Reklamsız Sözcü

Kızgınken doğru tepkiler vermenin yolları

Biri sizi kızdırdığında tepki verirken önce olaya dışarıdan bakmaya çalışın
10:542 Mart 2016
Kızgınken doğru tepkiler vermenin yolları
Biri sizi kızdırdığında tepki verirken önce olaya dışarıdan bakmaya çalışın

Biriyle tartışmaya girdiğinizde, sizi kızdıracak şeyler söylüyorsa ya aynı sertlikte tepkiler verirsiniz ya da sakin olmaya çalışıp sorunu çözecek adımlar atarsınız. Sakin kalmak zor olsa da bunu denemek size o an ve sonraki durumlarda size çok şey kazandırır. Peki bunu nasıl başarabiliriz?

– İnsanlar sözlerinizden önce vücut dilinize, mimiklerinize ve ses tonunuza dikkat eder. Sinirle konuşmak insanların savunma pozisyonuna geçip söylediklerinize dikkat etmek yerine kendini size kapatmasına sebep olabilir.

– Birinin sizi üzdüğünü veya sinirlendirdiğini söylerken, üzgün veya sinirli davranmanıza gerek yok. Anlatmak istediğinizi anlatıp nasıl hissettiğinizi tasvir edin. Bunu yaparken sakin kalın. Böylece karşınızdaki sizi daha kolay anlar ve kontrolünüzü kaybetmezsiniz.

– Sizi üzen birini üzmek o an iyi hissettirebilir, ama anın kızgınlığı geçtikten sonra, uzun süre yaptığınız şey yüzünden kötü hissedersiniz.

– Cümlelerinizin yeterli olmadığını düşünebilir, söylediklerinize güçlü duygular katmak isteyebilirsiniz. Egonuz size karşınızdakinin sizi anlaması için onun da üzülmesini gerektiğini söyleyebilir. Ama aldanmayın. Negatif enerji söylediklerinize asla değer katmaz. Cümleleriniz mesajı iletmekte yeterli olacaktır.

Yukarıdaki önerileri gözden geçirdikten sonra, ne söylemek istediğinizi düşünmeye başlayabilirsiniz:

1. Olayı olduğu gibi yazın. Gerçeklere odaklanın.

2. Olayla ilgili bakış açınızı yazın. İki insan aynı olayı tamamen iki farklı şekilde yorumlayabilir. Algı ve gerçek her zaman örtüşmeyebilir. O yüzden gerçeklere ekstra bir anlam yüklüyor musunuz dikkat edin. Kendinize karşınızdakinin davranışlarına ve söylediklerine nasıl anlamlar kattığınızı sorun. Abarttığınız noktaları ve varsayımlarınızı düşünün.

3. Gözünüzü kapayın ve durumla ilgili gerçekten nasıl hissettiğinizi düşünün. Öfke genelde daha derinde yatan duyguları saklamak için vardır. Kendinize sorun, “Beni rahatsız eden asıl his ne?” Yanlış anlaşılmak, saygı görmemek, yalnız kalmak, değersiz hissetmek, kırılmaktan korkmak?

4. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyun. O anda akıllarından ne geçiyordu? Sizi üzecek davranışları neden yapmış olabilir? Sadece mutsuz insanlar başkalarını üzerler. Bu yaptıklarını haklı çıkarmak değil, onları anlamak için önemlidir. Karşınızdaki kişiyi yargılamadan anlamaya çalışmak aranızda güçlü bir köprü kurar.

5. Şimdi kendinize neden iletişim kurmak istediğinizi sorun. Konuşmaktaki amacınız ne ve bu konuşmayla nereye varmaya çalışıyorsunuz? Bunu durumu iyileştirmek, herkesi sakinleştirmek ve tartışmayı bitirmek için mi yapıyorsunuz? Yoksa karşınızdaki kişinin hatasını yüzüne vurup skoru eşitlemeye mi çalışıyorsunuz? Çünkü ikincisi kavganın son bulmasını sağlamayacak, sadece durumu saran negatif enerjiyi yoğunlaştıracak. Asıl isteğinizin diğer insanları üzmek değil, kendi iç huzurunuza geri kavuşmak olduğunu fark edin.

6. Karşınızdakine açıklamak istediğiniz ana noktaları düşünün. Söylemek istediğiniz birçok şey olabilir, ancak en önemli olanlara odaklanın. Konuşma ilerlerken neden bahsetmek istediğinizi unutmak çok olasıdır. Birkaç tane ana nokta belirleyerek konuşmanın farklı yönlere sapmasını engelleyebilirsiniz.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet