Reklamsız Sözcü

Çocukların yeme problemine son!

Hayatın ilk yılında bebekler müthiş bir büyüme sergileyerek doğum kilosunu üçe katlar.
00:324 Mart 2016
Çocukların yeme problemine son!
Hayatın ilk yılında bebekler müthiş bir büyüme sergileyerek doğum kilosunu üçe katlar.

Uzman Pedagog Melda Alantar

Hayatın ilk yılında bebekler müthiş bir büyüme sergileyerek doğum kilosunu üçe katlar. Bu büyüme hızının devam edebilmesi için de çok yemeleri gerekir. Öte yandan okul öncesi dönemdeki çocuklar daha yavaş büyüdüklerinden çok yemeye gereksinim duymaz. Nitekim, genellikle 1 yaşından sonra çocukların iştahında belirgin bir azalma gözlemlenir. Memorial Hastanesi Pedagoji Bölümü'nden Uzman Pedagog Melda Alantar, okul öncesi dönemde yemek yeme sorunu yaşayan çocukların iştahlarını düzene sokmak için ailelere pratik önerilerde bulundu…

Günlük kalori ihtiyaçları nedir?

Çocukların çoğunun büyümelerine yetecek kadar yedikleri ve yeterli kaloriyi aldıkları sürece sağlıklı olacaklarını unutmayın. Küçük çocuklar günde yaklaşık 1000 kaloriye ihtiyaç duyar. Anne ve babalar çocuklarının bir gün umulduğundan daha fazla yediğine, ertesi gün ise neredeyse hiçbir şey yemediğine tanık olabilir. Unutulmaması gereken, çocukların aldığı kalorinin sayılmasının gerekmediğidir. Küçük çocuklar genellikle kendi enerji gereksinimlerini anlar, sağlıklı ve aktif kalmalarına yetecek ölçüde yerler. Anne ve babaların görevi ise onlara besleyici yiyecek çeşitleri sunmaktır.

Nelere dikkat etmelisiniz?

1- Yemekleri uygun porsiyonlar halinde sunun.
Yemekleri okul öncesi yaştaki çocuğa uygun porsiyonlar halinde sunun. Okul öncesi çocukların uygun porsiyon miktarı genellikle yetişkin porsiyonunun yaklaşık dörtte biri kadardır. Büyük porsiyonlar çocuğu sıkabilir ve böylece daha az yemesine neden olabilir. En iyisi çocuğa yemeği küçük miktarlarda sunmak ve bitirdiğinde daha fazla isteyip istemediğini sormaktır.
2- Yiyeceği yemeğe ve miktarına siz karar vermeyin.
Tabağındaki yemeklerden hangisini yiyeceğine ve ne kadar yiyeceğine çocuğunuzun karar vermesini sağlayın. Hiçbir şey yemezse sorun etmeyin. Bir sonraki öğün ya da atıştırmada nasıl olsa acıkmış olacak.

3- Susadığında su içirin.
Çocuğunuzun midesini sıvıyla doldurmasına izin vermeyin. Bu yaştaki bir çocuğun yeterli kalsiyum ve diğer gıdaları alması için 450-650 ml. süt içmesi yeterlidir. Çok fazla meyve suyu içmek ishal veya diş çürümesine yol açabilir, hayatın ileri yıllarında ise obeziteye neden olabilir. Çocuğunuz susadığında meyve suyu yerine su verin.
4- Pazarlıktan kaçının.
“Sebzeni yersen çikolata vereceğim” gibi pazarlıklardan veya “Sadece bir kaşık daha” gibi ısrardan kaçının. Çünkü bazı bilimsel araştırmalar açıkça bu tekniklerin geri teptiğini ve çocuğun daha da az yemesine neden olduğunu ortaya koyuyor. Çocuğunuz yemeğinin bittiğini söylediğinde masadan kalkmasına izin verin ancak yemeğinin bıraktığı kısmını telafi etmek amacıyla sevdiği diğer şeylerden vermeyin. Yeni yiyecekleri kabul ettirmekte zorlanabilirsiniz. Bu sorunu çözmek için birkaç öneri:
– Çocuğunuzu bu yeni yiyeceği yemeye zorlamayın ve bu nedenle tartışmayın.
– İyi bir örnek teşkil edin ve bu yeni yiyecekten iştahla yediğinizi görmesini sağlayın.
– Çocuğunuzun yeni yiyeceği kabul etmesinden önce aynı yiyeceği 10 veya daha fazla kez sabırla sunmanız gerekebilir. Asla vazgeçmeyin.
– Market alışverişine beraber gitmek ve yemekleri birlikte hazırlamak da genellikle işe yarar.
– Alışveriş yaparken çocuğunuza farklı yiyecek türlerini ve özellikle de sebze ve meyveleri gösterin.
– Masada kullanmak istediği tabak ve bardağı seçmesine izin verin.

5- Farklı seçenekler sunun.
Akşam yemeği için ne pişireceğinize çocuğunuzun karar vermesine izin verin. Birkaç yemek önerisinde bulunun ve bunlardan birini seçmesini isteyin. Örneğin, akşam sebze yemek isteyip istemediğini sormayın. Bunun yerine bezelye mi yoksa yeşil fasulye mi istediğini sorun. Böylece hem yemeği o seçmiş olur, hem de ne yiyeceği konusunda belli bir kontrole sahip olur. Yemekte sebze olacağı mesajını da alan çocuk kendini duruma hazırlar.
6- Mönüyü belirleme yetkisi sizde olsun.
Sırf çocuğunuz sunduğunuz seçeneklere burun kıvırdı diye mönünüzü değiştirmeyin. Hızla verilen siparişleri hazırlayan bir aşçı gibi davranmayın. İleride yaşanacak yemek savaşlarının önüne geçmek için okul öncesi dönemde çocuğunuza sağlıklı yemek alışkanlıklarını kazandırmanız çok önemli.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet