Reklamsız Sözcü

Pinnawala fil yetimhanesi

Yolculuğumuz Sri Lanka’nın Colombo kentinde başlıyor.
03:156 Mart 2016
Pinnawala fil yetimhanesi
Yolculuğumuz Sri Lanka’nın Colombo kentinde başlıyor.

Gökçe YILMAZ

Yolculuğumuz Sri Lanka'nın (gezimanya.com/sri-lanka) Colombo kentinde başlıyor. Rehberimiz bizi Colombo(gezimanya.com/sri-lanka/colombo) Havaalanı'nda karşılıyor ve hiç vakit kaybetmeden doğruca Pinnawala Fil Yetimhanesi'ne doğru yola çıkıyoruz.

Yol üzerindeki ilk durağımız botanik bahçesi. Burada yetiştirilen bitkiler özellikle ayurveda ve ilaç sanayisinde kullanılıyor. Yerel rehber çeşit çeşit ağaç ve bitki gösteriyor. Mesela kahvenin aslında bir ağaçta yetiştiğini burada gördüm. Kahve yeşil olan kabuğundan ayrıldıktan sonra kurutuluyor, fırınlanıyor, ondan sonra ilaç yapmak için ya da içmek için kullanılıyor. Kakao da ağaçta yetişiyor ve malumunuzca özellikle çikolata yapımında kullanılıyor. Karabiber ağacının kökleri varis tedavisinde kullanılıyormuş. Vanilya ise sarmaşığa benzer bir bitki. Tarçın bilindiği üzere tarçın ağacının kabuklarından elde ediliyor. Özellikle sandal ağacından yapılan krem, vücuttaki pigmentasyonlara iyi geliyormuş. Her derde deva olan aloe vera bitkisinin ise kaktüse benzer bir görünümü var. Buna benzer birçok bitki tanıtıldıktan sonra ürünlerini pazarlıyorlar tabii ki. Sandal ağacı yağları, aloe vera kremleri, çeşit çeşit baharatlar beğenimize sunuluyor.

Daha sonra fil yetimhanesine (https://gezimanya.com/GeziNotlari/pinnawala-fil-yetimhanesi) gidiyoruz. Burası Sri Lanka'nın en bilindik yerlerinden. Dünyada filler için olan tek yetimhane. Burada ufak yaşta ormanda kaybolmuş olan yavru fillerin bakımını üstlenmişler. Yaklaşık 120 civarında fil var.

Bu yetimhanede fillerin beslenme ve banyo saatleri var. Biz de tam bu saate denk geliyoruz. Bölgeye giriş yaklaşık 20 dolar civarında.
Öncelikle bebek fillerin beslenme saatine katılıyoruz. 2-3 tane bebek fili bir meydana getiriyorlar, biberonla (aslında yaklaşık şarap şişesi büyüklüğünde) besliyorlar. Burada ben de yavru bir fili besledim.

Daha sonra fillerin banyo saatini izlemek için nehir kenarında bir restorana gidip oturuyoruz. Oturduğumuz restoranda sincaplar yanımıza kadar gelip yemeklerimize ortak oluyorlar. Günde iki defa tüm filleri nehre yıkanmaya getiriyorlarmış. Filler nehre giriyorlar, birbirlerine su püskürterek bir güzel yıkanıyorlar. Bu arada hamile bir filin gebelik süresi 22 ay sürüyormuş.

Fil yetimhanesinin merkezi, nehre yaklaşık 1 km uzaklıkta. Yol boyunca da hediyelik eşya dükkânları dizilmiş sıra sıra. Fil derisinden çanta, kemer gibi aksesuarlar satan dükkânlar var. Bu sırada bir de kırtasiyeye benzer bir dükkân gözümüze çarpıyor. İlginç olan kırtasiye değil tabii, satılan kâğıt ve defterler. Dükkândaki tüm kâğıtlar fil dışkısından yapılmış. Sayfalardaki renklendirme ise kökboyaların kullanımı ile sağlanmış.

Burada isterseniz fil evlat edinebiliyorsunuz. Tabii öyle bildiğimiz anlamda evlat edinme değil. Bir fili gözünüze kestirip, kendisinin mama masrafları için her sene bir para bağışlıyorsunuz yetimhaneye. Yetimhane de her sene sizin evlat edindiğiniz filin fotoğraflarını size postalıyor.

YAZAN: GÖKÇE YILMAZ

gokce@gezimanya.com
Gezimanya.com

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet