Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Mario Levi; “anlattıklarımızın hiçbiri ‘yeni’ değil”
Mario Levi; “anlattıklarımızın hiçbiri ‘yeni’ değil”
Mario Levi’nin yeni romanı ‘Yanlış Tercihler Mahallesi’ geçtiğimiz günlerde okuyucuyla buluştu. “Hikayelerimden başka devredilmeye değer bir mirasım yok” diyen yazarla buluştuk ve yeni romanını konuştuk…
Yaşam 17 Eylül 2017 - 03:00

– Romanınızın adından başlayalım… Mahalleye adını veren durumu özetleyecek olursanız neler söylersiniz?
Romanıma bu ismi vererek belki de kaybolan, büyük bir dalga tarafından yutulmuş birkaç insanın çığlığını duyurmak istemişimdir. O insanların arkalarında bıraktıkları belki unutulmaması gereken birer hikayeydi. Ben de kendimi böyle bir mahalleden sürülmüş gibi hissediyorum.

Farklı bir anlatım tarzı

– Romanınızın farklı bir anlatım tarzı var. Bu tarzı nasıl tanımlıyorsunuz?
Bu romanda iki yazar var. İkisinin de birilerini etkilemeleri yeterli. Ama farklı bir anlatım tarzı aradığım doğru. Artık kitap yazarken kendime, “Bugüne dek yaptıklarından daha fazla ne yapabilirsin?” diye soruyorum. Anlatma çilesi dediğimiz de bu olsa gerek. Belki de “Sadece bir hikaye anlatmakla yetinmeyeceğim” duygusu giderek daha fazla ağır basıyor.

– Hikayesini anlattığınız kişilerin öyküsünü kaleme alırken mahallenin kendi diliyle konuşmasına da dikkat etmişsiniz. Bu dili oluştururken hangi kriterleri esas aldınız?
Hayat tecrübem bu dili inşa etmeme çok yardım etti çünkü ben sadece anlatılan hikayenin değil, dilin de otobiyografik olduğunu düşünenlerdenim. Tabii bu dilin metin yazıldıkça kendini inşa ettiği gerçeğini de göz ardı etmemeliyim. Mahallenin dile geldiğini söylemek kesinlikle yanlış değil. Kolay olmadı ama. Anlatma çilesi akıllı insanın göze alacağı iş değil!

mario-levi-foto-3

Yalanlarımız doğrularımızı ortaya koyar

– Kitapta, “Hikayeleştirilen hayatlar, istedikleri kadar hakikatleri anlatmayı hedeflesinler, güçlerini mutlaka yalanlarından alırlar” diyorsunuz. Bu noktada güç ve yalan ilişkisi konusunda neler söylemek istersiniz?
Yazar sadece arar; sorgulamayı göze alan herkes gibi… Yalanlarımızın da bir yerden sonra doğrularımızı ortaya koyduğunu unutmamalıyız.
– “Hikayecilik dediğin bir keşif yolculuğudur”diyorsunuz. Yeni romanınızda sizin  devredeceğiniz mirası bize nasıl özetlersiniz?
Anlattıklarımızın hiçbiri ‘yeni' değil. Benim de hikayelerimden başka devredilmeye değer bir mirasım yok. Ben sadece okurlarıma içimdeki sesi aktarmak istedim.

Yaşam 17 Eylül 2017 - 03:00