Reklamsız Sözcü

Kadının sonsuz döngüsü keçeye işlendi

İzmir Ekonomi Üniversitesi, kadını keçeyle anlatacak...
09:5826 Şubat 2016
Kadının sonsuz döngüsü keçeye işlendi
İzmir Ekonomi Üniversitesi, kadını keçeyle anlatacak...

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarım Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır ve Öğretim Görevlisi Jovita Sakalauskaite Kurnaz, keçeden ürettikleri objelerle kadının ortaya çıkışını, hayat vermesini ve ölümünü sembolize edecek. Sergi, Mayıs ayında Litvanya'da Kauno Kolegija Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi Sanat Galerisi açılacak.

İEÜ Moda ve Tekstil Tasarım Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elvan Özkavruk Adanır, tarih boyunca çok sayıda kültür ve uygarlıkta farklı isimlerle Ana Tanrıça/Toprak Tanrıçası kültü ile karşılaştıklarına dikkat çekerek, “Anadolu, Yunanistan, İtalya, Almanya, Britanya, Kuzey Avrupa, Akdeniz havzasındaki ülkelerde ana tanrıça figürü bulunuyor. Uzak Doğu, Japonya, Hindistan, Afrika'da da kadının aslında ana tanrıça olarak kabul edildiğini görüyoruz. Ana Tanrıça genellikle analığı, üremeyi, dişiliği, hayatın sürmesini ve dolayısıyla bereket ve bolluğu simgeler. Biz de günümüze yeniden kadının ana tanrıça olduğunu göz önüne sermek istiyoruz” dedi.

‘KEÇENİN ZORLU VE BÜYÜLEYİCİ YOLU'


Sergiye “Sonsuz Döngü: Ortaya Çıkmak, Hayat Vermek, Ortadan Kaybolmak” adını verdiklerini kaydeden Prof. Dr. Adanır, dünyanın farklı kültürlerinde insanları etkileyen ana tanrıçanın bu projedeki çıkış noktaları olduğunu söyledi. Keçeyi aldığı şekiller nedeniyle tercih ettiklerini, keçenin yapımından şekil vermesine dek bütün aşamaları kendilerinin yaptığını aktaran Prof. Dr. Adanır, ana tanrıça figürlerinden yola çıkarak üç boyutlu objeler oluşturacaklarını ve üzerinde ortaya çıkış, hayat verme ve yok olma süreçlerini işleyeceklerini bildirdi.

‘ERKEK TOPLUMUNDA KADININ GÜCÜ'

Prof. Dr. Adanır, sergi detaylarını şöyle anlattı:
“Keçeden üretilmiş üç büyük obje, kadının ortaya çıkışını, hayat vermesini ve ortadan kaybolmasını sembolize ediyor. Kadın ortaya çıktıktan sonra dünyada yaşamın devamı için yeni canlara hayat verir ve sonra da ortadan kaybolur. Tarih boyunca kadınlar doğurabilme yeteneğine sahip oldukları için anne olarak erkeklerden üstün tutulur.

Kutsal bir varlık olarak kabul edilirken cinsel bir objeye indirgendiklerinde aşağılanan ve şiddet uygulanabilen ikinci sınıf bir varlık muamelesi de görüyor. Tarih boyunca erkek egemen toplumlar bu iki uç arasında gidip gelmişlerdir. 20. yüzyıldaki muazzam insani gelişmeler bile ne yazık ki bu konuda büyük bir adım atılmasını sağlayamadı. Gerçek anlamda kadınlar ve erkekler arasında bir eşitlik sağlanamadı. Bu projede biz binlerce yıldan bu yana değişmeyen bu duruma ve kadının ne kadar güçlü bir varlık olduğuna dikkat çekmek istiyoruz.”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet