Reklamsız Sözcü

Bu çiftliği kadınlar yaşatıyor!

Hasanbey Çiftliği, yaşanması, özellikle de çocuklarla tanıştırılması gereken bir mekan. Metrekarelerce alanı yürüyerek dolaşmak imkansız olduğundan ulaşım akülü araçlarla sağlanıyor. Arı üretim alanları, gezici tavuk çiftlikleri, organik süt üretilen alanlar, çiftliği gezeni sadece şaşırtmıyor gelecek adına sevindiriyor da. Bütün bu mucizede emeği geçen ve babasının hayalini kendi düşü yapan Arzu Şentürk ile konuştuk...
00:1113 Haziran 2016
Bu çiftliği kadınlar yaşatıyor!
Hasanbey Çiftliği, yaşanması, özellikle de çocuklarla tanıştırılması gereken bir mekan. Metrekarelerce alanı yürüyerek dolaşmak imkansız olduğundan ulaşım akülü araçlarla sağlanıyor. Arı üretim alanları, gezici tavuk çiftlikleri, organik süt üretilen alanlar, çiftliği gezeni sadece şaşırtmıyor gelecek adına sevindiriyor da. Bütün bu mucizede emeği geçen ve babasının hayalini kendi düşü yapan Arzu Şentürk ile konuştuk...

Arzu Şentürk

İzmir'de, Dikili-Bergama arasında bulunan Hasanbey Çiftliği'nin başında henüz 27 yaşında bir kadın; Arzu Şentürk var. Günde 50 ton süt üretilen, 1500 dönüm üzerine kurulu bu çiftlikte, 65 bin meyve ağacı, 1600 inek ve koyuna bulunuyor. Burada ayrıca domates, biber, salça, turşu, peynir, bal ve reçel de üretiliyor. Türkiye'nin dört bir tarafına giden organik ürünlerin büyük bir kısmı, artık Hasanbey Çiftliği sayesinde Bergama'dan yola çıkıyor.

Çocukluğumuzda bıraktığımız doğal sebzeleri, etrafta gezinen tavukları özlediği için çiftliği kuran Hasan Şentürk 2012 yılında ansızın vefat edince aile neye uğradığını şaşırıyor. Ama o zaman 23 yaşında olan kızı Arzu Şentürk eğitimini bitirip hiç tereddüt etmeden babasının başladığı işi bitirmek için kolları sıvıyor. İşte Arzu Şentürk'ün hikayesi!

Yasemin CANDEMİR


– Yaşınız çok gençken bu devasa üretim çiftliğinin başına geçmekte zorlandınız mı?
Üniversitede okurken en büyük hayalim babamla birlikte çalışmaktı. Tüm tatillerde Bergama'ya gelip sürekli çiftlikte zaman geçirirdim. İşçilerle birlikte mesaimizi tamamlardık ama maalesef üniversite üçüncü sınıfı bitirmek üzereyken babamı sonsuzluğa uğurladım. Üniversiteyi bitirip yurtdışı eğitimimi tamamladıktan sonra çiftliğe döndüm. Benim için bu çiftlik çok değerli bir emanet çünkü en büyük hayalim babamla birlikte çalışmaktı ama gerçek hayat bu hayalimi değiştirdi ve babamdan aldığım bayrağı daha da ileriye taşımaya dönüştürdü.

– Bu işleri genelde erkeklerin yaptığını düşünürsek durumunuz nasıl?
Evet, söylediğiniz çok doğru. Genelde çiftçiliği erkekler yapıyor. İşin aslı, bazı yerel toplantılarda kendimi oldukça yalnız hissediyorum. Ama biz kadınlar her konuyu daha detaylı ve hassas düşündüğümüz için erkeklere farklı bir bakış açısı kazandırıp daha zorlu bir rekabet ortamı oluşturabiliyoruz.

Gerçek organik ürün çok az

– ‘Gerçek organik ürün' ne demek?
Ürünün yetiştirilmesi, toplanması, hasadı, kesimi, işlenmesi, tasnifi, ambalajlanması, etiketlenmesi, muhafazası, depolanması, taşınması ve ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar olan işlemlerin tümünde kimyasal madde veya tarım ilacı kullanılmasından kaçınılıyorsa organik tarım yapılıyor anlamına gelir. Organik tarımla elde edilen ürün de organik olarak adlandırılır.


– Türkiye'de kimler organik yazabiliyor ürününün üstüne?
Ülkemizde maalesef ürün organik olmasa da çok kolay bir şekilde organik sertifikası alabiliyor. Bu konuda kontrol yok denecek kadar az.

– Organik tarım yapılabilen arazilerin özellikleri nedir?
Organik üretim yapılacak arazinin öncelikle geleneksel üretim yapılan bölgelerden, işlek anayollardan, ağır sanayi tesislerinden, maden işletmelerinden, kentsel atıkların toplu olarak bırakıldığı alanlardan ve yeraltı sularından etkilenmeyecek bir mesafede olması gerekir.

Şu an herkes organik paranoyası yaşıyor

– Organik ürün satın alırken en çok hangi konulara dikkat etmeliyiz?
İnsanların en çok dikkat etmesi gereken konu aldıkları ürünün gerçekten organik olması. Yani domates ise domates gibi kokmalı, bir ısırık aldığınızda çekirdekleri üzerinize akmalı. Güvendiğiniz, inandığınız ve araştırdığınız yerlerden ürün satın alın ki biz de huzurla üretelim. Günümüzde bu konuda insanımız maalesef paranoyak olmuş durumda; bunda da çok da haklılar.

İyi olduğunuz alanı keşfedin

– Kadınlar sizce üretime nasıl katkıda bulunmalı?
Kadınlar hep üretkendir ve her kadının diğerlerinden daha iyi yaptığı bir şey muhakkak vardır. Bence üretmeye de bu ayrıcalığıyla başlamalı. Çiftlik çalışanlarının yüzde 80'i de kadın. Ayakları üzerinde duran, evine ekmek götüren, işini severek yapan kadınlarla birlikte çalışmanın tadı çok farklı.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet