Reklamsız Sözcü

Çocuğum korkuyor, ne yapabilirim?

Anne babalar çocuklarında korkuların sebebi olabiliyorken, doğru yaklaşımlarıyla onların korkularını aşmasında da çok etkili olabiliyor
09:2116 Haziran 2016
Çocuğum korkuyor, ne yapabilirim?
Anne babalar çocuklarında korkuların sebebi olabiliyorken, doğru yaklaşımlarıyla onların korkularını aşmasında da çok etkili olabiliyor

Çocuklar her dönemde farklı farklı korkular yaşarlar. Önemli olan, anne ve babanın doğru yaklaşımı ile bu korkuları aşabilmeleri ve ileri yaşlara aktarmamaları… Tutarsız ve disiplinsiz ya da aşırı koruyucu anne baba tutumlarının da çocuklarda korku yarattığını söyleyen Uzman Psikolog Aylin Sezer, önemli bilgiler verdi.

Çocuklar 3-4 yaşına kadar yüksek ses, hızlı hareketler, yabancılar ve özellikle anne-babadan ayrılmaya dair korkular yaşarken; 3-6 yaş arası, daha çok karanlık, canavarlar, gece duydukları garip sesler ve köpek gibi hayvanlara dair korkular geliştirirler…

3-6 yaş, çocukluk çağı korkularının arttığı bir dönem olarak bilinmektedir.

Bu korkular, okul çağında, fırtına gibi doğal afetlerden, evde yalnız kalmaktan, hekime gitmekten, azarlanmaktan, reddedilmekten, başarısız olmaktan korkmaya dönüşür. 3-6 yaş, çocukluk çağı korkularının arttığı bir dönem olarak bilinmektedir. Karanlık, gök gürültüsü, yangın, yabancılar, eve hırsız girmesi, anne babasından uzak kalma, bedenine bir zarar geleceği korkuları bu dönemde öne çıkar. Aynı dönemde, örümcek gibi ufak böceklerden veya büyük köpeklerden korkmak sıklıkla görülür… Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Aylin Sezer, çocukluk çağı korkuları konusunda ailelere önemli uyarılarda bulundu.

KORKU NORMAL BİR DUYGU MU?

Çocukluk korkuları bazen gelişim dönemiyle ilgili olabileceği gibi durumsal da olabilir. Çocuklar büyümeye ve dış dünya ile iletişime geçmeye başladıkları andan itibaren, bu tip korkular yaşamaya başlarlar. Çocuklar için aslında bu korkuların ortaya çıkışı ve halledilişi, kendilerini dış dünyada konumlama çabalarıdır. Bu korkular yoluyla, dış dünya ile mücadele eder ve kendilerine güvenlerini kazanırlar.

Korkular yoluyla, dış dünya ile mücadele eder ve kendilerine güvenlerini kazanırlar.

Anne ve babanın tutarsız ve disiplin yöntemleri veya aşırı koruyucu davranışları bazen bu korkuları artırabilmektedir. Dış dünyanın korkutucu ve zarar verici olduğu mesajı sıklıkla yinelenen çocuk, ilişkiye girdiği her nesne, olay ve kişiye korkuyla yaklaşmayı öğrenecektir. Benzer şekilde, boşanma, ölüm, uzun hastane yatışları gibi uzun süreli ayrılıklarda çocuklarda güvensizlik ve tehlikede olduğu hissi uyandırabilir.

ONU KORKTUĞU ŞEYLERLE TEHDİT ETMEYİN

Bazen ebeveynler ve aile büyükleri de bu korkuların çıkışına veya pekişmesine neden olabilmektedir. “Yaramazlık yaparsan, seni bırakırım”, “yemeğini bitirmezsen, seni başkasına veririz”, “evden çıkarsan seni kaçırırlar”, “o odaya girme, orda öcü var” gibi çocuğun davranışını yönlendirme amacıyla düşünmeden söylenen sözler, çocuklarda korkulara yol açabilir. Çocukların çekincelerinin üzerine gitmek bunları çoğu zaman korkuya, ilerde ergenlik dönemlerinde de fobi veya takıntılara dönüştürebilmektedir. Örnek olarak, karanlıktan korkan bir çocuğa, neden korktuğunu sormak ve bunu anlamasına yardımcı olmak yerine, karanlık bir odaya kapatmak, maalesef sıkça uygulanan ama oldukça zarar verici bir müdahaledir. Benzer şekilde, çocuğu her yaramazlık yaptığında “seni doktora götüreceğim, iğne yapacak” diye korkuttuktan sonra, çocuğun doktor korkusu geliştirmesine şaşırmamalıyız.

Çocuğu her yaramazlık yaptığında “seni doktora götüreceğim, iğne yapacak” diye korkuttuktan sonra, çocuğun doktor korkusu geliştirmesine şaşırmamalıyız.

AYIPLAMAYIN, ALAY ETMEYİN

Çocukların korkularını önemsememek, ayıplamak veya korkularıyla alay etmek de bu korkuların artmasına neden olacaktır. Çocuk bu sefer küçük düşme, aşağılanma kaygısıyla, korkusunu ifade edemeyecek ve destek alamayacaktır. Bu durum da korku yaratan durum karşısında yaşadığı çaresizliği arttıracaktır.

Yaştan bağımsız olarak, çocukların yaşadığı korkuları anlamaya çalışırken akılda bulundurmanın faydalı olduğu bir konu da, bu korkunun çocuğa ikincil bir kazanç sağlayıp sağlamadığıdır. Örneğin, yalnız uyumaya başladıktan sonra, korkuları yüzünden anne ve babasının yatağında uyumaya başlayan çocuğun, bunu, korkusunun bir ödülü olarak görmesi yanlış davranışı ödüllendirmek olacaktır. Başka bir örnek, yalnız kalmaktan korktuğu için, aslında kendisiyle fazla ilgilenmeyen anne ve babasının hep yanında olmasını sağlamaya çalışması olabilir.

ANNE BABALAR NELER YAPMALI?

* Çocuğunuzun korkusuna saygı gösterin, korkuların çoğunun geçici olduğunu, ruhsal gelişiminin bir parçası olduğunu bilin. Çocuğunuzun genellikle bu korkunun üstesinden kendi kendine gelebileceğini unutmayın ve onu bu korkuyla uğraşması için cesaretlendirin.

* Korktuğu şeyleri anlamaya çalışın, bunu yaparken, çocuğunuzun kişiliğini, sizle ilişkisini ve o sıralar ailede olan önemli olayları göz önünde bulundurun.

 Çocukluk çağında önemli olan, çocuğun kendisini anne-babasının yanında güvende hissetmesidir.

* Çocukluk çağında önemli olan, çocuğun kendisini anne-babasının yanında güvende hissetmesidir. Anne- babayla kurulan güvenli bağ, bu korkuların giderilmesinde en önemli faktördür. Çocuğa güvenli ve istikrarlı bir ortam yaratmak, hem bu korkuların büyümesini önleyecek hem de çocuğa bu gelişiminin bir parçası olan korkuları yenmesi için cesaret verecektir.

* Özellikle erken yaşlardaki çocukluk korkuları, genelde gelişimsel meselelerle ilgilidir ve profesyonel müdahaleye gereksinim duymadan kendiliğinden geçer. Bu noktada ailenin tutumu ve korkuya nasıl yaklaştığı önemlidir. Çocuğun neden, niçin korktuğunu ona sorarak anlamak ve birlikte bu korkuyla baş etmeye çalışmak önemlidir. Çocuk karanlıktan korkuyorsa, onunla birlikte odaya gitmek, ışık açık ve kapalıyken odada birlikte oturmak, aslında bir şeyin değişmediğini göstermek etkili olacaktır. Yalnız yatmaktan korkuyorsa, uyuyana kadar yanında kalmak (o uyuduktan sonra kendi odanıza gideceğinizi mutlaka söyleyerek), odada veya koridorda bir ışık bırakmak, odasının kapısını açık bırakıp, ihtiyacı olursa seslenebileceğini söylemek, çocuğu rahatlatacaktır.

* Çocuğun korkuları, gündelik yaşamını engellemeye başladıysa (uyku, iştah, oyun alışkanlıkları), yaşına ve karakterine uygun olmayan davranışlar gösteriyorsa, bazı yerler, kişiler veya durumlardan kaçınmaya başladıysa, rahatlatılmaya rağmen korku ısrarcı bir şekilde kalıyorsa veya kötüleşiyorsa (1 aydan daha fazla), fiziksel nedeni olmayan, ısrarcı bedensel şikayetleri varsa (sürekli karın ağrısı, başağrısı), hafif takıntı davranışları geliştirmeye başladıysa, normal gelişimin dışında korkular yaşadığını düşünebiliriz.

Korkutucu kabuslar, korkusundan dolayı uyuyamaması, odasına girmemek için ağlama nöbetleri geçirmesi gibi, normal yaşamını devam ettirmesine engel olacak boyuttaysa, mutlaka bir çocuk ruh sağlığı uzmanına başvurmak önem taşır.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet