Reklamsız Sözcü

Kadınlara bakıs açısını değiştirmenin vakti geldi

Simin Bıçakçıoğlu, erkek egemen bir spor dalında, Türkiye Ralli Şampiyonası’nda Kadın Pilotlar birinciliğini üst üste dört yıldır kazanan tek kadın.
Yasemin CANDEMİR
23:3615 Mart 2016
Kadınlara bakıs açısını değiştirmenin vakti geldi
Simin Bıçakçıoğlu, erkek egemen bir spor dalında, Türkiye Ralli Şampiyonası’nda Kadın Pilotlar birinciliğini üst üste dört yıldır kazanan tek kadın.

Simin Bıçakçıoğlu, erkek egemen bir spor dalında, Türkiye Ralli Şampiyonası'nda Kadın Pilotlar birinciliğini üst üste dört yıldır kazanan tek kadın. Bu yıl meme kanseriyle savaşan bir markayla kesişti yolu. Şimdi, erken teşhisin öneminden bahsediyor ve hayatların yarım kalan hikâyelere dönüşmemesi için savaşıyor.

“Elinle kendi kontrolünü yapıyor musun?”, “Hiç mamografi çektirdin mi?” diye her karşılaştığı kadına çekinmeden soran, konuyu erken teşhisin önemine getiren, risk alan ama sağlığını asla riske atmayan bir kadın Simin Bıçakçıoğlu. Kadınların en çok sıkıntı çektiği konu sorulduğunda ise “Bir birey olduklarını ispat etme mecburiyetinde bırakılmaları” diyerek cevap veriyor.

– Önünüze meme kanserine karşı bilinçlendirmeyle ilgili bir proje geldiğinde ilk ne düşündünüz?
Kadınlar arasında çok yaygın olan meme kanseri konusunda farkındalık yaratmak ve daha fazla kadını bilinçlendirerek erken teşhis rakamlarını yukarıya taşımak için bu projede yer almayı hiç düşünmeden kabul ettim. Kanserden korkmak bizi hayata bağlamaz, onunla mücadele etmek gerekir. Hayata tutunmak hastalığı yenmek için oldukça önemli. Projeyle birlikte bütün kadınlarda oluşturmak istediğim bilinç de bu.

Proje hedefini onikiden vuruyor

– Birlikte meme kanseri savaşında yol alacağınız marka için ne söylemek istersiniz?
‘Güzelliğe değer katar' sloganıyla Avon, milyonlarca kadının yaşamına güzellik katan marka gönüllü elçileriyle 20 yıldır meme kanseri hakkında farkındalık çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Kaç kadının hayatının kurtulduğunu, kaç ailenin hayatlarına normal bir şekilde devam ettiğini düşünürseniz inanılmaz bir proje bu. O nedenle bu projenin parçası olmaktan gurur duyuyorum. Sosyal sorumluluk projesi adı altında Türkiye'de birçok çalışma yapılıyor ancak kaçı hedef kitleye ulaşıyor bu çok önemli.

Korkmayın, mücadele edin!

– Sokağın ortasında durup 360 derece döndüğünüzde göreceğiniz kadınların yüzde 80'inin memesine baktırmadığının farkında mıydınız?
Sadece sokaklarda değil birçok arkadaşım ve yaşıtımda da bu bilinç maalesef yok. Gerekli kontrolleri ancak sağlığımız bozulduğunda yaptırıyoruz. Bunun biraz da kanserden korktuğumuzdan olduğunu düşünüyorum. Biz öncelikle kanserin korkulması gereken bir hastalık olmadığını kabul etmeliyiz. Kanserden korkmak yerine teşhisin geç kalmasından korkmalıyız. Kadınlarımıza düzenli kontrollerini alışkanlık haline getirmelerini ve erken müdahale fırsatını kaçırmamalarını telkin ediyoruz.
– Peki siz kontrollerinizi düzenli bir şekilde yaptırıyor musunuz?
İş ve yarış hayatımın yoğun olmasına rağmen sağlığımı hiçbir zaman ikinci plana atan biri olmadım. Düzenli olarak kendimi kontrol ediyorum ve doktora da gidiyorum.

“Kadın görüşünü savunamıyor, sokakta rahatça yürüyemiyor ve bunlardan dolayı her zaman ikinci plana atılıyor.”

Kadın her zaman ikinci planda…

Aile, çalışma hayatı ya da sosyal hayatta kadınlar olarak aynı zorlukları yaşıyoruz. Aile içi şiddet, işyerinde, trafikte ve hatta sokakta yaşanan taciz olayları kadınların hayatındaki en önemli engellerden sadece birkaçı… Yaşanan taciz olaylarının ya da baskıların, kadınların iş ve sosyal hayatındaki varlığının önünde birer engel olduğunu düşünüyorum. Kadın görüşünü savunamıyor, sokakta rahatça yürüyemiyor ve bunlardan dolayı her zaman ikinci plana atılıyor. Bundan dolayı her alanda erkeklere göre daha üstün olmak zorundayız. Zorlu şartlardan başarıyla çıkmak için de yılmamamız ve çaba göstermemiz gerekiyor.

Her ortamda meme kanserini konuşuyorum

– Bu farkındalık hali sizde nasıl bir sorumluluk duygusu uyandırdı?
Birçok kanser vakasında çok fazla ilginç insan hikâyesi çıkıyor ortaya ve hasta yakınları en az hasta kadar etkileniyor. Bir anne, kardeş ya da eş kaybı arkasında çok büyük acı bırakıyor. Biz bu hikâyelerin yarım kalmaması ve sonunun hep güzel bitmesi için uğraşıyoruz. Projeye dahil olduktan sonra arkadaş sohbetlerimde bile meme kanseriyle ilgili konuşmaya başladım.
– Proje kapsamında geleceğe yönelik planlarınız neler?
Bu proje benim için artık bir felsefe haline dönüştü. Katıldığım seminerler ve verdiğim röportajlarda meme kanseri hakkında farkındalık yaratmak için elimden geleni yapıyorum. Üniversitelerde konuşmacı olarak katıldığım toplantılarda genç nesli bilinçlendirmek açısından başarılı olacağımıza inanıyorum. Ayrıca bu anlatım sürecini özel etkinliklerle yarış pistlerine taşımayı da planlıyoruz.

Bakış açısının değişmesi gerek!Kadınlara verilen değerin artması için öncelikle ülkemizdeki düşünce sisteminin değişmesi gerekiyor. Kadına değer vermeyi, kadını dinlemeyi ve yargılamamayı öğrendiğimiz zaman bu sorunun çözüleceği inancındayım. Kadına bakış açımız değişmeli; iş hayatında, sporda, evde, sokakta aklınıza gelebilecek her yerde. Kadınların en çok sıkıntı çektiği konulardan biri, birey olduklarını ispat etme mecburiyetinde bırakılmaları. Ben de şu anda, otomobil sporlarıyla birlikte bir nebze olsun kadınların sesini duyurmak için elimden geleni yapıyorum. Erkek sporu olarak bilinen bir spor dalında dört yıl üst üste Türkiye Ralli Şampiyonası Kadın Pilotlar birinciliğini kazanmam, kadınların istediği zaman neler yapabildiğini gösteriyor. Umarım başarım kadınlara örnek olur ve daha nice başarılı kadın ülkemizin geleceğine yön verir. Kadının ayakları yere sağlam basmalı ki erkek egemen bir toplumda varlığını ortaya koyabilmeli, sesini duyurabilmeli.

 

 

 

Son güncelleme: 23:3715.03.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet