Reklamsız Sözcü

Vietnam’ın Merkezi Ho Chi Minh City

Yaklaşık 7,5 milyon kişinin yaşadığı kent Vietnam’ın başkenti olmasa da en kalabalık kenti.
13:504 Nisan 2016
Vietnam’ın Merkezi Ho Chi Minh City
Yaklaşık 7,5 milyon kişinin yaşadığı kent Vietnam’ın başkenti olmasa da en kalabalık kenti.

Kimileri Saigon diyor, Kimileri Ho Chi Minh City. Ama bir gerçek var ki burası Vietnam (https://gezimanya.com/Vietnam)'ın en büyük kenti.
Kentin Angkor döneminde Kamboçya (https://gezimanya.com/kambocya) halkı tarafından koyulan ismi ise “Prei Norkor” iken Nguyen İmparatorları 18. Yüzyılda şehri ele geçirdikten sonra kentin adını Saigon olarak değiştiriyorlar. 1975’te Vietnam halkının galibiyeti ile sonuçlanan savaş sonrası Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam birleşiyor ve 1976 senesinde kente 1969 senesinde hayatını kaybeden ulusal liderleri Ho Chi Minh'in adı veriliyor.

Kente adını veren lider: Ho Chi Minh (https://gezimanya.com/vietnam/ho-chi-minh-saigon)

Vietnam bağımsızlık hareketinin önderi ve Vietnam Demokratik Cumhuriyeti'nin ilk başkanı olan Ho Chi Minh, aslında bizim Atatürk'ün karşılığı. 1890 – 1969 seneleri arasında yaşamış olan lider halkı tarafından hem çok sevilen hem de saygı duyulan bir kişilik.

Başkanlık sarayı

Hayattayken halkı kendisine kısaca “Ho Amca” dermiş. Asıl adı Nguyan That Thanh. Ancak 2. Dünya savaşı sırasında halkını Fransızlar'a ve Japonlar'a karşı örgütlediği dönemde gizliliğini korumak için sürekli isim değiştiriyormuş. En son olarak da “Aydınlatan” anlamına gelen “Ho Chi Minh” adını almış.

Vietnam'ın merkezi

Yaklaşık 7,5 milyon kişinin yaşadığı kent Vietnam'ın başkenti olmasa da en kalabalık kenti. Hani bir söylem vardır ya “paranın başkenti” diye? İşte Ho Chi Minh City, Vietnam'daki ticaret, endüstri ve sanayinin merkezi.

Ho Chi Minh City gezilecek Yerler

1975 senesinde Kuzey Vietnam ordusuna ait tankların kapısına kadar dayandığı tarihi Reunification Sarayı geniş bahçesiyle ve bahçede sergilenen döneme ait bir tank ile görülmeye değer. Günümüzde müze ve resmi resepsiyon salonu olarak kullanılıyor.
Fransızlar tarafından 1877 – 1883 seneleri arasında inşa edilen Notre Dame Katedrali, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nin tıpatıp bir kopyası. Vietnam Katolikleri'nin merkezi olan katedralin içindeki tüm materyaller Fransa'dan getirtilmiş.

Katedrali ziyaret etmek isterseniz öğle saatlerinde ve hafta sonları kapalı olduğunu unutmamalısınız.
Notre Dame Katedrali'nin hemen karşısında Fransız koloniyal döneminden kalma Eski Postane binası mutlaka görülmeli. Yüksek tavanlı oldukça gösterişli bina halen postane olarak hizmet veriyor. İçeriye girdiğiniz gibi karşıda Ho Chi Minh'in dev bir resmi ile karşılaşacaksınız.

Biraz soluklanmak isterseniz kentin en eski ve en merkezi oteli Rex Otel'in terasına çıkıp kahvenizi yudumlarken terastan şehri seyredebilirsiniz. Eğer akşam saatlerinde giderseniz canlı müzik yapan gruplara denk gelmeniz çok olası.
Rex Otel'e yakın konumdaki Opera Binası'nı sadece fotoğraflamakla kalmamalısınız. Dışı kadar içi de etkileyici olan Opera Binası'nda vakit yaratıp gösterilerden birine mutlaka katılın. Hala gösterimde midir bilmem ama benim izlediğim “Viet Soul” (Viet Ruhu) isimli müzikal gerek müzikleri, gerek dansları, gerekse de sahne performanslarıyla kesinlikle büyüleyiciydi.

Vietnam savaş izlerini halen taşıyan bir ülke. Ho Chi Minh City'de hem Fransızlar'ın hem de Amerikanlar'ın işlediği savaş suçlarını göstermek için kurulmuş olan Savaş Kalıntıları Müzesi (War Remnants Museum) oldukça etkileyici. Diplomatik ilişkiler nedeniyle müzenin adından savaş suçu söylemi kaldırılmış olsa da müzenin içinde gördüğünüz video ve fotoğraflar yaşananları tüm çıplaklığı ile anlatıyor. Savaşın tüm acılarını gözler önüne seren müzenin bahçesinde ise Amerikan ordusunun tankları, helikopterleri ve jetleri sergileniyor.

Tabii buraya kadar gelmişken asla es geçmemeniz gereken bir yer de Cu Chi Tünelleri. Burası Vietnam Savaşı'nın nasıl kazanıldığını anlamak için ilginç bir deneyim. Vietnam halkının vatanlarını korumak için yaptıklarını görünce Vietnam halkına olan saygınız katlanarak artacak. Savaş sırasında komünist gerillalar tarafından yapılmış olan 10 metre derinlikte ve 200 kilometre kadar uzunluğa sahip tüneller Amerikalılar tarafından hiç keşfedilememiş. Tünellerin içinde hastaneden mutfak alanına kadar farklı yaşam alanları var. Burada yaklaşık 40 metre uzunluğunda bir tünel turistlere açık. Ancak klostrofobisi olanlar girmemeli.

Ormanlık alan içinde yürürken zamanında kurulmuş olan bubi tuzaklarını ve atılan bombaların açtığı çukurları görüp hayrete düşeceksiniz. İsterseniz ayrı bir alanda savaşta kullanılmış olan M16 veya A47 silahlarıyla atış da yapabiliyorsunuz.
Biraz savaşın izlerinden uzaklaşıp doğa ile kucaklaşmak isterseniz kent merkezine 75 kilometre mesafede Mekong Deltası'nda yer alan My Tho liman kentine gidebilir, buradan teknelere binerek Mekong Nehri'nde dolaşabilirsiniz. Delta üzerinde oluşmuş olan bazı adalarda duraklayıp bölgede yetişen tropik meyveleri tadabilir, nefis Hindistan cevizi şekerlerinden alabilirsiniz. Bu gezi esnasında unutulmayacak fotoğraflar çekeceğiniz garanti.

Her şehirden dönmeden önce biraz alışveriş molası gerekiyor. Şehir merkezinde yer alan Ben Thanh Market tam bir turistik pazar. Burada tekstilden meyve sebzeye kadar her tarz ürünü bulmak mümkün. Türkiye'ye dönmeden önce bu pazara uğrayıp sevdiklerinizi sevindirebilirsiniz.

Tuğçe Yılmaz – Gezimanya (https://gezimanya.com/)
gezimanya.com/yonetici/tugce-yilmaz

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet