Reklamsız Sözcü

Atatürk Havalimanı’ndaki patlama sırasında kardeşinin orada olduğunu öğrenen Noach Reich, hüzünlü bir mesaj paylaştı

Atatürk Havalimanı'nda yapılan terör saldırısı sırasında orada olan kardeşinin kendisine attığı mesajı ve hissettiklerini paylaşan Noach Reich, yazdıklarıyla ağlattı
15:3430 Haziran 2016
Atatürk Havalimanı’ndaki patlama sırasında kardeşinin orada olduğunu öğrenen Noach Reich, hüzünlü bir mesaj paylaştı
Atatürk Havalimanı'nda yapılan terör saldırısı sırasında orada olan kardeşinin kendisine attığı mesajı ve hissettiklerini paylaşan Noach Reich, yazdıklarıyla ağlattı

İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yaşanan terör saldırısının etkileri hala üzerimizde… 42 kişinin öldüğü 238 kişinin yaralandığı saldırıdan sonra, orada olanlar ve yakınları için o kadar çok acıklı hikaye oluştu ki… Bunlardan biri de Noach Reich’in kardeşi için yaşadığı, korku dolu anları içeriyor. Saldırıdan birkaç saat sonra sosyal medyada paylaştığı o anları okuyan kimse gözyaşlarını tutamıyor.

Adam Reich ile kız arkadaşı Kristine Nakanishi… Saldırı sırasında uçaktan henüz inmişlerdi. İner inmez terörün korkunç yüzüyle karşı karşıya kalan çift bir sorun olduğunu anladı ve Adam kardeşine bir mesaj attı: “Havaalanında bir şey oluyor. Sizi çok seviyorum.” Bu mesajdan sonra ne olduğunu anlamaya çalışan ve sonrasında kardeşinin olduğu yerde bir terör saldırısının olduğunu öğrenen Noach Reich, birçok kişi gibi korkunç dakikalar yaşadı.

Adam-Reich-ve-Kristine-Nakanishi

İşte Noach Reich’in o anları anlattığı mesajı:

Üç küçük nokta.

Bugün üç küçük nokta için dualar ettim.

Bugün üç küçük nokta için yalvardım.

Bugün geleceğim üç küçük noktaya bağlıydı.

Bugün iş arkadaşlarımla öğle yemeğindeyken kardeşimden bir mesaj geldi.

“Havaalanında bir şey oluyor. Sizi seviyorum.”

Önce çok da önemsemedim, ama sonra hemen telefona sarıldım.

“Ne demek istiyorsun?” diye sordum.

Cevap yazdığını gösteren üç nokta görünsün diye bekledim.

Hiçbir şey yoktu.

Kalbim hızla atmaya başladı. Twitter’a girdim, “İstanbul” diye aradım. İlk tweet’te “İstanbul havaalanında iki patlama bildiriliyor” yazıyordu.

Bir anda uyuştum.

72 saat önce kardeşimle kız arkadaşı Kristine’i Burbank Havaalanı’na bırakmıştım. Aylardır iple çektikleri Avrupa tatiline gidiyorlardı. Kristine üniversiteyi, kardeşim ise üzerinde çalıştığı TV programını bitirmişti. Zamanlama mükemmeldi. Tek bir sorun vardı, Game of Thrones’un son bölümünün olduğu günde 2 hafta sürecek wi-fi’sız bir yolculuğa çıkmışlardı.

[…]

Sonra geldiler.

Üç küçük nokta.

Kardeşim: “Silah sesleri ve bir patlama duydum. Otelde birinin odasında saklanıyoruz. Sizi elimden geldiğince bilgilendireceğim.”

Kardeşim ve Kristine, saklandıkları havaalanı lounge’undan saklanarak çıkmış, kırık camlar üzerinde emekleyerek ilerlemişlerdi. Yan taraftaki otele kadar gitmiş, birileri açana kadar kapıları çalmışlardı. Karşılarında balayı tatili için İspanya’dan gelen bir çift vardı. Birkaç saat sonra cam kırıkları, kurumuş kan ve siren sesleri arasında tahliye edildiler.

Kardeşim ve Kristine iyi oldukları için minnettarım ama bugün bizim kadar şanslı olmayan yüzlerce aile için çok üzgünüm. Bugün o terminalde olmanın nasıl bir şey olduğunu düşünürken bile dehşete düşüyorum. Adam ile Kristine’in şansını düşünmek ise tüylerimi ürpertiyor.

Korkmaktan bıktım. Her köşe başında güvenliğimi ve çevremdekilerin niyetlerini sorguladığım bir dünyada yaşamak istemiyorum. Ben hayatlarımızı yaşama biçimimizi korkunun belirlediği Brexit ve Donald Trump dünyasında yaşamak istemiyorum. Ben İspanya’dan balayına gelen bir çiftin, terör saldırısı sırasında size kapılarını açıp sığınak sağladıkları bir dünyada yaşamak istiyorum.

Bugün olan biten her şeye karşın böyle bir dünyada yaşadığımıza inanıyorum.

Son güncelleme: 15:4530.06.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet