeye çıktığınızda devasa bir tarihi su deposu göreceksiniz. Bu su deposu zamanında tüm eski kent bölgesinin su ihtiyacını karşılıyormuş. Tam tepede bir de Antik Yunan Dönemi kalıntıları yer alıyor.

Buradan yürüyerek tekrar eski kente inerken çoğu 2. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybetmiş olan Yahudilerin Mezarlığı'nı görebilirsiniz. Burada yer alan mezarlarının her biri ayrı bir sanat eseri.

Müze gezmeyi sevenler için Çağdaş ve Modern Sanatlar Müzesi (Musée d’Art Moderne et d’Art Contemporain) ve Matisse Müzesi (Musee Matisse) listeye eklenmeli.

Nice'i gezmek için 2-3 gün ideal. Ama biraz çevre bölgelerini de keşfetmek isterseniz programı biraz uzatıp dünyanın en küçük ikinci bağımsız devleti olan Monako'yu, kartal yuvası olarak anılan Eze Köyü'nü ya da Ortaçağ'dan kalma St. Paul de Vence Köyü'nü ziyaret edebilirsiniz.

YAZI VE FOTOĞRAFLAR:

Tuğçe Yılmaz

tugce@gezimanya.com

www.gezimanya.com

www.facebook.com/Gezimanya

instagram.com/gezimanya/

plus.google.com/+gezimanya/

twitter.com/Gezimanya

www.youtube.com/user/GezimanyaTV/

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet