Reklamsız Sözcü

Mamut’a gittim dönücem

Genç sanatçıları koleksiyonerle buluşturan, ortamla tanıştıran ‘ulaşılabilir sanat hareketi’ Mamut Art Project yakında başlıyor.
07:459 Nisan 2016
Mamut’a gittim dönücem
Genç sanatçıları koleksiyonerle buluşturan, ortamla tanıştıran ‘ulaşılabilir sanat hareketi’ Mamut Art Project yakında başlıyor.

Biz de bu önemli sanat etkinliğinin hemen öncesinde projenin direktörü Seren Kohen'le konuştuk…

NİLAY ÖRNEK / nilayornek@sozcu.com.tr

Bu dev projenin ardında genç ve güzel bir hanım var; Seren Kohen. Seren, ABD'de fotoğrafçılık okumuş, kendi değimiyle Türkiye'de ‘prodüksiyon' işlerinde çalışıp mutsuz olmuş. Ama kafasında hep böyle bir proje varmış ve 2013'te ilk Mamut Art Project'i dostlarının ve galerilerin yardımıyla gerçekleştirmiş. Çok iyi bir jüriyle başlayıp devam etmiş. İlginç olan Akkök Holding'in de bu çabayı fark edip, kendiliklerinden bu işe sponsor olmayı teklif etmeleri. Son iki senenin sponsoru onlar. Biz de bu seneki Mamut Art Project'i (MAP) konuşmak üzere Seren Kohen ile Taksim'de, bol güneşli ve güvenlik önlemli bir günde buluştuk, bakın neler konuştuk…

Ertelemenin nedeni…

Mamut Art Project (MAP), sanatla az çok ilgili pek çok kişinin bildiği bir oluşum. Bu oluşum kapsamında, proje yetkilileri kendilerine başvuran genç sanatçıları dev bir sergiyle bir araya getiriyor. Böylece genç sanatçıların eserleri sanata ilgili kişilere tanıtılmış ve ‘piyasayla' tanıştırılmış oluyorlar. Mamut Art Project'in dördüncüsü bu yıl geçen seneki gibi Küçük Çiftlik Park'ta yapılacak. Yalnız önceden duyurulduğu gibi 14-17 Nisan 2016 tarihleri arasında değil, yakın zamanda düzeltildiği gibi 21-24 Nisan 2016 tarihleri arasında! “Neden böyle oldu?” diyorum; 1 yıldır deli gibi hazırlanılan ve duyurulan koca bir etkinlik niye ertelendi?

İslami zirve!

Nedeni: ‘Valilik kararı'.
“İslami Zirve Konferansı (Islamic Summit Conference) yapılacak ve yollar kapanacak. Güvenlik gerekçesiyle Küçükçiftlik Park'ta etkinlik yapamazsınız!” demişler.
“Ama biz tüm izinlerimizi bir yıl öncesinden aldık, burası ayarlandı. Sanatçıların her biri başka yerlerden geliyor, dev ilanlarımız dönüyor” gibi şaşkın itirazlara yanıt ise “Tam açılış günü gelip, 10 dakika kala ‘Yaya geçişini kapıyorum' da diyebilirdik. Günler öncesinden söylüyoruz işte!” olmuş! Güzel ülkem! Hayat da planlanmıyor, etkinlik de… Mekan tesadüfen ayarlanabilmiş, dijital ilanlar dönüştürülmüş.

Bu sene Ömer Koç'un jüri üyesi olması daha fazla ses getirdi mi? Sanırım bu görevi Mustafa Bey'in vefatından önce kabul etmişti.
Evet. Çok daha önce başladık birlikte çalışmaya. Onu da rahatsız etmemek için çok fazla şey söylemek istemem ama herkes yoğunluğunu ya da konumunu göz önüne alarak “Az ilgilenir; bütün eserlere bakamaz” gibi varsayımlarda bulundu. Seçimlerde ne kadar ilgili ve hassas olduğunu anlatamam, çok ilgiliydi. Sadece bunu özellikle söylemek isterim.

Akkökler ne diyor bu duruma? Bir tarafta Koç'tan bir isim var projede…
Ömer Koç muhteşem bir koleksiyoner ve onun bizimle olması çok büyük şans. Akkökler için bu bir sorun değil çünkü onların kendilerine güveni tam. Bizim her sene başvurduğumuz çok uzun ve ayrıntılı jüri listelerimiz var, Ömer Bey'e götürdüğümüz teklif için herkes “Kabul eder mi?” diye düşünüyordu ama o kabul etti. Sonrasında Mustafa Bey vefat etti.

JÜRİ ÜYELERİ BİRBİRİNİ TAMAMLAMALI

Banu Gündoğdu, Ömer M. Koç, Erinç Seymen, Ali Şimşek ve Fatoş Üstek'ten oluşuyor bu seneki jüri. Her sene ayrı kişilerin jüri olması özel bir tercih mi?
Aynı jüri üyeleriyle devam etmenin, sanatçıların seçim sonuçlarına göre üretim yapmalarına yol açabileceğini düşünüyoruz. Bunu da göze alarak listemizdeki isimleri tek tek düşünüp, birbirini tamamlayabilecek, farklı bakış açıları getirebilecek bir beşli yaratmaya çalışıyoruz.

Nasıl yapılıyor sanatçı seçimleri? Okullu olmak avantaj mı?
Başvurular bize dijital olarak geliyor. Bu dosyaları alıp jüriyle bir araya geliyorum. Her jüriye tek tek eserleri gösteriyorum. İlk başta CV'ye pek bakılmıyor. Eğitim değil de genellikle daha önce yaptıkları işler ilgilendiriyor jüriyi. Sonra bize bir puan veriyorlar. Eğitim konusunda hiçbir kısıtlamamız yok. Okullu olmayan sanatçılara da yer veriyoruz. Ancak genel seçkiye bakıldığında, ağırlığın okullulardan yana olduğunu görüyoruz.
Sergilenen eserlerin fiyatları hangi aralıkta?
Fiyatlar değişken; 350 TL ile 12.000-13.000 TL arasında oluyor. Geçen sene 100 TL en uygun fiyatımızdı. 10.000 TL'yi geçen çok nadir işlerin olduğunu da belirtelim. Örneğin birden fazla parçadan oluşan eserler veya prodüksiyon maliyeti çok yüksek olan işler bu rakamlarda oluyor.
Eserlerin fiyatlarını kim belirliyor?
Fiyatları ortak belirliyoruz sanatçılarla. Bu sene başvuruya “Satış direktörü ile birlikte fiyat belirlenecektir” diye bir madde koyduk. Çünkü koleksiyonere sunduğumuz eser ve fiyatın arkasında olmak zorundayız. “Bu gencin bu fiyatlarla Mamut'ta işi ne?” diyen olsun istemiyorum. Sanatçıyı korumak öncelikli hedefim, öyle olursa bunu yapamıyorum. “İyi bir koleksiyona girmek, kazanacağım fazla paradan daha değerli” demesi lazım bazen sanatçının.

EN GENCİ 21 YAŞINDA

Bu sene sanatçıların yaş ortalaması nasıl?
En genç sanatçımız, hatta bugüne kadarki en genç sanatçımız 21 yaşında. En yaşlı diyeceğim -o da üzülüyor böyle deyince ama- o da çok başarılı; New York barosuna kabul edilmiş bir avukat; Irmak Canevi. Bırakıyor avukatlığı ve sanata veriyor kendini.
“Türkiye onun adını Mamut Art Project ile duydu ve çok sevdi” dediğiniz hangi sanatçılar var?
Bu ayrımı yapmak benim için çok zor ama Mamut'tan sonra isimlerini çok daha sık gördüğümüzü söyleyebileceğim sanatçılar: Can Dağarslanı, Alper Aydın, Serkan Yüksel, Ayşe Topçuoğulları, Erdal İnci, Özer Toraman, Ali Şentürk, Deniz Aktaş, Didem Erk, Gökçen Dilek Acay, Ali Bilge Akkaya…

 

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet