Reklamsız Sözcü

Kadın cinayetleri yüzde 1400 arttı

Eski Devlet Bakanı Önay Alpago’dan çarpıcı tespit
02:2231 Mart 2016
Kadın cinayetleri yüzde 1400 arttı
Eski Devlet Bakanı Önay Alpago’dan çarpıcı tespit

Röportaj Nil SOYSAL

Doksanlı yılların ortalarında Devlet Bakanlığı yapmış bir isim Önay Alpago. Aynı zamanda hukukçu ama hepsinden de önemlisi bir kadın ve anne.

Çocuklara cinsel istismar % 434  arttı.

Ensar Vakfı'nda yaşananları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'nın bu konuyla ilgili açıklamalarını, bütün bu olup bitene karşı bakışını, duruşunu Önay Alpago'yla konuştum. Deyim yerindeyse, bir laf söyledim, bin ah işittim…

Cinsel taciz % 449 arttı.

Eski bir kadın bakan olarak, Ensar Vakfı'nda yaşananları, bu konuyla ilgili Aile Bakanı'nın açıklamalarını ve konunun sosyal medyaya yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu olay hepimizi derinden etkiledi. Takip edebildiğim kadarıyla, sosyal medyada bu kadar yoğun ve tepkisel yorumların yer aldığını yıllardır hiç görmemiştim. Bu olay tek kelimeyle skandal. Bu skandalın iki boyutu var. Birincisi, çocuklara yönelik çok sistematik bir tecavüzün o kurumda gerçekleşmiş olması, yeni bir paravan altında korunan ya da korunduğu söylenen çocuklara karşı işlenmiş olması. İkincisi de, Aile Bakanı'nın bu tür bir olay karşısında doğal refleksle çocukları koruması, kollaması gerekirken, tam aksine vakfı koruyan bir söylem içine girerek, vakfın gurur duyulan bir kurum olduğunu, bir kere gerçekleşmiş olaydan ötürü hırpalanmaması gerektiğini söylemiş olmasıdır. Bunu söyleyen bakan, kadın, anne ve doktor. Etik olarak, bizlerden daha fazla, insan hayatını, beden ve ruh sağlığını travmalara karşı korumak gibi bir sorumluluğa sahip olması gereken de bir kadın aynı zamanda. O nedenle hayretler içinde kaldım. Tepkilere katılıyorum ve çok da haklı buluyorum.

Fuhuş % 790 arttı.

Suçun sistematik bir şekilde devam ettiği belli…

Ensar Vakfı'nda yaşanan olayın Sayın Bakan'ın dediği gibi bir kere olmadığı yönünde iddialar da var…
Vicdanların sızlaması için bu tür suçların sayısının illa yükselmesi mi gerek? Bunun biri de bir, bini de bir. Son iddiada kırkın üzerinde çocuğun tecavüze uğradığı, bu suçun işlendiğinin tespit edildiği ve rapor alan çocuk sayısının ise 10 olduğu söyleniyor. Bir tanesine hayvan pornosu bile seyrettirilmiş! Bunun sistematik olarak 2013'ten bu yana devam ettiği belli. 600 yılla yargılanması istenen sanık ise daha önce hakkında yapılan şikayetler üzerine başka bir yere gönderiliyor ve bu durum yeni ortaya çıkıyor. Başka yerde görevlendirildikten sonra tekrar aynı kuruma geliyor. Şimdi soruyorum, bütün bunlar olurken Aile, Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığı ne yapmış Allah aşkına? Neden bu suçun üstünü örtmüşler? Bu tecavüzcüler ya da suça ortak olanlar hakkında işlem yapılmış mı? Peki bundan sonra ne yapılacak?

Çocuk pornosunda dünyada ilk 5'teyiz.

Ensar Vakfı da yargılanmalı

Hukukçu kimliğinize yönelik bir soru yöneltmek istiyorum bu kez. Ensar Vakfı'nın bu davaya müdahil olarak katılması normal mi?
Ensar Vakfı, bu işte hiç kusuru yokmuş, hesap vermesi gerekmiyormuş gibi davacıların yanında yer alarak, “Ben de bu kişiden davacıyım” diyor çünkü cezaların şahsiliği prensibi var. Ama bunca zamandır devam eden bütün bu olaylarla ilgili olarak Ensar Vakfı müdahil değil sanık olarak yargılanmalıdır. Ensar Vakfı çatısı altında yer alan muhtelif yerlerde altı bine yakın çocuğun barındığı söyleniyor. Dernek ve vakıflarla ilgili kararnamede yer almamasına rağmen, yani ilkokul ve ortaokul öğrencileri için yurt, ev ve barınak açılmasına kanunlar izin vermiyorken Ensar Vakfı bu yerleri nasıl açmış? Çocuklar bu evlere nasıl kabul ediliyor? Olayda adı geçen ve Karaman'daki binalar, evler, yurtlar nasıl kiraya verilmiş? Yaptıkları kanunen suç!

Vakfın kapatılması mı gerekiyor?
Böyle bir karar alacaklarını sanmıyorum çünkü Ensar Vakfı, Erdoğan Ailesi'nin en sevdiği kurumlardan biri. Ayrıca bu kurum onlar için bir alternatif eğitim modeline de imkan sağlıyor. Yani bilimsel, laik, akılcı, sorgulayan eğitim değil, aksine, biat etmeyi öğreten, her türlü kurala uymayı mecburiyet haline getiren ve bütün bunları dinin koruması altına gizlemeye çalışan bir eğitim sistemi. O nedenle bugün Ensar kapansa yarın Bensar açılır. Ensar Vakfı davasında da sanığa akıl hastası raporu alarak daha rahat aklanma çabası içine girecekler.
Ensar Vakfı'ndaki olayın hemen arkasından benzer bir durum Artvin'de yaşandı. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?
Tüm bu yaşananlara rağmen, ‘çocuk istismarının araştırılmasına yönelik önerge' iktidar partisi milletvekilleri tarafından reddedildi! Anayasamızın 41'inci maddesinde, devletin çocukların korunması için önlem alacağı yazıyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre biz taraf devletiz. Ne yazık ki bugün Türkiye'deki kadınların ve çocukların hayatları, hakları tehdit altında.

Hayvanlara tecavüzde dünyada 1. sıradayız.

BUYURUN, ENKAZ BUDUR!

Hiç kuşkusuz bu mesele Türkiye'nin kanayan yarası. Peki eski bir siyasetçi olarak bu noktaya nasıl geldiğimizi söyler misiniz?
Bulunduğumuz noktaya AKP'nin iktidarı döneminde geldik. Bu yoğun gündemde göz ardı edilen bir başka şey söyleyeyim size; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 24 Mart'ta kadına uygulanan şiddet konusunda Türkiye'yi üçüncü kez mahkum etti. “Türkiye'de kadına şiddet uygulanıyor. Devlet bununla ilgili tedbir almıyor. Aksine ayrımcı ve pasif davranarak şiddetin uygulanmasına zemin hazırlıyor” diyerek verdi bu kararı. AKP'nin 14 yıllık iktidarında bu ülkede fuhuş yüzde 790, cinsel taciz yüzde 449, çocuklara cinsel istismar yüzde 434 arttı. Çocuk pornosunda dünyadaki ilk 5 ülkeden biriyiz. Hayvanlara tecavüzde ise birinci sıradayız. Uyuşturucu bağımlılığımız yüzde 678 arttı. Bu rakamlara Türkiye'nin ekonomik durumunu, işsizlik oranını, dış borçlarını, bütçe açıklarını filan katmıyorum. Verdiğim bu rakamlar bile bugün Türkiye'nin nasıl bir enkaza çevrildiğini gösteriyor. İşte gerçek enkaz budur… “90 yıllık enkazı kaldırdık” diyen bir cumhurbaşkanı eşi de bu rakamlara baksın ve enkazı görsün diye söylüyorum. Buyrun, enkaz budur!

Uyuşturucu bağımlılığı % 678 arttı.

 

 

 

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet