Reklamsız Sözcü

Alışverişin sihirli tuzakları ve bu sihirli tuzaklara düşmemek için ne yapmalı?

Neden ihtiyacımız olmayan şeyleri alıyoruz? Alışverişin sihirli tuzaklarından kendimizi nasıl koruyabiliriz?
00:5913 Şubat 2016
Alışverişin sihirli tuzakları ve bu sihirli tuzaklara düşmemek için ne yapmalı?
Neden ihtiyacımız olmayan şeyleri alıyoruz? Alışverişin sihirli tuzaklarından kendimizi nasıl koruyabiliriz?


Röportaj : Mert Arıslan

Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, keyif için alışveriş merkezinde dolaşan birini nasıl etkilersiniz?
– Mağazanın atmosferiyle… Tüm ürünler mağazanın içinde bulunuyor ve görsel mağazacılığın temel işi de mekan tasarımı ve yerleşimi. Müşteriye kendini rahat hissedeceği bir ortam hazırlıyoruz. Bunun birçok yolu var. Öncelikle, mekanın girişinden itibaren mağaza trafiğini yönlendiriyoruz. Kapasitesinden fazla ürün sergileyen bir mağazada dahi mekanın yarısına kadar rahat dolaşma alanı yaratırız. Çünkü genelde müşteri mağazanın ortasına kadar geldikten sonra geri dönmez. Tabii bu arada dikkatini çekecek odak noktalarını düzenleyerek ilgisini canlı tutarız. Mağazanın sonuna kadar gittiyse alışveriş yapma ihtimali de yüksektir. Bu kişi erkek bir müşteriyse, alışveriş yapma ihtimali çok daha yüksektir.

Kadın ve erkek müşterinin satın alma davranışları arasında ne fark var?
– Erkekler alışveriş için gezmeyi pek sevmez. Almak istediği bir şey varsa mağazaya girer ve fazla gezmeden alışverişini tamamlar. Kadın müşteri ise vitrinlere bakmayı, mağaza gezmeyi, karşılaştırma yapmayı sever. Bu sebeple, bir mağazaya girip alışveriş yapmadan çıkan kadın sayısı erkeklere göre çok daha fazladır. Ama şunu mutlaka söylemeliyim ki, mağazacılığın bu kadar gelişme sebebi kadınlardır. Kadınların alışveriş yapma şekilleri mağazaları her açıdan geliştirmiştir. Kadınlar da erkekler gibi alışveriş yapsalardı perakende dünyası bu kadar renkli ve hareketli olmazdı.
İndirimli ya da kampanyalı ürünler de sihirli alışveriş tuzakları arasında mı yer alıyor?
– Buna sihirli tuzak demekten çok ‘alışverişe iten bir durum' demek daha doğru. Kampanya ya da indirim odaklı yerleşimle, zaman ve stok limitli bir ifade her zaman çekicidir. Hızlı satış yapma amacında olan mağazalar bunu sıkça yapar. Bu noktada, kampanya grafik tasarımında kullanılan renkler, vurgulanacak kelimelerin büyüklüğü de çok önemli. Alışveriş merkezinde dolaşan bir müşterinin uzaktan dikkatini çekebilmeli. Örneğin, 10 cm harf yüksekliğinde bir yazı 10 metreden okunabilir.
Mağazaya girmiş müşteriyi başka ne tür sihirli tuzaklar bekliyor?
– Mağazada marka kimliğine ve müşteri profiline uygun doğru bir görsel düzenleme yapılmışsa, müşteri bu ortamda daha uzun süre kalacaktır. Müşterinin mağazada kalış süresinin uzaması olumlu bir göstergedir. Bu durum müşterinin kendini iyi hissettiğini ve ürünleri incelediğini gösterir.
– Ürün yerleşimi başarılı bir şekilde yapılmış olan duvarlar ve stantlar adeta sessiz birer satış elemanıdır. Müşteri bu sessiz elemanlar sayesinde ürünü yardıma ihtiyaç duymadan seçebilir.
– Tüketicinin yaşam tarzını göz önünde bulundurarak mağaza düzenlemesi yaptığımızda, müşterinin ürünü kendi yaşam alanında daha kolay hayal etmesini sağlarız. Ürünle daha hızlı bir bağ kurar.

Bu işin eğitimi nasıl alınabilir?
– Türkiye'deki üniversitelerde henüz görsel mağazacılık bölümü yok maalesef. Yurtdışında var. Türkiye'de ilk olarak 2010 yılında İstanbul Moda Akademisi'nde (IMA) ‘Görsel Mağazacılık ve Vitrin Tasarımı Sertifika Programı' başlattık. Ben bu programın lider eğitmeniyim. Üç ay süren bu 72 saatlik eğitimde, görsel mağazacılık prensiplerini hem teorik hem de uygulamalı olarak veriyoruz. Uygulama derslerinde özel izinle mağazalarda görsel düzenleme yapıp katılımcının gerçek ürünlerle çalışmasını sağlıyoruz. Program sonunda da öğrenciler ortak çalıştığımız bir markaya vitrin tasarımı yaparak eğitimlerini tamamlıyor.

Bu programda ne tür dersler görülüyor?
– Bu eğitimde temel sanat bilgisi, renk bilgisi, çizim teknikleri, görsel mağazacılık prensipleri, hızlı satış odaklı görsel düzenleme prensipleri, farklı temalara göre vitrin tasarımı, görsel iletişim, styling ve deneyimsel pazarlama gibi dersler var.
Eğitime talep nasıl?
– Çok fazla. Şimdiye kadar 11 dönem mezun oldu ve sınıflar hep tam kontenjan açıldı. Dersleri hafta sonu yapıyorduk, talep fazlalığından hafta sonuna paralel hafta içi akşam sınıfları da açılıyor. Hafta sonu sınıfı 13 Şubat'ta, hafta içi sınıfı ise 4 Nisan'da başlayacak. Nisan sınıfı için hâlâ bir kaç kişilik yer var.

Buna örnek verebilir misiniz?
– Burada sosyolojik sınıflardan bahsediyorum. Gelir ve yaşam tarzı durumlarına göre A, B, C ve D olmak üzere dört sosyal sınıf var. Ürünümüz C grubuna hitap ediyorsa (memur, öğrenci, yeni mezun gibi), görsel düzenlemede lüksü ifade eden malzeme seçimiyle onu ürkütebiliriz. Ürünlerin ulaşamayacağı fiyatlarda olduğunu düşünüp mağazaya girmeyebilir. Ya da A grubuna hitap eden bir mağazada fazla ürün sergilersek ucuz bir görüntü veririz. Müşteri yine bundan hoşlanmayabilir.

Ekonomik durumu çok iyi olmayan ve sıkça bu sihirli tuzaklara düşüp kredi kartları borçları yüzünden sıkıntı yaşayan kişiler nelere dikkat etmeliler?
– Öncelikle gardıroplarına hakim olmalılar. Neler var ya da neler eksik kontrol etmeliler. Eksik olan parçaları, ellerindeki parçaları tadilata sokarak tamamlayabiliyorlar mı bunu kontrol etmeliler. Mesela şu an kadında da erkekte de dar paça pantolon moda. Bol paçalı pantolonları terziye vererek daraltabilirler. Terzi masrafı yenisini almaktan daha düşüktür. Biraz moda dergilerini karıştırıp kombinleme yapmalılar. Böylece hem modaya uygun giyinirler hem de eksik parçaları daha net görüp alışverişte o parçalara odaklanırlar.
Moda dışındaki alanlarda da bu tür sihirli tuzaklar oluyor mu? Mesela gıda ve gıda dışı, kozmetik marketler gibi hızlı tüketim mağazalarında…
– Hızlı tüketimde daha fazla sihirli tuzak var çünkü bu ürünlerin fiyatları daha uygun olduğu için fazla düşünmeden de alabiliriz.

TUZAĞA DÜŞMEMENİN 10 ALTIN KURALI

– Moraliniz bozuksa, eşinizle ve arkadaşınızla tartıştıysanız alışverişe gitmeyin. Hem mantıklı karar veremezsiniz hem de bahsettiğimiz tuzaklara kolayca düşebilirsiniz.

– Çok mutlu iken de alışverişe çıkmayın. Bu sefer de kendinizi ödüllendirmek isteyip fazla alışveriş yapabilirsiniz.

– Beğendiğiniz parçaları hemen satın almayın ve biraz düşünmek için kendinize fırsat tanıyın. Belki evinizde istediğiniz ürünün bir benzeri vardır.

– Aç ve yorgunken alışverişe çıkmayın. Zihin iyi çalışmazken gerçek ihtiyaçlarınızı fark edemeyebilirsiniz.

– Evdeki kıyafetlerinizi kombinleyin. Böylece eksik parçaları daha kolay anlarsınız.
– Bir ürünü sırf ucuz diye satın almayın. Kaliteli ve gerekiyorsa alın.

– Bazı tamamlayıcı parçalar giyiminize artı değer katar. Bunlar, kadınlar için gözlük, çanta, ayakkabı gibi parçalar, erkekler içinse saat, kravat, ayakkabı gibi parçalardır. Bu ürünleri bütçeniz yettiğince kaliteli almaya çalışın.

– Ürünlerin içeriğini ve yıkama talimatlarını okuyun. Sadece kuru temizleme yapılabilen ürünler ayrı bir masraf demektir.

– Taksitlere aldanmayın çünkü taksit taksit de olsa hepsini siz ödeyeceksiniz.

– Bir ürünü satın almadan önce kendinize mutlaka şu soruyu sorun: “Ben bunu nerde ve ne sıklıkla giyeceğim ya da kullanacağım?”

 

 

Son güncelleme: 11:4613.02.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet