Reklamsız Sözcü

Çocuğa bakıcı mı büyükanne mi bakmalı?

Çalışma hayatı, çocukların ya dadıyla ya da büyükanneyle büyümesine neden oluyor. Peki ama hangisi çocuk için daha iyi?
11:3719 Şubat 2016
Çocuğa bakıcı mı büyükanne mi bakmalı?
Çalışma hayatı, çocukların ya dadıyla ya da büyükanneyle büyümesine neden oluyor. Peki ama hangisi çocuk için daha iyi?

Çalışan annenin çocuğunu emanet etmesi için güvenebileceği kişiler, eğer özel bir bakıcı düşünülmüyorsa genellikle büyükanneler oluyor. Zorunlu şartlar gereği anne çocuğuna bakamıyorsa, bakacak kişinin aile içinden biri olması, dışarıdan bir bakıcının görevlendirilmesinden daha iyi kabul ediliyor…


Ailenin yeni üyesi bebeklerle ilgili en önemli konulardan biri, eğer anne çalışıyorsa ilerleyen süreçte bebeğin bakımını kimin üstleneceğidir… İstatistikler şunu gösteriyor ki, kadınlar daha ziyade ekonomik veya kariyerle ilgili nedenlerden dolayı bebeklerine ilk 1 yıl kendileri bakıp, sonrasında iş hayatlarına dönmeyi tercih ediyor. Ancak uzmanlara göre, en az ilk üç yıl boyunca bebeğe birebir annenin bakması, daha sağlıklı bir yaklaşım. Özellikle 0-2 yaş arası dönemde bebekler; duygusal, zihinsel ve bedensel gelişimlerini yoğun olarak yaşıyor ve bu süreç aslında onların ileride nasıl bir yetişkin olacaklarına dair ipuçları da veriyor. Temel bir duygu olan güven kavramı bebeklerde ilk aylarda gelişmeye başlıyor…

EVDE İKİ ANNE OLUNCA…


Çocuğun bakımını büyükannelerden biri üstlenmişse ve herkes aynı evde kalıyorsa, bunun anlamı aynı zamanda evde “iki annenin” varlığı demek oluyor. Bu da ister istemez çocuk bakımıyla ilgili bazı anlaşmazlıkları beraberinde getiriyor. Anneanne ya da babaanneler genellikle torunlarının her istediğini yapma eğilimi içinde oluyorlar. Bu durum elbette ki anne babanın otoritesini olumsuz etkileyen bir durum oluyor. Ayrıca anne ile anneanne ya da babaanne arasındaki tartışmalar çocuğu etkileyebileceği için özenli davranılması gerekiyor.

ANNENİN ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDEKİ ÖNEMİ

Annesinin işe gittikten sonra bir daha gelmeyeceğini düşünen çocuk, akşam anne eve döndüğünde ise annesinin adeta bacaklarına sarılıyor. Bu yüzden anne ve babalara işten geldiklerinde başka hiçbir şey yapmadan, birebir çocuklarıyla vakit geçirmeleri öneriliyor. Bu süre içinde çocuğa kitap okunabilir, sevdiği bir oyun oynanabilir, banyosu yaptırılabilir, sevdiği bir yemek yedirilebilir… Böyle yapıldığında çocuk, ‘Evet sabahları gidiyor ama akşam olduğunda dönüyor ve benimle ilgileniyor' diye algılamaya başlıyor. Oysa akşamları kendisiyle ilgilenilmeyen bir çocukta özgüven eksikliği sevilmeme duygusu öne çıkıyor.


Annesine güvenli bağlanan bir çocuk kendisine ve hayata güvenmeyi de öğreniyor. Bu dönemde annesiz kalan, annesini kaybeden ya da anne sevgisi ve kucağıyla yeterince bağ kuramayan çocuklar anne yerine geçebilecek başka bir kişiyle bu bağı kurabiliyor. Anne ve babayla, özellikle anneyle kurulan bağ, gelişimi de olumlu anlamda değiştiriyor. Annenin teni, kalp atışları, bebeğini kucağına alması, ona dokunması, çocuğun nöron gelişimini olumlu yönde etkiliyor. Fakat anne birtakım nedenlerle bunu yapamadığında ve çocuğunu birine emanet etmek zorunda kaldığında birtakım güçlüklerle karşılaşılabiliyor.

BAKICI TUTARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

**Mutlaka güvenilir referansları olan birini tercih edin. Yakınlarınızın referansları bu konuda size yardımcı olacaktır.
**Çocuğunuzun ana dilinde konuşan, kendi kültüründen birini seçin.
**Mümkün olduğunca ince eleyip sık dokuyarak seçim yapın. Unutmayın, sık sık bakıcı değişimi çocuğa terk edilme duygusunu yaşatır, öz güvenini zedeler.
**Daha önce böyle bir deneyimi olup olmadığını sorun.
**Bir çocukla bütün gün neler yapabileceğini, örnekler vererek açıklamasını isteyin.
**Ne yemekler yapabildiğini öğrenin.

ÇOCUKLAR “SEVGİ” BAĞI KURUYOR

Annenin çocuğunu emanet etmesi için güvenebileceği kişiler, eğer özel bir bakıcı düşünülmüyorsa genellikle büyükanneler oluyor. Zorunlu şartlar gereği anne çocuğuna bakamıyorsa, bakacak kişinin aile içinden biri olması, dışarıdan bir bakıcının görevlendirilmesinden daha iyi kabul ediliyor çünkü ne olursa olsun özel bir bakıcının çocuğu anneannesinden ya da babaannesinden daha fazla sevmeyeceği düşünülüyor. Anneanne ve babaanne, çocuğun sosyal duygusal, bedensel ve zihinsel gelişimine katkıda bulunabilecekse çocuğa bakacak kişi olarak tercih edilebiliyor. Çocuk burada bir sevgi bağı kuruyor çünkü çocuklar için önemli olan şey sevilmeleri. Bu sebeple eğer aile içinde kayınvalide veya anne ile iyi bir ilişki varsa, büyükannelerin bu işin altından kalkabileceği düşünülüyorsa ve kendisi de gerçekten istiyorsa çocuklar büyükannelere bırakılabilir.

BABAANNELER VE ANNEANNELER İÇİN BİR TEST


Torununuzun (0-4 yaş arası) sosyal, fiziksel ve zihinsel gelişiminde mutlaka çok önemli katkılarınız, emekleriniz var. Ancak bakım sürecinin daha sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için aşağıdaki testimize göz atmanızı tavsiye ediyoruz. Test sonucuna göre sizlere bazı önerilerim olacak…

Kızınız/gelininiz işten dönene kadar torununuzla gün boyu toplam ne kadar süre birebir ilgilenir, oyun oynarsınız?
A- Günde birkaç kez
B- En az 3-4 saat
C- Oyun oynamaya pek vaktim olmaz.

Torununuzun beslenmesi konusunda nasıl bir yaklaşımınız var?
A- Annesi gibi çikolata ve şekerleri kısıtlamam.
B- Yemesi konusunda zorlayıcı olmamaya dikkat ederim.
C- Zayıf kalmaması için bol bol yediririm.

Torununuza ne sıklıkta oyuncak alırsınız?
A- Haftada bir kez.
B- 2-3 ayda bir.
C- Kırıp döktüğü için almam.

Sizce 2 yaşına kadar bebekler için maksimum TV izleme süresi nedir?
A- Birkaç saat izleyebilir.
B- Hiç izlememeliler.
C- Mutfakta işim olduğu sürece izleyebilir.

Ailece gezmeye çıktığınızda torununuzun ihtiyaçlarıyla daha çok kim ilgilenir?
A- Annesi ilgilenir, ben sadece severim.
B- Annesi ilgilenir, yardıma ihtiyacı olursa ilgilenirim.
C- Hep ben ilgilenirim.

Torununuz anne ya da babasına kızdığı zaman tutumunuz ne olur?
A- Ne olursa olsun kucak açarım.
B- Tarafsız kalırım.
C- Anne ve babasına kızarım.

Evden birkaç günlüğüne ayrıldığınızda torununuz bu duruma ne der?
A- Oyuncak siparişi verir.
B- Döneceğime dair söz verdiğim için sorun yaratmaz.
C- Biraz mızmızlanır, sonra alışır.

Torununuzun sizinle en mutlu olduğu an hangisidir?
A- Ona arka çıktığım anlar.
B- Oyun oynadığımız anlar.
C- Sevdiğim anlar.

Çocuk büyütmeyle ilgili olarak kızınız/gelininizle ayrı düştüğünüz bir konuda ilk söylediğiniz cümle genellikle hangisi olur?
A- Ama bak kalbimi kırıyorsun.
B- Bu konuda sen de haklı olabilirsin.
C- Benden iyi mi bileceksin, kaç çocuk büyüttüm ben!

DEGERLENDiRME


Eğer cevaplarınızda ‘A' şıkkı çoğunlukta ise, siz hem çok duygusal hem de çok sevecen bir anneanne ya da babaannesiniz. Torununuz size bayılıyor! Ona çok düşkün olmanız nedeniyle duygusal davranıyor ve her istediğini yapıyorsunuz. Sizin yanınızdayken yaptığı küçük şımarıklıkların nedeni de bu aslında. Bu da otoritenizi biraz zayıflatıyor.

Çok sık oyuncak almak tehlikeli bir iletişim biçimidir. Torununuz, ona oyuncak almadığınızda, onu sevmediğinizi düşünebilir. İki-üç ayda bir almayı deneyin.
Ona koşulsuz her konuda arka çıkmak yerine, doğru olan davranışı izah etmeye çalışın. Bu tutum, ilişkinizi güçlendireceği gibi, torununuzun gelişimini de olumlu yönde etkileyecektir.

Eğer cevaplarınızda ‘B' şıkkı çoğunlukta ise, çocuk bakımında duygusallıktan ziyade mantığıyla hareket eden ve her zaman yapıcı davranan bir büyükannesiniz. Bebek bakımına dair gelişmeleri yakından takip ediyor, en doğru ve sağlıklı şekilde davranmaya özen gösteriyorsunuz. Bebekler kurallardan hoşlanmaz fakat siz şunu başarmışsınız; torununuz sizi çok seviyor ve sizinle birlikte oyun oynarken dünyanın en mutlu bebeği oluyor.
Çocuk bakımında mantıklı hareket etmek iyi bir şeydir fakat duygusal bağınızı asla göz ardı etmeyin çünkü sizin otoritenizi de güçlü tutacak olan, aslında torununuzla kurduğunuz bu bağda gizlidir.

Eğer cevaplarınızda ‘C' şıkkı çoğunlukta ise, çocuk bakımında her konuyu geçmiş tecrübelerinize göre çözme eğilimindesiniz. Elbette sizin tecrübeleriniz çok değerli ve bazı konularda hayat kurtarıcı. Ancak kızınızın/gelininizin, bebek bakımında tecrübe kazanmasına daha fazla fırsat vermelisiniz. Örneğin, ailece gezmeye gittiğinizde, bırakın torununuzla annesi ilgilensin.
Torununuzun annesine güvenin ve ona, kendisine güven duyması konusunda destek olun.
2 yaşından sonra günde sadece 10 dakika tv izlemesine izin verin.
Torununuzu yemek konusunda zorlamayın. Özellikle günlük su ihtiyacını karşılamasına özen gösterin.

Selin Karabulut kimdir?

Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde tamamlayan Selin Karabulut, uzmanlık eğitimini ise İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde tamamlamıştır. Karabulut sırasıyla; Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi, Acıbadem Mobil, ARM Psikiyatri / Psikoterapi ve çeşitli özel okul ve özel kurumlarda çalıştı. 2014 yılında Anadolu Sağlık Merkezi'nde çalışmaya başlayan Uzman Psikolog Karabulut, halen aynı hastanede görev yapmaktadır.
Olası bir kriz anını nasıl yönetebileceğini; örneğin, çocuk yemek istemeyince neler yapacağını sorun.

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet