Reklamsız Sözcü

La Paz, büyücüler çarşısı, ay vadisi

00:5210 Nisan 2016
La Paz, büyücüler çarşısı, ay vadisi

Medeniyetler yatağı olarak tanımlanan Bolivya, adını ulusal kahramanı Simon Bolivar'dan almış. 1825'te Bolivya'ya bağımsızlığını kazandıran Simon Bolivar aslında bir Venezuellalı. Bağımsızlık ilan edilmiş edilmesine ancak istikrarlı bir siyasi hayat yaşanmamış sonrasında. 1825 senesinden bu yana 180 civarında darbe geçirmiş olan ülkede 10'un üzerinde anayasa değişikliği yapılmış. Bu dönem içerisinde görev alan 80 kadar cumhurbaşkanının altısı görev başındayken suikasta uğramış.

Deniz seviyesinden 3.600 metre yükseklikte yer alan La Paz pek çok kişi tarafından dünyanın en yüksek başkenti olarak biliniyor. Ancak Bolivya'nın anayasal başkenti La Paz değil, Sucre. La Paz ise Bolivya'nın yönetimsel başkenti. Çin'in özerk bir bölgesi olan Tibet'in başkenti Lhasa da deniz seviyesinden 3.600 metre yükseklikte. Dolayısı ile La Paz ve Lhasa dünyanın en yüksek başkenti olma konusunda belirsiz bir yarış içindeler.

Yaklaşık 1 milyon kişinin yaşadığı La Paz'ın kelime anlamı “Barış”. Alonso de Mendoza’nın önderliğindeki İspanyollar tarafından “Nuestra Señora de La Paz” adı ile 1548 senesinde kurulmuş. 1825 senesinde Ayacucho’da İspanyol ordusu mağlup edilip Bolivya bağımsızlığını ilan ettikten sonra kentin adı La Paz de Ayacucho yani Ayacucho Barışı olarak değiştirilmiş.

Kent nüfusunun %20'sini Aymara'lar, %15'ini Quechua'lar, %20'sini diğer Güney Amerika yerlileri, %30'unu yerli halk ve Avrupalı karışımı olan Mentizo'lar, %15'ini ise tamamen beyaz Avrupalılar oluşturuyor. Ancak ekonomi ve ticarette %15'lik dilimi oluşturan Avrupalılar söz sahibi.

Bolivya halkının tipik fiziksel özelliklerinde gelişmiş göğüs kafesine sahip olmaları oldukça dikkat çekici. Bunda yüksek irtifada yaşamalarının büyük etkisi var. İnsanın fiziksel olarak yaşadığı yere uyum sağlamasının en güzel örneklerinden biri. Diğer Latin Amerika ülkelerine göre daha kısa boylu ve daha kilolular.

MELON ŞAPKALARI İLE KADINLAR

Sokakta yürürken dikkatinizi çekecek en önemli özelliklerden biri neredeyse herkesin şapka takması. Şapka Bolivyalılar'a İspanyollar'dan miras kalmış ve halen kullanıyorlar. Kadınların medeni durumlarını şapka takma biçimlerinden anlayabiliyorsunuz. Evli kadınlar melon şapkalarını tam tepelerinde, bekar kızlar hafif yana kaydırarak takıyorlar. Upuzun koyu renkli saçlarını genelde iki yana ayırarak renkli kurdeleler ile örüyorlar. Sırtlarına atıp bir çengelli iğne ile boyunlarında birleştirdikleri rengarenk şalları çoğunlukla sırtlarında çocuklarını taşımak için kullanılıyor.

 

Kentin en merkezi bölgesi Cotahuma. Buradaki ana caddede çok sayıda Avrupai restoran ve kafeteryalarda yerel halkı yöresel kıyafetleri ile görmek oldukça şaşırtıcı. İspanya Meydanı (Plaza Espana) ve Avaroa Meydanı kentin en önemli meydanları. Meydanları çevreleyen binaların çoğu İspanyollar döneminden.
San Francisco Meydanı'nın güneyinde yer alan Sagarnaga Caddesi, Bolivyalı sanatçıların yaptıkları eserlerle dolu mağazaların sıralandığı, tur şirketlerinin yoğunlaştığı ve dolayısıyla turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir cadde.
Başbakanlık sarayı, meclis binaları, mozole ve kentin ana katedraline ev sahipliği yapan Murillo meydanı ise en kentin en hareketli yerlerinden. Dondurmacılar, sokak sanatçıları, ayakkabı boyacıları ve güvercinler bu meydanın sembolü olmuş.

Müzeler sokağında yer alan, içerisinde 3.500 parça altın ve gümüş obje ile çeşitli silah ve müzik aletlerinin sergilendiği Kıymetli Metaller Müzesi görülmeye değer.
Halkın %70'i Katolik ve %18'i Protestan olsa da halen eski inanışlarını da sürdürüyorlar. Kiliseye girdiğinizde kişileri ibadet ederken izlediğinizde bunu görebiliyorsunuz. Neredeyse herkes 4 köşeli ve 3 katlı bir haç olan

Ant Haçı'nı (Croix Andine) boynunda taşıyor. Bu haçta ki  4 köşe 4 yönü, 3 kat dünü, bugünü ve yarını simgeliyor.

CALLE DE LAS BRUJAS

La Paz halkı arasında Batıl inançlar çok yaygın. Bunu en net gözlemleyebileceğiniz yer ise “Calle de Las Brujas” olarak adlandırılan Cadılar Çarşısı. La Paz'ın merkezinde, San Francisco Meydanı'na oldukça yakın konumdaki çarşı ve çarşıda satılanlar zaman zaman insanı şaşırtıyor, zaman zaman da dehşete düşürüyor.

Uzunca bir caddede sömürge döneminden kalma dükkanların önlerindeki tezgahların oluşturduğu bu çarşının en önemli dekoru sarkan elektrik kabloları ve rengarenk şallar. Tezgahların her birinde minik heykelcikler, otlar, geleneksel ilaçlar, çeşitli taşlar, renkli iplikler gibi çeşit çeşit büyücülük malzemeleri yer alıyor.

Bu hayvan heykelciklerinden; baykuş aklı, akbaba iyi yolculuğu, totem çalışkanlığı, kaplumbağa uzun ömrü, kurbağa zenginliği, güneş sağlığı ve bir çift insan aşkı simgeliyor. Yani neye ihtiyacınız varsa ona göre istediğiniz totemi alabiliyorsunuz. En pahalı ve enteresan obje ise lama fetüsü. Bu lama fetüsleri anne lama hayattayken canlı canlı karnından çıkartılarak kurutuluyor ve ardından bazı büyülerde malzeme olarak kullanılıyor. Tabii Cadılar Çarşısı'nda satılan şey sadece materyallerden ibaret değil, çok sayıda büyü tarifi ve büyü kitapçıkları da var.

RUHLAR ŞİFA BULSUN

Eski geleneklerine göre ruhun şifa bulmasında uzmanlaştığı söylenen yatirsis ya da kallawayas olarak adlandırılan şifacılar da kimi dükkanlarda gelenlere şifa dağıtıyor. Gelen kişilere kart okuma, coca yaprağı okuma gibi yöntemler ile gelecek tahmininde bulunuyorlar.

Bu çarşıda en fazla satılan ürün ise Brezilya ve Peru'dan toplanıp kutulanmış olan şifalı otlarmış. Bu otların cinsel gücü arttırdığına inanılıyor.

Büyü malzemelerinin yanı sıra pazarda lama ve alpaka yününden kazaklar, pançolar, şallar, çantalar, hediyelik eşyalar, yine yünle işlenerek yapılmış tablo ve örtüler de satılıyor. Lama, alpaca, guanaco, vikunya denilen hayvanların etinden, sütünden ve yününden faydalanıyorlar. Alpaka yünü çok sıcak tuttuğundan genelde tekstilde çok kullanılıyor. Vikunya'dan elde edilen yün ise çok çok pahalı. Sebebi ise vikunya yünü, hayvan öldükten sonra özelliğini kaybettiği için, canlı iken alınıyor. Bu nedenle de nadir bulunuyor. Egzotik ahşap oymalar, altın, gümüş ve bronzdan yapılmış aksesuarlar ve çeşitli el sanatı ürünleri de alınabilecekler arasında.

ÇARANGA DİNLETİLERİ
Üzerinde pançosu ve kafasındaki şapkası ile sokağa renk katan müzisyenler, gitara benzeyen “çaranga” isimli yaylı çalgını kullanarak yaptıkları müzikle kulağınıza hitap ediyor. Sadece sokakta değil pek çok yerel restoranda da çaranga dinletilerine denk gelebilirsiniz.
VALLE DE LA LUNA

Bolivya'nın La Paz kentine 10 kilometre mesafede yer alan “Valle de la Luna”, yani Ay Vadisi, Kapadokya'daki peri bacalarını hatırlatıyor. Tamamı 100 kilometrekare olan vadinin 3 kilometrekarelik alanı turistik park olarak hizmet veriyor. Buradaki kayaların üzerinde yer alan deniz canlılarının fosilleri bölgenin tektonik hareketler sonucu yükseldiğinin bir göstergesi. Zaman içerisinde sert kayaların üzerindeki killi yapının yağmur ve rüzgar gibi doğa olayları ile erozyona uğraması sonucu bu tepeler ortaya çıkmış.

Bu alanda gezerken tepeye çıkmış Aymaralı yerlilere rastlayabilirsiniz. Üzerinde pançosu ve şapkası, çarangaları ile turistlere tek kişilik konserler veriyorlar. Tek kelime ile muhteşem.

Kısa Kısa La Paz

  • Para birimi: Bolivyanos (1$ yaklaşık 7 Bolivyanos)
  • Ulusal hayvanları kondor (akbaba), puma ve yılan. Akbaba gökyüzünü, puma yeryüzünü, yılan yer altını simgeliyor.
  • Bolivya'da 3 resmi dil konuşuluyor. İspanyolca, Aymara dili ve Quechua dilleri. Yerel halk arasında İngilizce konuşan sayısı yok denecek kadar az.

Ne yemeli?
Acı sevenler mutlaka “aciyeko” çorbasını denemeli. Çorbadan çok sulu bir yemeği andıran bu çorbanın içinde yumurta da var. Üzümden yapılma alkollü bir içki olan “Chaf lay” Bolivya'nın ulusal içkisi. Limon dilimleri ve bol buz ile servis ediliyor.

 

YAZI VE FOTOĞRAFLAR:

Tuğçe Yılmaz

Gezimanya.com

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet