Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Tarihin, ihtişamın, modernliğin, aşıkların şehri: Bakü
Tarihin, ihtişamın, modernliğin, aşıkların şehri: Bakü
Tarihi binaları, geçmişi, geniş caddeleri, lüks hayatı, modern yapılarıyla karşımızda Bakü... Haydar Aliyev Havaalanı'na adımınızı atar atmaz sizi farklı bir atmosferin içine sokan şehri karış karış gezdik...
Hale Ceylan BARLAS
Seyahat 11 Ağustos 2017 - 08:49

Azerbaycan’a gitmeden önce az da olsa ön yargılıydım ama bu yargılarım Haydar Aliyev Havalananı’na inince değişti. Zira önce sizi mekanın temizliği kendine hayran bırakıyordu. Yerler adeta parlıyordu. Bunun sadece havaalanına has bir durum olduğunu düşündüğüm sırada valizimi almış ve kapıya çıkmıştım. Aynı görüntü dışarıda da hakimdi. Düşünün ki, insan yanlışlıkla bile olsa yere çöp atmaya çekinir… Ne var ki, aynı güzel duyguları taksiciler için yaşamadım. Kapıya çıkar çıkmaz size yapışıyorlar. İstemediğinizi belirttiğiniz halde ısrarla peşinizi bırakmıyorlar…

Ateş Kuleleri

Ateş Kuleleri

KENDİNİZİ RUSYA’DA SANABİLİRSİNİZ
Kapıda bizi bekleyen araca bindik ve otele gidene kadar kısa da olsa Azerbaycan’ı görme fırsatı bulduk. Gezerken ilk dikkatinizi çeken şey, geniş caddeleri, heybetli yapıları oluyor. Her biri birbirinden estetik olan bu binalarda pek çok ülkeye ait mimari izlere rastlayabilirsiniz. Öyle ki, kendinizi bir anda Rusya'da, Paris'te veya Viyana'da geziyor gibi hissedebilirsiniz.

_94a2485

Bakü’de herkes size dostu gibi davranıyor…

ETİNİZ SÜMÜKLÜ MÜ OLSUN?
Buradaki en güzel şeylerden biri yabancı diliniz yoksa bile inanın Azerbaycan halkı ile öyle güzel anlaşıyorsunuz ki, hiç zorlanmıyorsunuz… Tabii bazen Türkçe’de farklı anlama gelen kelimeleri duyunca da irkiliyorsunuz. Örneğin “Etiniz sümüklü mü olsun sümüksüz mü?” cümlesinde olduğu gibi. Sümük Azerbaycan’da kemik anlamına geliyor ve aslında bana etimin kemikli mi yoksa kemiksiz mi olmasını istediğimi soruyorlar… Hazır yemekten bahsetmişken, lezzetlerimiz de aynı. Bizde ne varsa onlarda da aynılarını görebiliyorsunuz.

20 Ocak 1990 katliamında, Sovyet askerleri tarafından öldürülen Azerbancan Türk'leri için yapılan Şehitler Hiyabanı...

20 Ocak 1990 katliamında, Sovyet askerleri tarafından öldürülen Azerbancan Türk’leri için yapılan Şehitler Hiyabanı…

20 OCAK 1990 KATLİAMI
İlk günü yollarda geçirince, uyumaktan başka bir çare yoktu. Ertesi gün şehri gezmek için dinlenmek gerekiyordu. Sabah hazırlanıp kahvaltıya indim. Restorana gidene kadar her adımda otel çalışanlarının güler yüzüyle karşılaşıyorsunuz. Bu arada hemen söyleyeyim. Azerbaycan'da Türk olduğunuzu fark eden herkes size ayrı bir sempati ile yaklaşıyor ve Türk olmanızdan dolayı çok mutlu oluyorlar. Kahvaltı sonrası ilk durağımız 20 Ocak 1990’da “Kara Ocak” diye bilinen katliamın yapıldığı yer oluyor…

Aşkları ölümsüzleşen İlham ve Ferize

Aşkları ölümsüzleşen İlham ve Ferize

BURADA SEVGİLİLER GÜNÜ 14 ŞUBAT’TA KUTLANMIYOR!
Bakü’de, 20 Ocak 1990’da şehit olan 147 kişi için bir şehitlik yapılmış. O kara gece yaşananlar ve rehberimizin anlattığı bir aşk hikayesi ise yüreğimizi dağlıyor. Bu hikaye İlham ve Ferize Allahverdiyeva’ya ait… 27 yıl önce Rus silahlı kuvvetleri Bakü’ye girerek kadın, erkek, çocuk, yaşlı dinlemeden yüzlerce Azerbaycan Türk’ünü tankların altına sürüklemiş ve üzerlerine ateş açmıştı… Halk sokağa çıkmış, tankların üzerine yürümüş, bu savaşa bir dur denilmesini istemişti. Onlardan biri de İlham’dı… İlham bir tankın önünde durmuş “Ateş etmeyin. Herkes silahsız. Bu zulme bir dur deyin” dese de Sovyet askeri onu vurmuş, kurşun karaciğerine isabet etmişti… Ne annesi ne de eşi Ferize olanlardan bir haberdi. İlham hemen hastaneye kaldırıldı, ameliyata alındı. Her şey yolundayken Sovyet askerleri trafoyu hedef aldı ve tüm şehirde hastane de dahil olmak üzere elektrikler gitti. Artık İlham için yapacak bir şey kalmamıştı. Hastaneye koşan Ferize ise eşinin ölümünün ardından dayanamamış, ilaç içerek intihar etmişti… İşte o günden sonra Azerbaycan’da sevgililer günü 14 Şubat’ta değil, 20 Ocak’ta kutlanıyor.

_94a1873

Halı şeklinde tasarlanmış Halı Müzesi

6 BİNİN ÜZERİNDE HALI VAR
Geniş ve temiz caddeleriyle, pek çok mimari özelliği bünyesinde barındıran binalarıyla sizi karşılayan Bakü'de hemen dikkat çeken alanlardan biri de müzeler. Tagiyev Tarih Müzesi, Güzel Sanatlar Müzesi, Modern Sanatlar Müzesi, Kukla Müzesi, Mugam Merkezi ve onlarcası… Geleneklerine ve tarihine büyük önem gösteren Azerbaycan halkı, müzelere önem veriyor ve sunum açısından da dünya standartlarının üzerinde bir performans sergiliyor.

Müzede altı binden fazla halı bulunuyor...

Müzede altı binden fazla halı bulunuyor…

Müzeleri gezerken şaşkınlıktan söyleyecek söz bulamıyor ve sadece “Muhteşem” diyebiliyorsunuz… İşte o müzelerden biri Halı Müzesi… Dünyanın ilk ve en büyük halı müzesi. 1967’de halıcı ressam Letif Kerimov önderliğinde kurulmuş. Binanın yapısı da içi kadar ilginç. Katlanmış bir halı şeklinde tasarlanan müzede 6 binin üzerinde halı bulunuyor.

Haydar Aliyev Müzesi

Haydar Aliyev Merkezi

HEM MİMARİ HEM TEKNOLOJİK AÇIDAN GURUR ABİDESİ
Halı müzesinden çıkınca soluğu en çok merak ettiğim yerlerden biri olan, Azerbaycan'ın ulusal lideri Haydar Aliyev'in adını taşıyan Haydar Aliyev Merkezi’nde aldık. 101 bin metrekarelik kültür merkezi, mimari açıdan kesinlikle Azerbaycanlılar’ın gurur abidesi…

_94a2285_1

Merkezin içinden bir görüntü

Mimar Zaha Hadid ve Kıbrıslı Türk mimar Saffet Kaya Bekiroğlu’nun yaptığı binada konser salonu, konferans salonu, kütüphane, müze, sanat galerileri bulunuyor. Merkezi gezerken Azerbaycan tarihinden izlere, milli giysileri ve enstrümanlarından örneklere, Azerbaycan'ın simge yapılarının maketlerinden dünyaca ünlü sanatların eserlerine kadar pek çok objeye rastlıyorsunuz.

Hayata yeniden dönen o ünlü ağaç...

Hayata yeniden dönen o ünlü ağaç…

RESSAM ALİ’NİN CANLANDIRDIĞI AĞAÇ
Bakü'de İçeri Şehir'de gezerken üzerinde kadın portreleri bulunan bir ağaç dikkatinizi çekecek. Özellikle turistlerin büyük ilgisini çeken ve önünde fotoğraf çektirmeden geçmediği bu ağaç, hemen yanında atölyesi bulunan Ressam Ali Shamsi sayesinde ikinci baharını yaşıyor. Azerbaycan'ın önemli ressamlarından olan Ali, önünden her gün geçen mutsuz insanların dikkatini bu ağaca yaptığı kadın portreleri ile çekmeyi başardı.

Ressam Ali'nin evi...

Ressam Ali’nin evi…

Her sabah başları öne eğik mutsuz bir şekilde yürüyen insanlar önünden geçtikleri ağıcı fark etmeye başladı. Gelip ağaca dokunan ve önünde fotoğraflar çektiren insanlar sayesinde yıllardır yaprak vermeyen ağaç şimdi ilgi sayesinde canlandı ve gelişmeye başladı. Ressam Ali, bu sayede insanları mutlu ederken bir ağacı hayata döndürmüş oldu. Gitmişken Ressam Ali’yi görmeden olmazdı. Bizi güler yüzüyle karşılayan Shamsi ile tanışmak da ayrı bir keyifti…

Mustafa Kemal Paşa'nın minyatür Nutuk kitabı.

Mustafa Kemal Paşa’nın minyatür Nutuk kitabı.

DÜNYANIN EN MİNİK KİTAPLARI BURADA
Dünyanın ilk ve tek minyatür kitap müzesi de İçeri Şehir’de yer alıyor. Bu arada küçük bir hatırlatma… İçeri Şehir Orta Doğu’nun en eski yerlerinden biri. İnsanlar buraya Tunç devrinde yerleşmiş. İçinde Şirvanşahlar Sarayı ve Kız Kalesi de bulunuyor…

Minyatür Kitap Müzesi'nde en ufak kitap 0,75'e 0,75 milimetre ölçülerinde.

Minyatür Kitap Müzesi’nde en ufak kitap 0,75’e 0,75 milimetre ölçülerinde.

Kitap müzesine dönersek… 66 ülkeden kitabın sergilendiği müzede Mustafa Kemal Atatürk’ün de minyatür Nutuk kitabını bulabilirsiniz. En küçük kitabın 0,75×0,75 milimetre ölçülerinde olduğu müze, Guinness Rekorlar Kitabı'na da girmiş. Hayatınızda göremeyeceğiniz en minik kitaplar karşınızda ve isterseniz hediyelik bölümünden de o kitaplara sahip olabiliyorsunuz.

Kız Kalesi ya da Kız Kulesi...

Kız Kalesi ya da Kız Kulesi…

SİPARİŞ VERİRKEN NE İSTEDİĞİNİZDEN EMİN OLUN
Kız Kulesi, Alev Kuleleri, hediyelik eşya dükkanları, tarihi sokaklar, müzeler derken 20 kilometre yol yürüyüp on binlerce adım attıktan sonra dinlenmek için bir kafeye girdik. Hava çok sıcak olunca “Buz gibi limonata ne iyi olur” diye düşünüyoruz ve hemen siparişimizi veriyoruz. Hevesle limonatalarımızı beklerken önümüze yeşil, şerbetimsi bir içeçek geliyor. Yanlış geldiğini düşünüyoruz ama garson ısrarla doğru sipariş verdiğimizi söylüyor. Aklınızda bulunsun; Meğer Bakü’de limonata bizim bildiğimiz limotana değilmiş. Siz en iyisi sipariş verirken fotoğrafını gösterin…

Hazar Denizi'nin tepeden görünüşü...

Hazar Denizi’nin tepeden görünüşü…

MELEKLER SİZE BAKIYOR
Yorucu ama keyifli bir günün ardından akşam, Hazar Denizi’ne karşı, Bakü Bulvarı’nı tepeden izleyebileceğiniz bir mekanda akşam yemeğimizi yedik. Sac kavurma, kebap, yöresel pilav derken, bu yemeklerin lezzetlerine hayran kalmamak elde değildi… Tabii kendimizi yemeğe kaptırınca yürüyüş yapmadan olmazdı. Biz de Tagiyev’de bulunan Nizami Meydanı’na gitmeye karar verdik.

Tagiyev'de bulunan Nizami Meydanı.

Tagiyev’de bulunan Nizami Meydanı.

Burası araç trafiğine kapalı 3.5 kilometrelik bir cadde… İçinde alışveriş yapabileceğiniz mağazalar, yemek yiyebileceğiniz restoranlar, müzik dinleyebileceğiniz mekanlar var. Tüm binalar Sovyetlerin izini taşıyor ve pek çok binanın üstünden size bakan melek heykellerini de görebilirsiniz.

Bakü Taze Bazar

Bakü Taze Bazar

KURUTULMUŞ BALIKLAR, AÇIKTA SATILAN ETLER
İkinci gün alışveriş yapmak istedik. Bakü Merkez Pazar’a gittik. İçeri adımınızı attığınız anda ağır bir koku ile karşılaşıyorsunuz çünkü kurutulmuş balıklardan peynirlere hatta etlere kadar pek çok şey açıkta satılıyor.

Bakü'de kurutulmuş balıklar oldukça revaçta...

Bakü’de kurutulmuş balıklar oldukça revaçta…

Kendinizi bir anda Hindistan’ın sokaklarında sanıyorsunuz. Bunların dışında hediyelik antika eşya satan dükkanlar da yok değil. Sovyetlerden kalma eşyalar, madalyalar, rozetler, her şey var. Üstelik fiyatları da gerçekten sudan ucuz… Ama yine de illa gidilesi bir pazar olmadığını söyleyebilirim.

Bu odanın tavanı 9 kilogram altınla kaplı.

Bu odanın tavanı 9 kilogram altınla kaplı.

TAVANDA 9 KİLOGRAM ALTIN VAR
Pazarda daha fazla kalamadık ve Azerbaycan Ulusal Tarih Müzesi’ne geçtik. Burası Tagiyev’de bulunan, petrolü ilk bulan kişi Hacı Zeynelabidin’e ait bir saray ve iki bölümden oluşuyor. İlk iki katta şehrin eski dönemlerinden itibaren elde edilen arkeolojik ve etnografik malzemeler sergileniyor.

Müzede Tunç, Bakır dönemine ait pek çok şey görebilirsiniz. Üstünde takıların olduğu iskeletin Tunç devrinden kalma olduğu düşünülüyor. O dönemde kadınlar aksesuarla gömülürmüş. Hem kadın oldukları belli olsun hem de kötü ruhlardan korunsun diye...

Müzede Tunç, Bakır dönemine ait pek çok şey görebilirsiniz. Üstünde takıların olduğu iskeletin Tunç devrinden kalma olduğu düşünülüyor. O dönemde kadınlar aksesuarla gömülürmüş. Hem kadın oldukları belli olsun hem de kötü ruhlardan korunsun diye…

Üst katta ise Zeynelabidin’in savaştan arta kalan eşyaları ve ev düzenini görebiliyorsunuz. Öyle ihtişamlı bir saray ki, petrol zengini zamanında elini korkak alıştırmamış ve bir salonunun tavanını 9 kilogram altında süsletmiş…

Ateşgah'ta ateş etrafında ibadet eden Zerdüştler...

Ateşgah’ta ateş etrafında ibadet eden Zerdüştler…

İŞKENCE İLE İBADET
Merak ettiğim yerlerden biri de Ateşgah’tı. Burası dünyadaki 3 Mecusi Tapınağı’ndan biri. 16-18. yüzyılda doğalgazın çıktığı, bir zamanlar ebedi sönmez ateşlerin yandığına inanılan bir ateş mabedi.

img_20170730_134144_449

Bir zamanlar ebedi sönmez ateşlerin yandığına inanılan ateş mabedi.

Mabedin ortasında sürekli yanan bir ateş var. Bu ateş söylentiye göre eskiden doğal bir ateşmiş ama şimdilerde doğalgaz verilerek yakılıyormuş.

Ateşgah

Ateşgah

Ateş madebinin etrafında da küçük küçük odalarla karşılaşacaksınız. Eskiden Zerdüştler hac için buraya gelir, pencerelerinden ateşi izler ve kendilerine çeşitli işkenceler yaparak ibadet ederlermiş.

İnce Sanat Müzesi

İnce Sanat Müzesi

HER HİKAYE BİR TABLO
Ateşgah’ın gezdikten sonra, o tarihi atmosferinde yemeğimizi yedik. Ardından Bakü Modern Sanatlar Müzesi’ne geçtik. Bir diğer adıyla İnce Sanat Müzesi… İçinde binden fazla eser bulunuyor. Çağdaş sanat koleksiyonunun ağırlıkta olduğu müzedeki eserlerin 800’ü resimlerden 200’ü ise heykellerden oluşuyor. Burayı rehber eşliğinde gezmenizi tavsiye ederim. Çünkü her tablonun her heykelin hikayesini dinlemek isteyebilirsiniz.

_94a2458

Sac Kavurma

SEN DE AZERBAYCAN’I GÖR
Azerbaycan her ne kadar kardeş ülke olsa da, turizm açışından maalesef pek tanınmıyor. Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak İstanbul'da faaliyetlerine başlayan Turizm Temsilciliği, Azerbaycan'ın Türkiye'de tanıtılması için çeşitli faaliyetler yapmaya başlamış. Azerbaycan Turizm Temsilciliği Yönetici Direktörü Nurlana Çakmak, herkesi kardeş ülkeyi keşfetmeye çağırıyor ve ‘Sen de Azerbaycan'ı gör' diyor…

Azerbaycan'ın meşhur etli sarması...

Azerbaycan’ın meşhur etli sarması…

Burası şehrin en yüksek noktalarından biri olan Dağ Üstü Parkı. Rüzgarıyla ünlü bu parkta bazen yüksek noktalarda ayakta durmakta bile zorlanabilirsiniz.

Burası şehrin en yüksek noktalarından biri olan Dağ Üstü Parkı. Rüzgarıyla ünlü bu parkta bazen yüksek noktalarda ayakta durmakta bile zorlanabilirsiniz.

Son güncelleme: 12:13 - 11.08.2017
Hale Ceylan BARLAS
Seyahat 11 Ağustos 2017 - 08:49