Reklamsız Sözcü

İki beden ince gösteren korsenin sihirbazı

Yasemin CANDEMİR
01:386 Mart 2016
İki beden ince gösteren korsenin sihirbazı

İç çamaşırı dâhisi Deha Orhan, geçen sene radikal bir kararla esnek, hiç de sıkıcı olmayan, son derece şık korseler yapmaya başladığında kimse bu kadar ilgi göreceğini tahmin etmiyordu…

Bazen vücudumuzu olduğundan daha şekilli ve ince göstermek bazen de sağlık sebebiyle kullandığımız korselerin tarihi geçmişi oldukça eski sayılır. 1800'lü yıllarda kullanılmaya başlayan korse o zamanlar dik duramayan kadınların imdadına yetişen ve sağlık amacıyla kullanılan bir parçaydı. İlk korselerde balina kemiğinin kullanıldığı biliniyor. Zamanla Victoria döneminde giyilen kabarık elbiselerin içerisinde daha ince gözükmek için kullanılmaya başlanan korseler yavaş yavaş iç çamaşırı olarak anılmaya başlandı.

 

“Size göre tayt, bize göre korse” sloganıyla kadınlara içinde kendilerini şık ve fit hissedecekleri korse taytlar üreten Ten, 36 bedenden 46 bedene kadar her bedenden kadına farklı seçenekler sunuyor. Korse algısını “anneler içindir” olmaktan çıkaran Deha Orhan'la korsenin gündüz kıyafetine dönüşünün ve içine kattıkları sihirbazlığın hikayesini konuştuk.

– Türkiye'de korse kullanımına dair ‘anne giysisi' algısı var. Ama dünyada iç çamaşırları bile korse kıvamında.
Bence Türk kadınları bugüne kadar çok haklıydı ta ki geçtiğimiz seneye kadar. Korse kumaşları ve modelleri hem çok kalın ve sert, insanı bunaltan cinstendi; hem de modeller itibarıyla gerçekten sıkıcılardı. Bu yüzden de Türkiye'deki algı, korsenin, daha çok anneler ve anneanneler için olduğu yönündeydi.
– Çalıştığınız ve şu an pek çok kadının arzu nesnesi haline gelen korselerinizi anlatır mısınız?
Geçtiğimiz yıl iki yeni kumaş geliştirdik. Bu kumaşlarla da, eskiden yaptığımız sıkıcı kalıpları ve modelleri tamamen bir kenara bırakıp, daha şık ve modern aynı zamanda seksi olduğunu düşündüğümüz yeni bir koleksiyon yarattık. Bu yeni koleksiyon ile kadınları alışılagelmiş korselerden farklı olarak “Tüm gün giyilebilir” rahatlıkta korselerle tanıştırdık. Korsenin o rahatsız edici ve çirkin görüntüsünden uzak, kadınların gece dışarı çıktıklarında da, gün içinde de rahatlıkla üzerinde taşıyabilecekleri korseler ürettik.

Victoria döneminde korse kullanımı kadınlar arasında kişilik göstergesi olarak algılanıyordu. Nefes almayı güçleştirecek kadar korsesini sıkan kadınların güçlü, korsesini gevşek bağlayan kadınların zayıf karakterli olduğuna inanılıyordu. Neyse ki, günümüzde hem böyle bir algı yok hem de korseler son teknolojiler sayesinde oldukça rahat ve esnekler… Geçmişte sadece beli inceltme amaçlı olarak kullanılan korse, şimdilerde vücudun istenen bölgelerini şekillendirme ve daha ince gösterme amaçlı kullanılıyor. Üstelik iç çamaşırı sınıfına girdikleri için son derece şık ve estetikler.[/caption]

– Bu kadar ince ama bu kadar sıkı olmasının sırrı nedir?
Geliştirdiğimiz yeni kumaş teknolojisi ile kumaşı oluşturan iplikler ve lycra ile oynadık. Yeni bir örgü çeşidi kullandık ve özel bir terbiye ile kumaşlar bugünkü hallerini aldılar.
– Kaç beden inceltme vaat ediyor?
Biz bazı firmaların yalan vaatleri gibi hayal satmıyoruz. Bizim ürünlerimiz giyildiği sürece modeline göre maksimum iki bedene kadar ince gösteriyor. Koleksiyonda şu an 35'in üzerinde model var ve yeni modeller de eklenmeye devam ediyor. Her bir modeli de bir ile beş arası sıkılık derecelerinde derecelendirdik. Bir en rahat, beş numara en yoğun inceltme sağlayan modelimiz olarak düşünebilirsiniz. Her modelde farklı bölgelerde işlevsellik sunuyoruz.
– Özellikle body korseleriniz bir ceketin içinden tek başına giyilebilecek tasarımlara sahip. Bu ne kadar süren bir tasarımın ürünü?
Aslında, korselerde kullandığımız kalıpla body korselerde kullandığımız teknik aynı. Bu ürünlerin geliştirilmesi yaklaşık altı ay sürdü. Vücut korselerimiz, kendinden sütyenli ve kendinden korseli ürünler. Kadınların iş hayatında, buluşmalarda ve özel davetlerde üzerinde çok şık bir şekilde taşıyabileceği, ceket içinde; içine sütyen ya da korse giymesine gerek kalmadan kullanabileceği ürünler.

Markanın sahibi yanı sıra fotoğrafçısı…
Ten'in bütün fotoğraflarını yaklaşık 14 senedir ben çekiyorum ama bununla birlikte de 4 yıl süren”7 Büyük Kedi” (Aslan, Kaplan, Çita, Jaguar, Leopar, Kar Leoparı) projesini de 2 sene önce tamamladım. Hala vakit bulabildikçe fotoğraf çekmeye devam ediyorum. Hatta bu konuda da yeni bir proje arayışındayım.[/caption]

– Siz Türkiye'nin iç çamaşırı dahilerinden birisiniz. Korseyi tekrar hayata döndürme kararını nasıl aldınız?
Çocukluğumdan beri babamın özel ilgisiydi korseler. Onun zamanında geliştirilen kumaşlar, şu anda halen bizim tarafımızdan da kullanılıyor. Tüm dünyada da korse alanında en rağbet gören kumaşlardı. Beni de hep bu alana yönlendirmeye çalışmıştı. Ama ilham 2014 yılı ortalarında geldi. Bu da, bir yurtdışı seyahatimde rastladığım bir kumaş ile mümkün oldu. O kumaş ile birlikte döndüğümde, 6 ay boyunca bu kumaşı üretmeye çalıştım. 6 ayın sonunda, 2014'ün sonlarında da ilk 6 parçalık koleksiyonu piyasaya çıkartabildik. Ondan sonra da, 2015 yılı içinde 50'nin üzerinde model geliştirdik. En fonksiyonel modelleri piyasaya sunduk.
– Kadınları bu kadar iyi anlama, analiz etme durumu senelerin deneyimi mi, yoksa sebebi farklı mı?
Sanırım 16 yaşından beri sektöre kendimi verdiğim için sektör de karşılığında bana bu öngörüyü verdi.
– Zayıf gösteren, sıkılaştıran giysilere de ihtiyaç var. Bir sonraki aşaması tekstilin diğer kolları olabilir mi?
Aslına bakarsanız, biz yaptığımız ürünlerle sektördeki dış giyim firmalarının da en önemli ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bir kadın yaptığımız korseleri hangi kıyafetle giyerse giysin, giydiği kıyafeti daha iyi ve daha doğru taşımasına yardımcı oluyoruz. Bizim için, yaptığımız ürünün işlevsel ve şık olması esastır. Dış giyimde de bu işlevselliği ve şıklığı yakalayabilirsek, neden olmasın?

– Mayoda korse deneyiminizi kullanacak mısınız?
Kullandık bile! Yaz için güzel sürprizler hazırladık. Biraz daha sabır…
– Korseleriniz yurtdışında da faal olarak satışlara başladı değil mi?
2015 yılında yaptığımız 35 yeni korse modelimiz özellikle Avrupa'dan çok yoğun ilgi görüyor. Bu kadar kısa sürede bu kadar ülkede distribütörlük anlaşması yapabilmek, yüzde 100'ü Türkiye'de üretilen bir Türk markası için gerçekten büyük keyif. Çok yakında vermiş olduğumuz distribütörlüklerin yanında da, web sayfamızı yurt dışına açıyor olacağız ve bu sene içinde markayı online olarak dünyaya açmanın hazırlıklarını sürdürüyoruz.

 

Son güncelleme: 07:2906.03.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet