Reklamsız Sözcü

Doğru kişiyi seçmenin püf noktaları

Kendi kişilik özelliklerinizi, hayat tarzınızı ve alışkanlıklarınızı gözardı ederek yapacağınız evliliklerde çatışmalar kaçınılmaz olur...
07:574 Nisan 2016
Doğru kişiyi seçmenin püf noktaları
Kendi kişilik özelliklerinizi, hayat tarzınızı ve alışkanlıklarınızı gözardı ederek yapacağınız evliliklerde çatışmalar kaçınılmaz olur...

NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi'nde evlilik terapisi de yapan Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, evlilikle ilgili püf noktalarını anlattı.

ONUN SİZE UYGUN OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLARSINIZ?

Evlilik gibi hayatınızın en önemli dönüm noktasına adım atarken ne istediğinizi bilmeli ve kararlı olmalısınız. Tabii ki isteklerinizi belirlerken her şeyden önce kendinizi iyi tanımalısınız. Kendi kişilik özelliklerinizi, yaşam tarzınızı, alışkanlıklarınızı, ihtiyaçlarınızı gözardı ederek yapacağınız seçimlerde evleneceğiniz kişiyle birçok konuda çatışmalar yaşamanız kaçınılmaz olur. Örneğin siz çok tertipli, düzenli bir kişiyseniz, dağınık, eşyalarını sağa sola atıp toplamayan bir insanla evliliğinizde sorunlara davetiye çıkarmışsınız demektir. Veyahut evde oturamayan, devamlı hareket ve gezmeyi seven bir kişiyseniz, evcimen, evden çıkmak istemeyen, bütün gününü koltukta uzanıp bilgisayar başında veya televizyon seyrederek geçirebilecek bir kişiyle evlenmeniz uygun olmayabilir. Bununla beraber, evlilik kararında her şeyin insanın kontrolünde olması ve yüzde yüz uyumu bulmak mümkün değildir. Beklenti ve amaçlar yüzde 70–80 birbirine uyuyorsa ve birbiriniz hakkında yeterli bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorsanız evlilik kararı alabilirsiniz.

EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR NELERDİR?

Maddi sorunlar, bir tarafın diğer tarafa maddi anlamda bağımlı olması, kazanılan gelirin paylaşımı ve nasıl harcanacağı, kültürel farklılıklar, eğitim düzeyi farklılıkları, cinsel yaşam ile ilgili sorunlar, alkol veya madde kullanımı evlilikte en sık görülen sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca normalde ailelerden, çocukları yardım istediklerinde destek vermeleri beklenirken, birçok evliliğin anne babaların müdahaleleri ile boşanma noktasına geldiğini görmekteyiz.

ÇOCUK EVLİLİĞİ NE KADAR ETKİLİYOR?

Çocuk, evliliği etkileyen en önemli faktörlerden biri. Çocuk sahibi olmak isteyip de sağlık sebeplerinden dolayı çocuk sahibi olamayan eşlerde sorunlar başlamış demektir. Eşler birbirine ne kadar anlayışlı olsa da özellikle bizim toplumda anne babaların ısrarlı beklentileri ve psikolojik baskılarıyla evlilikte şiddetli tartışmalar hatta boşanmaya kadar giden süreçler yaşanabiliyor. Bir çocuğa sahip olmak herhalde dünyadaki en güzel deneyimlerden biridir. Pek çok çift yaşadıkları durumları “bebekten önce” ve “bebekten sonra” diye belirtiyor. Birbirlerine ayırdıkları zamanın çoğunun artık çocuğa ayrılması, yorgunluklar en sık görülen sorunlar.

CİNSELLİK EVLİLİĞİN NERESİNDE?

Cinsel yaşam evliliğin en önemli unsurudur. Duyguların birbirine aktarımının en üst noktasıdır. “Evlilikte seksten önemli şeyler vardır” veya “Benim evliliğim sekssiz aslanlar gibi devam ediyor” söylemleri bir tarafa, her ikisi de sağlıklı bireylerin cinselliği doya doya yaşamaları evliliğin olmazsa olmazlarındandır. Çok istisnai durumlarda örneğin taraflardan biri cinsel ilişkiye giremeyecek kadar hasta olabilir. Bu durumda karı-kocanın arasında gerçek bir sevgi bağı varsa “fedakarlık” devreye girer. Boşanma davalarındaki dosyalarda boşanma sebebi olarak geçen “şiddetli geçimsizlik” deyiminin gerçekte iki ana sebebi olduğunu biliyor musunuz? Biri maddi konulardaki sorunlar ve anlaşmazlıklar, diğeri ise cinsel yaşamdaki tatminsizlikler, uyumsuzluklar.

EVLENMENİN YAŞI VAR MI?

Modern toplumun hızlı yaşantısı içinde eğitim hayatı, çalışma hayatı, geleceğini garantiye almak gibi öncelikler nedeniyle son dönemde evliliklerin alt sıralara atılmaya başlandığını görüyoruz.. Hayatta her şey yoluna girip gelecek garanti altına alındıktan sonra evlilik düşünülmeye başlandı. Tabii bu durum evlilik yaşının yükselmeye başlamasına sebep oldu. Yaş sınırı kavramı neredeyse kalmadı. 30 yaş ve üzerinde evlenen kadınların oranı arttı. Sadece çocuk yapmak amacıyla evlenen kadınlar çoğaldı. Erkek ile kadın arasındaki evliliklerde yaş farkı da geçmişte olduğu kadar önemsenmiyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet