Reklamsız Sözcü

Boya yerine kahve telvesi kullanıyor

Bu yöntemiyle tanınan İzmirli ressam Ebru Yolver “Benim tablolarım buram buram kahve kokar” diyor...
01:592 Ekim 2016
Boya yerine kahve telvesi kullanıyor
Bu yöntemiyle tanınan İzmirli ressam Ebru Yolver “Benim tablolarım buram buram kahve kokar” diyor...

Hande ZEYREK / İSTANBUL

Kabına sığamayanlardan ressam ve tasarımcı Ebru Yolver… Has İzmirli… İzmir'in Kurtuluşu olan 9 Eylül doğumlu. Sanata ilgisi ilkokulda başlayan Yolver, üniversiteden sonra kendi ifadesiyle ‘nefes almadan' çalışmış. Ünlü markalar için desen tasarımları, koleksiyonlar hazırlamış. Bir yandan resim yapmaya devam eden Yolver, resme de yeni bir yorum getirerek tablolarını boya yerine kahve kullanarak yapıyor. Kahve kokulu tabloları büyük ilgi toplayan Yolver, yıllarca İzmir'deki sanat yolculuğuna ‘başka yerlere uçmayalım' diyerek 6 yıl önce taşındığı İstanbul'da devam ediyor. Yolver'le çalışmalarını konuştuk.

– Resme ilginiz nasıl başladı?
İlkokulda öğretmenim ‘Ebru, kesin sanatla ilgili bir şey yapacak' demişti. Arkadaşlarıma kendi hazırladığım resimleri hediye ederdim. Birilerini bulduğumda hemen portrelerini çiziyordum. 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde tasarım okudum. Okul bittikten sonra İzmir Basma Pamuk Mensucat'ta desen çalışmalarına başladım. Tuval yerine kumaşı kullanarak başladı aslında çizim hayatım. Desen çalışmalarına devam ederken sıkıldım. 2001'de işe ara verip resim yapmaya başladım. Kahve de o zaman başladı. Akrilik boya ve kahveyle resimler yapmaya başladım. 2002'de de ilk sergimi açtım.

50

– “Resim hayatımda hep devam edecek”
Farklı şehirlerde 10 sergi açan Ebru Yolver, “Dali hayranıyım. Dali'nin de resim dışında tasarımları var. Bir tasarımcı bence her şeyi yapabilir. Kadını baştan ayağı giydirmeyi seviyorum” diyor. Şimdilerde tabloları ve giyilebilir takılarını harmanlandığı bir proje tasarlayan Yolver “Tasarım ve resim hayatımda hep devam edecek. Tıpkı İzmir ve İstanbul aşkı gibi” diyor.

ilk sergim amazon ruhumu yansıtıyordu

– Kahve ile resim yapma fikri nereden çıktı? Boyalar size yetmedi mi?
Evet biraz öyle oldu. Benim için resim yorum katmaktır. Yeni bir şeyler arıyordum ben de. Grenli kahve ile başladım. Bu tekniği geliştirdim ve kalıcı olmasını istedim. Cafegrafin dediğim bir teknik.
– Kahveli resimlerin farkı ne oluyor?
Bir kere üçboyutlu havası veriyor. Kahve kokusu buram buram geliyor. Kahveyle yaptığım resimlerden oluşan ilk sergimi 2002'de İzmir'de açtım. Ben mesaj verici sergiler yapmayı seviyorum. İlk sergimin adı da ‘Uyanış'tı. Göçmenlerde herhalde biraz Amazonluk var. Biraz o ruhumu yansıtan bir sergiydi.

51

kalbimde iki aşkla uzun yıllar yaşadım

– İstanbul'a taşınma fikri nasıl çıktı?
Ünlü ihracat firmalarına koleksiyonlar hazırlıyordum. Ürettiğim takı ve giysiler çok birikmişti ve bir yerde sunmam gerekiyordu. İzmir Alsancak'ta tasarım mağazamı açtım. İzmir'e sığamıyor, başka şehirlere de taşıyordum. Mağazadan sonra ‘artık ben taşınmalıyım' dedim. İstanbul benim için çok beslenilecek ve keşfedilecek bir şehirdi. İzmir aşkı başka, İstanbul aşkı başka. İki aşkla yaşadım yıllarca. Vicdanım rahat İzmir aşkıma ‘senin için her şeyi yaptım' dedim. Ama üzgünüm başka yerlere uçmalıyım' diyerek İstanbul aşkıma geldim.

52

Ayrılık acısı sergi açtırdı

– İzmir'den sonra İstanbul zor oldu mu?
Burada yaşamak son 2 yıldır ülke gündemi nediyle zorlaştı. Travmatik şeyleri ben de yaşadım. Sanatçılar bir parça daha duyarlı sanırım çabuk etkileniyorlar. Biraz ürktüm, kaygılandım. Bundan ötesi yurtdışına giderim diyorum. Bu yaşadıklarım biraz fazla etkiledi beni. Darbe gecesi ağlama krizi geçirdim. Üretimim durdu. İçe döndüm o günden sonra. Şu an bir doğum sancısı yaşıyorum.
– Hayatınızda aşka yer var mı?
Aslında aşk kadınıyım ben, güzel aşklar da yaşadım ama evlilikle sonuçlanan olmadı. İzmir'de ayrıldığım bir aşk bana sergi açtırmıştı. ‘Yaşama Dair Melodiler'di ismi. Hepsi bize ait duygular.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet