Reklamsız Sözcü

Benzerimize aşık oluyoruz

Yrd. Doç. Dr. Berrin Özyurt aşkı şöyle özetliyor: Benzerimizi ve bizi ödüllendireni seviyoruz
10:2112 Şubat 2016
Benzerimize aşık oluyoruz
Yrd. Doç. Dr. Berrin Özyurt aşkı şöyle özetliyor: Benzerimizi ve bizi ödüllendireni seviyoruz

Sevgililer Günü yaklaştıkça aşkla ilgili tariflere çok sık rastlar olduk. Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Berrin Özyurt, aşkın, benzer duygu, düşünce ve fiziksel özelliklere sahip kişiler arasında daha yoğun yaşandığını belirtti. Ayrıca bizi ödüllendiren sevgiliye bağlılığımız da daha sıkı oluyor.

Aşkı, hayranlık ve duygusallık gibi tutku yönelimli ifadelerle tanımlayan Özyurt, ‘benzerlik' kavramının aşktaki önemine değindi. Benzer özelliklerin yanı sıra kişilerin birbirlerini sık sık görmesinin de çekiciliği artıran önemli bir unsur olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Özyurt, “Fiziksel ve duygusal olarak onaylanmak, çekicilik ve iletişim aşkın en önemli koşulları olarak kabul edilir. Aşk denildiğinde birini çok fazla düşünme, kendini iyi hissetme ve mutluluk gibi olumlu duygular içeren ifadeler akla geliyor. Ancak aşkta benzerlik kavramı da çok önemli. Kişiler arasında saç ve göz renginin, yaş, fiziksel ve psikolojik özeliklerin ve de sosyal statülerin aynı olması aşkın daha yoğun yaşanmasında önemli bir etken. Örneğin kişiler kendi çekiciliklerine yakın kişileri daha çekici bulurlar. Ayrıca aşina olduğumuz hatta sık sık gördüğümüz ve bizi ödüllendiren kişileri daha çekici buluruz. En arzu edilen kişi ise size daha çok düşkün olan yani sizin için elde edilmesi kolay, buna karşın diğer kişiler için elde edilmesi zor olandır” dedi.

BU KİŞİLER DAHA AZ ACI ÇEKER

Yakınlıktan korkan kişilerin ilişkinin sona ermesi durumunda daha az acı çektiklerini vurgulayan Berrin Özyurt ideal bağlanma şeklini ise şöyle anlattı:

“Kaçınan bağlanma dediğimiz ilişkilerde kişi yakınlıktan korkar, eşlerine bağımlılığı azdır ve ilişkinin sona ermesi durumunda daha az acı çeker. Bu kişiler genellikle ilişkiler hakkında olumsuz beklentilere sahiptir ve ilişkilerinde diğerlerine göre daha alıngan, güvensiz, kırılgan ve duygusal bir yapı sergiler. Kaygılı bağlanma yaşayan kişiler ise  aşırı kıskanç, eşlerine ve ilişkilerine takıntılı ve bağımlı, ilk görüşte aşka eğilimli ve sık sık duygusal iniş çıkışlar yaşayan kişiler olarak tanımlanırlar. Bu kişiler bir taraftan yakın olmak için yoğun bir istek duyarken diğer taraftan terk edilme ve reddedilme korkusu yaşarlar. En ideal ilişki türü olan güvenli bağlanmada ise kişiler başkalarına yaklaşmaktan ve başkalarının kendilerine yaklaşmasına izin vermekten rahatsız olmazlar. Terk edilme korkusu duymazlar. Bu kişiler hem duygusal ilişkilerinde hem de çocuklukta ebeveynleriyle olan ilişkilerinde daha olumlu yaşantı ve inançlara sahiptirler. Bağımsız, güvenli ve kararlıdırlar.”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet